Hatırat geleneğimizin olmayışı ciddi bir sorun. Ne var ki yine de son dönemde bu bağlamda önemli gelişmeler söz konusu. Yayınlanan hatıratlar ilgiyle takip ediliyor. Ayrıca hatıratların devamı da bekleniyor. Sözgelimi son bir yıldır dostlar tarafından en fazla muhatap olduğum sorulardan biri; M. Ertuğrul Düzdağ Beyefendi tarafından hazırlanan merhum Ali Ulvi Kurucu Bey'in hatıratının 4. cildinin ne zaman yayınlanacağı sorusu... İnşaallah bir an önce yayınlanır da, biz de bu sorudan kurtuluruz. Tabii bu bağlamda M. Ertuğrul Bey'in kalemine güç kuvvet diliyoruz. Ayrıca okuyucularımız bu hatıratın ilk üç cildini okumamışlarsa bunun büyük bir eksiklik olduğunu söylememiz çok yerinde bir ifade olur.
Hatıratlardan bahis açmışken bugün Eşref Edib, Fatin Gökmen, Süleyman Nazif'le ilgili yine Ruhi Naci'nin bir hatırasını paylaşmak istiyorum.
"Bir gün Reşit Efendi Hanı'nda, Sebilürreşad idarehanesinde oturmuş, Eşref Edip Bey'le konuşuyorduk. Orada sabık Rasathane Müdürü Fatin Gökmen Bey de vardı, bir köşeye çekilmiş, mütalâa ile meşguldü. Birdenbire içeriye Süleyman Nazif Bey bir mermi hızı ile girdi, bir bomba şiddetiyle gürledi. Eşref Edib Bey'in masasına yaklaştı, mübalâğalı jestlerle, alevler püskürerek, bir yaylım ateşidir açtı. Eşref Edib Bey'in nazik ve sakin bir eda ile (şöyle buyurunuz efendim) diye yer ikram edişine falan aldırış etmeyerek bombardımana devam ediyordu.
Bu hücuma sebep olan meseleyi kısaca anlatayım: Sebilürreşad yazarlarından İskilipli Atıf Efendi'nin bir makalesine, Süleyman Nazif Bey başka bir gazetede mukabelede bulunmuş, âdeti üzere bora gibi esmiş yağmış. Atıf Efendi, kendi yazısını diğer makaleler ile takviye etmiş. Nazif Bey de bütün cezalet-i kalemiyesini, son haddine kadar, harcamış. Fakat karşısında ilim ve mantık ile, bir mermer sütun gibi, dimdik duran Atıf Efendi'yi devirip yıkamamış. O zamana kadar her önüne geleni bir çelmede yere sermeye alışık olan baş pehlivanlık gururu zedelenen Nazif Bey, şimdi de dil cerbezesiyle hıncını almak için Sebilürreşad sahibi Eşref Edib Bey'e gelip çatmıştı. Rasatçı Fatin Bey bu amansız hücuma daha fazla tahammül gösteremedi, lâf açtı:
- Üstad! dedi; zatıâliniz zamanımız muharrirlerinin şeyhisiniz. Bir makaleniz çıktığını işitince, okumalı iştiyakıyla, gazete ve mecmua koleksiyonlarını aktarıp döndürüyoruz. Hal böyle iken sizin bir takım dalaletzedelere pişvalık etmenizi özlüyoruz doğrusu. Bu, reva mı?
O dakikaya kadar Fatin Bey'in orada bulunduğunu fark etmemiş olan Şeyhul'muharririn Nazif Bey, hakkında çok muhabbet ve hürmet beslediği bir zattan gelen şu nevazişli sitem üzerine hemen ateşi kesti. Olgun ve vakar bir yumuşaklıkla kanepeye oturdu, öfkesi, artık tatlı bir serzenişe çevrildi:
- Efendim, Eşref Edib'i çok severim. Onun bazı taassupkâr yazılara revaç vermesini hoş göremiyorum. Kendine kendinden şekvaya gelişim bundandır işte. O, halkı irşad edeceğim diye uğraşıyor. Ben ise âlem-i İslâm'a daha fazla hizmet etmişimdir.
Nasıl mı diyeceksiniz, arz edeyim; biliyorsunuz ki ben yıllarca batıla meylederek fesat ve nifak vadisinde dolaştım ve ne kadar dini bütün kimse varsa hepsini kadro haricine sürüp çıkardım. Kendim şükürler olsun dönüp yeniden Müslüman oldum. Ama çürük kafalı zavallılar, hâlâ ve hâlâ imanın hazzından nasipsiz olarak boş hayallerde, yabancısı oldukları vadilerde geziyorlar. Şuracıkta sizlere bir şey hikâye edeyim:
Geçenlerde akrabamdan bir genç ile konuşuyorduk. Hem de Avrupa'da falan tahsil görmüş, güya medenî münevverler sınıfına girmiş bir genç. Kendisinin, müdafaasını yapabileceği manevî hiç bir mesleği yoktu. Pervasızca İslâmiyet'e dil uzatmaya kalkıştı.
Güldüm, oğlum, dedim, Hak din, mucizelerle teyid olunur, öyle değil mi? Ya şu İslâm'ın en büyük mucizesi olan Kur'an-ı Kerim hakkında ne buyrulur? Üstünde ot bitmeyen bir çölde doğup yetişen bir zat en yüksek belagâtın getirdiği o en mükemmel, en beğenilen, en hoş, en ulvî kitap, beşeriyet âleminde ne muhteşem roller oynamıştır. Hele bir tarihe bak!"
Ruhi Naci Sağdıç, "Kur'an Tercümeleri Münasebetiyle...", Sebilürreşad, XI/ 269, İstanbul (Mayıs) 1958, s. 302.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



