milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DAVUTOĞLU: SURİYE'YE HERKES SEYİRCİ KALSA BİLE BİZ KALMAYACAĞIZ
  • ÇAY TANSİYONU DÜŞÜRÜYOR
  • TÜRKİYE GÜNEŞ ENERJİSİNDEN 96 MİLYON DOLAR TASARRUF SAĞLIYOR
  • YURTKUR'DAN SENETLERE İÇİN EK SÜRE
  • YILDIRIM: TCK DEĞİŞTİ, UYGULAMALAR ŞAŞIRTIYOR
  • OKULLARDA CEZA DEĞİL, İDARENİN HABERDAR OLMASI ENGELLİYOR

Sular durulacak mı?

20 ŞUBAT 2010
CMT 04:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Son günlerde yaşananlar birden bire ortalığın yeniden toz duman bulutu ile kaplanmasına yol açtı. Denebilir ki bu toz bulutu içinde kimin haklı olduğunu belirlemek vatandaş açısından kesinlikle mümkün değil. Çünkü ortada bir gruplaşma var ve her taraf kendi düşüncesinin ve tavrının doğru olduğuna inanıyor ve bunu savunuyor. Kesinlikle ortak bir noktada buluşmak mümkün görünmüyor. Dünkü yazımda da belirttiğim gibi iki taraf da birbirini anayasa ve yasaları çiğnemekle suçluyor. Belli ki anayasa ve yasalar kişiden kişiye değişen yorumların yapılmasına müsait. Böyle olunca da ne zaman böyle bir çatışma yaşansa herkes kendisinin haklı olduğunu ileri sürüyor ve meseleye bir çözüm bulunmadan da konu bir süre sonra unutulmaya terk ediliyor. Denebilir ki yıllardan beri sorunlar hep halının altına süpürüldü. Sorunun gizlenmesi elbette çözüm bulunduğu anlamına gelmiyordu. Bu bakımdan son yaşananlar aslında millet olarak ilk defa karşılaştığımız bir durum değil bu.

Son günlerde yaşananlar yıllar yılı çeşitli adlar altında sürüp giden bir mücadelenin şu anda ortaya çıkmış kısmından ibaret. Şimdiye kadar her alanda bir kesim hakim olduğu için benzer olaylarda tek taraflı itirazlar oldu, gösteriler yapıldı ama hiçbir sonuç çıkmadı. Hep o kesimin dediği oldu. Sanki giderek hep son sözü söylemeye alışmış olanlar ipin ucunu kaçırmak üzere oldukları düşüncesine kapılmış olacaklar ki bu defa çatışma daha sert geçiyor. Taraflar arasındaki bu çatışma ister istemez toplumu tedirgin ediyor. Herkes birbirine "Bu işin sonu ne olacak?" diye soruyor. Bu soruya kimsenin net bir cevap vermesi mümkün değil. Çünkü gelişmelerin nereye varacağını kestirmek zor görünüyor. Son günlerde yaşanan çatışmayı iyimser olanlar biraz da özel bilgilere sahip oldukları havasını estirerek "Değişimin sancıları" olarak değerlendiriyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise gelişmeleri yargının siyaset yapması olarak nitelendirdikten sonra, "Sular bulanmayınca durulmaz" diyerek sözlerini noktalıyor. Bu arada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise acil olarak yargı reformuna ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Suların bulandığı doğru. Yaşananları başka türlü nitelendirmek zor. Çünkü bundan yarar umanlar var. Ancak, bulanan suların durulması nasıl olacak?  Şimdiye kadar olduğu gibi zamana mı bırakılacak,  yoksa özel bir çaba mı gösterilecek? sorularının cevabı önem kazanıyor. Sanıyorum Cumhurbaşkanı Gül'ün teklifi işte bu gösterilmesi gereken özel çabaya dikkat çekiyor. Ancak bu noktada  bunun mümkün olup olmayacağı sorusunun cevabı önem kazanıyor. Çünkü, Sayın Cumhurbaşkanı Hindistan yolunda gazetecilerle görüşürken yeni bir anayasa yapılması fırsatının kaçtığını söylemişti. Bir yargı reformu için anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğu ortada olduğuna göre bugünkü şartlarda bu nasıl mümkün olacaktır?

