Bu tabiri geçen hafta LalegülFM radyo programıma konuk olan İHH Sosyal Medya sorumlusu Ali sağlam ile bir saat boyunca enine boyuna konuştuk. Medya ile sosyal medya arasında şöyle bir fark var. Gazete, televizyon ve radyo, web sitesi tek yanlı iletim aracı iken son dönemin en yaygın medya ağından olan Facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım olguları tam anlamıyla cep telefonu gibi karşılıklı iletişim fonksiyonunu icra etmekte. İşin ilginç yanı dünyada 500 milyon facebook kullanıcı sıralamasında Türkiye 24 milyon üyesi ile 4. sırada yer almakta. İHH İnsanı Yardım Vakfı hayırseverlerin ve gönüllülerin desteği ile hizmet yaptığından web sitesinin yanısıra hemen facebook açmış ve şu anki üye sayısı özellikle Mavi Marmara olayıyla birlikte 200 bine çıkmış. Anne babaların dikkat etmesi gereken çok önemli bir husus da ülkemizdeki bu yoğun facebook kullanıcı sayısının % 10 miktarını 13-15 yaş arası çocuklarmış. Her türlü telkine açık bu yaş grubunu ebeveynlerin yasaklama değil denetleme yöntemiyle belki de kendileri de bir facebook açarak çocuklarıyla paylaşmak suretiyle 'bana arkadaşını söyle, sana senin kim olduğunu söyleyeyim' atasözünün hatırlattığı şekilde arkadaş çevresini de görmüş olacağız. Hayra kullanıldığında facebook neden bir 'feyzbook '=verimli bir kitapçık= olmasın?
Bezmialem hadimi
Çapa Tıp Fakültesi binasının hemen altında Bezmi Alem Üniversitesi arasında sevimli bir cami: Bezmialem Valide Sultan Camii. İkindi namazımı eda için şadırvanına gittiğimde temiz tuvalet ve çevresi dikkatimi çekmişti ilkin. Sonra cami hocası Üzeyir Yılmaz ile de abdest alırken orada selamlaştık. Alanın bakımını yapan sorumlu arkadaş da bizi tanıdı ve selamladı. Hatırını sorunca da yeni emekli olduğunu ve çalıştığı iş döneminde iken işverenleri nedeniyle namazlarını zor eda ettiğinden hep dua edip dururmuş. 'Ya Rabbi Sen bana emekli olunca bir camide hizmet etmek nasip et, hatta tuvalet temizlemeye razıyım' diye. O inancımıza yabancı firmadan emekli olunca da bu caminin şadırvan-tuvalet ve çevresinin bakım işlerini severek tertemiz bakımına koşuyor. Ama görseniz ne kadar memnun şimdi hayatından... Yalnız bu arada o soğuk havada ikindi vakti abdest alırken Üzeyir hocaya üşüdüğümü söyleyince, bana dedi ki. 'Hüseyin hocam, sen bir sponsor bul. Buraya bir şohben alalım da millet kışta soğukta titremeden abdestini alabilsin.' Hakikaten öyle bir hayırsahibi, hamiyetsever biri çıksa da çoğu hasta yakınları ve üniversiteli çocukların namaz kıldığı bu camiye böyle bir katkıları olsa... Not: Bir miktar katkıya ben de hazırım. (İlgilisine Üzeyir Hocanın telefonu: 05357630484)...
Seçilmiş Mustafa
'İsmi ile müsemma' kavramı benim hep hoşuma gitmiştir. Hani Ümit Meriç'in midir o söz 'isimler gökten indirilmiştir'... İsimler ile şahsiyetler çoğu zaman örtüşür o ismi taşıyan kişi ile... Çünkü, derler ya isim insana telkin gibidir. Onun için değil midir ki Peygamber Efendimiz hep güzel isimlerin üzerinde durmuş ve hatta anlamsız isimleri Kaya gibi Taş gibi anlamsız isimler yerine daha güzelini kimi zaman kendisi isim babası olarak isim vermiştir sahabeye... Hani bir insana kırk gün deli derseniz adam deli olurmuş ya, işte onun gibi bir şey. Yazdıkça aklıma başka örnekler de geliyor. Enver Baytan hocaefendi televizyon programıma konuk olduğunda sahur vaktinde anlatmıştı. Çocuğun teki annesinin eteğini sebepsiz yere çekiştirip durur, kadıncağıza eziyet verirmiş çarşıda alışveriş yaparken. Hocaefendi ilkin çocuğun adını sormuş. Saldıray cevabını alınca artık diyecek bir şey yok demiş... Bütün bunları aklıma getirip de yazmama sebep nedir biliyor musunuz? İstanbul'da en başarılı belediye başkanı seçilenlerin isimleri dikkatimi çekti. İlk üçe girenlerin üçü de Mustafa... Mustafa Kara, Mustafa Demir ve Mustafa Sarıgül. Kültürümüzde peygamberimize nisbetle verilegelmiştir hep bu anlamlı isim. 'Mustafa' kelime yapısı itibarı ile zaten seçilmiş anlamına gelmekte... Sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemden hepimiz biliriz. Adı güzel kendi güzel Muhammed (as), Cenabı Hak tarafından 'seçilmiş'=Mustafa ismi ile şereflenen nice isimler tarihte güzel hizmetlere imza atmışlar. Tabii bu arada meşhur kuraldır: 'İstisnalar kaideyi bozmaz'
Mesnevi'den Ders Aldım
Ümraniye Atakent Kültür Merkezi'nde bugün(Cumartesi) saat 12:00'de Hazreti Mevlana'nın Mesnevi adlı eserinden sahneye uyarladığımız semazenli, müzikli, ibretli, hikmetli çocuk oyunumuza büyük küçük her çocuğumuzu bekleriz. Not: Giriş adeta ücretsizdir... ilgilisine: 05324415588


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



