Her akşam televizyonların ana haber bültenlerinde Van Depremi'nde mağdur olan insanları gördükçe, içimiz yanıyor, yüreğimiz sızlıyor. Soğuktan hastalanan ve havale geçirdiği için ölen özürlü yavrumuzun durumu, yüreklerimize taş basmamıza neden oluyor. Orada güç şartlar altında hayat mücadelesi veren insanlarımızın durumu, acaba sıcak yuvalarında hayatını güllük gülistanlık şekilde geçiren sorumlu makamlarda bulunanların kaçta kaçının umurundadır? "Yapılacak, edilecek, sıkıntılar giderilecek, herşey yoluna girecek" şeklinde vaadler, orada karların üzerinde sıcak bir uyku çekmeye hasret yatan insanların hangi derdine melhem olabilecektir? Bizim en büyük endişemiz ise, Van Depremiyle kurduğumuz empatinin beklenen büyük İstanbul depremiyle nasıl bağdaşacağı?
Önceki gün bir yapı denetim firmasının yetkilisiyle İstanbul'un yapı bloğunun kaçta kaçının kötü, kaçta kaçının iyi olduğu üzerine bir röportaj yaptım. 1999 Gölcük depreminden sonra yapılması gerekenlerin kaçta kaçının yerine getirildiğini, şu anda durumun ne olduğunu sordum? İnanın aldığım cevaplar, yürek yangınımızın bir kat daha artmasına neden oldu.
Başbakan Van Depreminin ardından, "İktidarımıza malolsa bile çürük binalar yıkılacak, onların yerine sağlam binalar dikilecek, depreme hazırlıklı bir yapı blokları inşa edeceğize" gibisinden bir cümle sarfetti. Bekleyip göreceğiz... Acaba, bu beyanının arkasında durabilecek mi?
Soruyoruz: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'un yapı bloğunun kaçta kaçının depreme hazırlıklı olduğunu söyleyebilir. Ya da başka bir deyimle, muhtemel bir depremde İstanbul'da kaç bin bina yerle bir olur, kaç bina hasarlı hale gelir, kaç bina yassı kadayıf haline döner? 1999 depreminden sonra neredeyse 13 yıl geçti. Bu süre içinde İstanbul'un hangi bölgelerinde ne tür çalışmalar yapılacağına dair hangi master planları hazırlandı? Kentsel dönüşüm ve rehabilitasyon çalışmaları altında göstermelik Zeytinburnu gibi, Avcılar gibi birkaç bölgede yapılan dönüşüm mavraları dışında, İstanbul'un hangi bölgesinde deprem yıkımını karşılayacak şekilde yapıların güçlendirilme çalışmaları gerçekleştirildi?
Van depremiyle ilgili yürek yangınımızı körükleyen, kimi zaman ajitasyona varan haberler yapan medyamızın bu süreçte hiç mi sorumluluğu yok? Medyamız neden bu konuda çok daha kapsamlı ve iş başındaki sorumluları harekete geçiren haberler yapmıyor? Neden hesap sormuyor? İstanbul'da 39 belediye var... 39 Belediye başkanı var.... Bu belediye başkanlarının kendi bölgeleriyle ilgili yaptıkları neler var? Süslü laflar, cilalı söylemler ve sloganik cümleler duymak istemiyoruz. Bizlere tamamen gerçekleri ve İstanbul'u bekleyen muhtemel tehlike konusunda nelerin beklediğini çarpıcı ve acıtıcı olsa da tamamen gerçekleri anlatsınlar. Çünkü deprem bir kere oluyor.... Ve Van örneğinde olduğu gibi, tamamen bir çaresizlik ve yılgınlıkla baş başa kalıveriyorsunuz.
Van depreminin ardından ben, merkez medyaya, iri tirajlı medyaya, iri reytingli medyaya büyük sorumluluklar düştüğünü, bu sorumlulukları yerine getirme noktasında çok iyi çalışıp, Türkiye'nin gözbebeği İstanbul'un yeniden imarı noktasında çok önemli işler yapması gerektiğini düşünüyorum. İbret almak... Ders almak... Dersini çalışmak... Başına gelebilecek bela için önce tedbirini alıp sonra tevekkül etmek... Yöneticiler konuşuyor.... Deprem bilimciler konuşuyor... Siyasetçiler konuşuyor... Medya konuşuyor....
Peki, nereye gidiyoruz? Ne kazanıyoruz? Kazancımız ne?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