Özellikle Baykal'ın başında bulunduğu bir CHP ile sistemin demokratikleşmesi adına da olsa ortak bir iş yapmak mümkün değil görünüyor. Çünkü, Baykal her türlü gerilimden siyasi çıkar sağlamanın ötesinde bir yaklaşım sergilemiyor. Özellikle de erken seçim için çabalıyor. Seçim erkene alınınca CHP iktidar mı olacak? Bu millet CHP'yi 1950'den bu yana bir kez olsun tek başına iktidar yapmadı, bundan sonra da yapacağını düşünmek  gerçeğe ters düşer. Çünkü, CHP milletin değerleri ve bu değerlere sahip çıkan siyasi kadrolarla mücadeleyi siyasetinin esası haline getirmiş durumda. Daha doğrusu milletin çoğunlunun terbiye edilmesi gereken bir kesim olarak değerlendirenlerin yanında yer alıyor, onların siyasi sözcülüğünü yapıyor. Bu bakımdan CHP'nin erken seçim çığlıkları sadece bulanık suda acaba bir balık avlayabilir miyim düşüncesinden ibaret.

Ancak, bugün gelinen noktada gerçekten demokratik gelişmenin tamamlanması isteniyorsa yeni bir anayasadan başka çıkış yolu yoktur. Mevcut darbe anayasasının ülkeyi ve kurumları getirdiği noktayı görüyoruz. Yani hiç vakit kaybetmeden yeni bir anayasa çalışmasına ihtiyaç vardır. Ancak, yeni bir anayasanın kabulü ve devamlılığının bu şartlarda sağlanıp sağlanamayacağının iyi hesaplanması gerekiyor. Eğer deniyorsa ki  ortam zaten çok gergin, bu gerginliği daha fazla tırmandırmanın anlamı yok o zaman CHP'nin erken seçim çağrısına destek vermek için değil ama ülkenin selameti açısından seçime gitmek çıkar yoldur. Yaşananlar millete anlatılarak yeni bir anayasaya olan ihtiyaç dile getirilmeli, yeni bir anayasa için milletten oy istenmelidir. Böylece seçim ile yeni bir anayasa yapacak Meclis'in oluşturulacağı seçim kampanyası sırasında ilan edilmiş olur.  Mevcut anayasa ile demokratikleşmenin sağlanması mümkün görünmüyor. Çünkü  belli kesimlere darbe anayasası direnme imkanı veriyor. Yaşananların başka türlü izahı mümkün olmuyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 20.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: su, cumhurbaşkanı, abdullah gül, chp,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İçeride de dışarıda da kış sert geçiyor!.
    2. Tren kazası ve zaman aşımı
    3. Soruşturma rapor haline gelmeden yayını başladı
    4. Adalet istemek ve adil olmak
    5. Suriye'deki katliam ve BM'nin yapısı
    6. Uludere Olayı tehlikeli gelişmelere gebe
    7. Küresel eşkıyalar gizlenmeye gerek duymuyor
    8. Sessiz diplomasinin başarısı mı?
    9. Kendilerini üstün görenler eşitliğe razı olur mu?
    10. Din dersine karşı oluşun mantığı olabilir mi?
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    6. TV’deki öfkeli kız
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    9. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    2. İrtica.org kuradan çıktı
    3. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    4. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    5. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    6. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    7. İktidar savaşı
    8. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    9. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
    10. Derin savaş
  • Diğer

    1. Davutoğlu: Suriye'ye herkes seyirci kalsa bile biz kalmayacağız
    2. Çay tansiyonu düşürüyor
    3. Türkiye güneş enerjisinden 96 milyon dolar tasarruf sağlıyor
    4. YURTKUR'dan senetlere için ek süre
    5. Yıldırım: TCK değişti, uygulamalar şaşırtıyor
    6. Okullarda ceza değil, idarenin haberdar olması engelliyor
    7. 40 ayrı adrese şafak operasyonu!
    8. Kar nedeniyle İDO seferleri iptal oldu
    9. Yunanistan acı ilacı içmek üzere
    10. 2011'de 10 bin 822 milyoner daha
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. Derin savaş
    10. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Haniye İran'a gidiyor
    3. İstifa eden başkana tutuklama
    4. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    5. Sinemanın Ankara'sı
    6. Humus'ta kan durmuyor
    7. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    8. Polonya'da 62 ölü var!
    9. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    10. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek