Bildiğiniz üzere, bugün, aslında, Türkiye'mizin, milletimizin bir numaralı sorunu, ekonomik alandaki sıkıntılarıdır.
Yapılan birçok kamuoyu araştırmaları, anketler vs. de bunu açıkça ortaya koymaktadır.
Ancak bunu anlamak için, öyle uzun boylu araştırmaya falan gerek olmadığı da, aşikârdır.
Gündelik hayatımızın her safhasında, her vesileyle, bunu tespit etmemiz, gözlememiz mümkündür. Sadece bir iki misal vermek istiyorum.
Geçenlerde, bir güneydoğu ilimize gitmiştim. Bir ara, arkadaşlardan ayrılıp, şehrin ana caddesinde biraz dolaştım.
Gezerken hediyelik bir şeyler almak için, küçük bir tuhafiye dükkânına girdim.
Netice fiyatını söylemeye değmez, küçük bir şey aldım, parayı ödedim.
Dükkân sahibi orta yaşlı bir bayandı. Poşeti verdikten sonra dedi ki "Bereket versin, inşallah ayağınız uğurlu gelir, bugün yeni siftah ettim!"
"Bunda ne var" diyeceksiniz? Şu var!
Dükkân sahibi, bu sözü söylediğinde, ikindi vakti geçmişti ve bir iki saat sonra dükkânını kapatacaktı.
Bakın, şehrin ana caddesi üzerinde bir dükkân, neredeyse akşam olmuş ve yeni siftah etmiş bir esnaf! Bir başka misali de, kendi ilimden vereyim.
Yine bir ikindi vakti. Sanayi çarşısında, bir arkadaşıma uğradım. Baktım dükkân önünde oturuyor, beyaz gömleği de sırtında, buruşmuş bir gazeteyi okuyup duruyor, takıldım:
"Maşallah işlerin tıkırında, sırtında beyaz gömlek, ayak ayaküstüne atmış, keyfine bakıyorsun, patron dediğin de böyle olur!"
Dedi ki: "Patronluğu kim kaybetmiş de biz bulalım, daha sabahtan beri, üzerimi bile çıkarmadım, iş elbiselerimi giymeye gerek olmadı, iş yok ki gömleği çıkarayım, bugün herhalde soyunmadan geri eve döneceğiz!"
İşte size, iki tane küçük esnaf misali!
Durumumuzu çok açık bir şekilde, ortaya koymaya yetiyor da artıyor, bile!
Peki, bu durum, böylesine açık bir şekilde ortada iken ve gerçek de bu iken, sorumluluk makamında bulunanlar, bilhassa, iktidar ve muhalefetiyle siyasi partiler, anlamsız tartışmaların, polemiklerin, kavgaların içerisinde insanlarımızı meşgul ve bir kavganın tarafı ederken, neden, asıl bunlar üzerinde durmuyorlar, bunları tartışmıyorlar?
Neden halkın bir numaralı gündem maddesi olan, ekonomik sıkıntılar üzerinde konuşup, bu konudaki plan ve programlarını tartışmıyorlar?
Bu konulardaki fikirlerini kamuoyu ile paylaşmıyorlar?
Aslında nedeni basit? Çünkü söyleyebilecekleri çok fazla bir şeyleri yoktur!
İktidar partisi, Ak Parti, gelip de ne diyecek bu millete, neyi tartışacak?
"Ey millet, siz bize bu kadar çok oy verdiniz, biz kimsesizlerin kimi olarak iktidara geldik ama iktidardaki 7 yıllık süre içerisinde zadegâna, rantiyeye ve üst gelir gruplarına çalıştık, IMF programlarını aynen devam ettirdik, zenginleri biraz daha zenginleştirdik, milleti de sadakaya muhtaç ettik" demekten başka yapabileceği bir şey, söyleyebileceği bir söz var mıdır?
Ya da geçmiş iktidarları döneminde, aynı dışa bağımlı ve IMF kaynaklı ekonomik programları uygulamış ve bu yüzden milleti de perişan etmiş olan ve bugün de bunlara karşı çıkmayan muhalefet partileri, gelip de, "Ey millet, biz geldiğimiz zaman sizin sıkıntılarınızı çözebileceğiz" diyebilirler midir?
Deseler de bunlara kim inanır?
Bu yüzden de, inat ve ısrarla, kavga, gerilim, polemik, çatışma siyasetini devam ettirerek, bundan nemalanmaya çalışmaktadırlar.
Milletin durumu ise hiçbirinin umurunda değildir, aslında!
Kısacası, ekonomik tartışmaların ve çözüm önerilerinin uzağında, anlamsız bir takım kavgalarla, gerilimlerle gündemin meşgul edilmesinin sebebi, Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'un sık sık vurguladığı üzere, bunların bu konuda, söyleyecek bir sözlerinin bulunmamasıdır.
Dileğimiz, bir an önce bu kavgaların, polemiklerin bırakılıp gerçek gündeme dönülmesidir.
Bundan da önemlisi, halkımızın artık bu kavgaya prim vermemesi, bu oyuna alet olmamasıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



