Lokman suresinde "Şirk en büyük zulümdür" buyurmuş Rabbimiz.
Her türlü pisliğin kaynağı o olunca pisliğe bulaşanlardan fazla pisliğin kaynağını kurutmaya yöneldi
İlk nazil olan ayetlerde okumaya, yazmaya ve kaleme dikkat çekilmiş. İnsanların "Alak"dan yaratıldığı haber verilerek herkesin eşitliği hatırlatılmış (Alak suresi ayet 1-5).
Yaratıcı Rabbe ibadet ve itaate davet edilmiştir.
İlk ayetlerde fuhuş, kumar, içki gibi günahlar üzerine varılmamış, önce insanların gönül ufuklarını kapatan putlar Lâ ilâhe kılıcıyla yıkılıp İllallah la gönlün süslenmesi istenmiş
Ancak insanların kula kul olmasını sağlayan put insanları yüceltmek ve bundan çıkar sağlamak için yalancılık, yağcılık, yemin, alçaklık, laf taşımacılık, kabalık gibi vasıflar kötülenmiş ve bunlardan arınılması istenmiştir (Kalem suresi ayet 9-13).
O gün rejimi ayakta tutanlardan biri olan Ebu Cehil gibilerin genelev çalıştırmalarını yasaklamak üzere "Dünya menfaatlerini elde etmek, için namuslu kalmak isteyen feta /cariyelerinizi fuhşa zorlamayın" (Nur suresi ayet 33) buyurur.
Cariye diye terceme edilen bu "fetayetiküm" ün karşılığı "Kızlarınız" kelimesidir. Yani Kur'an cariyelerden bahsederken "Kızlarınız" olarak bahsediyor.
Bu günkü cemiyetin kurbanlarına "Kızlarımız" diyebilirsek, kurtulmaları için gerekeni yaparız.
Bugün batılı bir çok devletin parlamentosunda çoğunlukla kabul edilerek kanunlaştırılan ve ilk defa Lut aleyhisselamın peygamber olarak görevlendirildiği kavim tarafından işlenen pis bir günahı yaptıkları için Allah tarafından cezalandırılmak üzere iki melek geldiğinde İbrahim aleyhisselam Allah'ın o günahkarları afvetmesi için dua ettiğinde Rabbimiz "İbrahim gayet halim, yanık yürekli ve kendini Rabbine vermiş kişidir." buyurarak övmüştür. (Hud suresi ayet 74-70)
Bunlar rejim kurbanlarıydılar ve İbrahim aleyhisselam onların afvını istiyordu.
Bütün bunları yaparken insanların eline veya cebine bakmıyor, yaptığı hizmetin karşılığını yalnız Allah'tan istiyordu.
Yüksek bir yere çıkıp oradan insanlara konuşma yapanlar için ilk hatıra gelen şey: Onun bir politikacı olduğu halktan alacağı yetkiyle yönetimi ele geçireceği veya onun mallarını satmak için cebini doldurmak için konuştuğu hatıra gelir.
Her şeyin çıkarlara göre değerlendirildiği her ortamda, Allah rızası için çıkanların insanlara öncelikle başlarına kral, şah, padişah olmak veya köşeyi dönmek için çıkmadıklarını hatırlatarak tebliğe başlamalıdırlar.
"Zenginler bize ev alsınlar, çocuklarıma baksınlar, daha hızlı hizmet vermem için araba alsınlar" gibi sözler peygamberler ve onların yolunda onların sözleri değildir.
Kur'an-ı Kerim'de bütün peygamberlerin kendi kavimlerine, efendimizin de bütün insanlara söylediği "Bu tebliğime karşılık ücret istemiyorum" demeleridir. (Hud 51, Yasin 21, Şura 23, Tur 40, Kalem 42, Şuara 109-127-145-164-180)
Geçimini Galata Köprüsü'nün üzerinde kalem satarak temin ettikten sonra Galata kulesinden "Eyyuhennas! Sizi yaratan Rabbinize bağlanın, ona itaat edin" diye bağırabilenler, insanların para cüzdanlarının gerisindeki kalbi görüp parayı görmeyenler yetişirse, bizi de yetiştirirler o peygamberler kafilesine.
O peygamber ki kendisine Mekke'nin reisliği veya en zengin adamı olması teklif edildiğinde kabul etmemiş ve Hamim Tenzili onlara okuyarak bu görevin Rabbi tarafından verildiğini vazgeçme hakkının olmadığını onlara açıklamıştır (İbni Hişam, Sire 1/294).


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



