Kim nerede, neyi, nasıl yaparsa yapsın sonuçta kazanan Müslüman olur. Hangi kurum veya kuruluş, Müslümanlar aleyhine kiminle ne yaparsa yapsın, netice yine Müslümanların lehinedir.
Tarih, bu söylediğimin şahitleriyle dopdoludur.
Nuh, Hud, Salih, İbrahim, Musa, İsa aleyhisselamların hayatı ve onların izinden gidenlerin hayatı, bize gösteriyor ki, Allah'ın nurunu üfleyerek söndürecek bir ağzı ve nefesi hiçbir Firavuna, Nemruda, Bush'a, Şaron'a vermemiştir.
Kur'an-ı Kerim'de dört defa "Sonuç muttakilerin lehinedir" buyurur. (Bak, A'raf 128, Hud 49, Kasas 83, Taha 132)
Takva: Pıtrak dikeninin çok olduğu bir yerde ayakkabı olmadan yürürken insanın ayaklarına diken batmaması için bütün vücudu dikkat kesilir, vücudunun her parçası göz olur ya işte bu dünyada elini, dilini, belini, gözünü, gönlünü, kulağını, ayağını haramlara dokundurmadan ömrünü geçirmeye takva denir.
Şirk'den sakınıp iman üzere olmaktır takva. (Fetih 6) İsyandan sakınıp itaat üzere olmaktır takva. (Maide 65, A'raf 96)
Her işinizde Allah'ın rızasını aramak için Allah'a layık bir kul olmaya çalışmaktır takva. (Âl-i İmran 102)
İçini Hak için şirkten, yalandan, kinden, iftiradan, hasetten, gıybetten arındırmak süslemek, dışını da halk için süslemektir takva.
"Allah takva üzere olanlarla beraberdir." (Nahl 128)
Eğer bana Cumhurbaşkanı veya Genelkurmay başkanı bir kart gönderse ve "Seninle beraberim işte özel telefonum, istediğin zaman ara" dese benim konuşmalarım belki biraz daha açık ve net olur.
Halbuki beni karakola götürseler bu kart sahiplerinin haberi olmaz.
Bana o karakoldakiler telefon ettirmeyebilirler. Halbuki Allah (c.c.) "Her nerede olursanız olun O sizinle beraberdir" buyuruyor. (Hadid 57/4) Telefon etmenize gerek yok. O'ndan güçlü olan da yok. Onun için takva üzere olmak demek düşmana karşı güçlü olmak demektir.
Takva üzere olana Allah (c.c.) iyiyle kötüyü ayırt etme özelliği verir. (Enfal 29) işlerini kolaylaştırır, (Talak 4) her sıkıntılı işine bir çıkış yolu verir, hiç hesap etmediği yerden rızıklandırır. (Talak 2)
Takva üzere olan korkmaz ve üzülmez. (A'raf 25) Takva üzere kurulan Kuba Mescidi 1400 seneden beri devam ettiği gibi takva üzerine kurulan ve takva üzere devam eden devlet de yıkılmaz.
Takva sahibi insan ise her gün gönlünü cilalar.
Midesine haram lokma almaz.
Rabbin huzuruna günde beş defa gelerek namazını kılar.
Müslümanlarla aynı yöne dönmenin, omuz omuza vermenin eğitimini yapar.
Her gün yanyana geldiği insanın malını hortumlayamaz.
Hortumculara ve onlara arka çıkanlara bakınız. Onlar insan içine çıkmayan insanlardırlar. Takva sahibi Müslüman, hortumlamadığı gibi, Allah'ın kendisine lütfettiği rızktan ihtiyaç sahiplerine verir.(Bakara 3)
Allah'ın Kur'an'da bildirdiği Cennet, Cehennem, kıyamet v.s. gibi şeyleri görmediği halde iman eder.
Her insanın, meçhulü kurcalama meyli vardır. Takva sahibi insan bu ihtiyacını Rabbi'nin bildirdiklerine inanarak giderir.
Allah'a iman etmeyenler de kendilerine çeşitli hurafeler uydururlar.
Takva sahibi Müslümanlar, Allah'ın gönderdiği bütün peygamberlere ve indirdiği kitaplara inandıkları için ayrı dinden olan bütün insanların kendisinde birleşebileceği insandır.
Takva sahibi Müslüman, ahirete iman ettiğinden her işinin kendisi için ahirette ya bir gül veya bir ateş olarak karşısına çıkacağına inandığından güllü işler yapmaya ahiretini gülistana çevirmeye çalışınca bu dünyası da güzel olur ve iki dünyada da kurtuluşa erer.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




