Siz sanatı nasıl tanımlıyorsunuz? Sanatı bütün dini alametlerden uzak tutmak zorunda hissetme 'içgüdünüzü' size ne kazandırdı? Sanat, bütün hayatı konu alan/içeren bir 'şey' ise namazı ya da benzer herhangi bir ibadeti/ritüeli nasıl yok sayabiliyorsunuz? Hadi konu bakımından kast etmediniz diyelim. Peki, herhangi bir sanatçının namaz kılması sizi neden korkutuyor? Sahne nasıl bir 'ibadet alanı'dır ki namazdan 'arındırma' çabasındasınız? Allah aşkına, bi' sanat tarifi yapsanız ya. Nedir sizi böyle postmodern olmayan, kadim saçmalamaya iten algı? Gerçekten sizi anlamak istiyorum. Peki siz neden anlamak istemiyorsunuz?
Zeki Alasya'nın, İstanbul Film Festivali'nin açılışında yaptığı konuşmada, "namaz kılınmayan sahne istiyoruz" babında açıklama yapmasından bahsediyorum...
'Ciddiye almayalım böyle adamları' diyenler var. Ben de öyle düşündüm önce. İyi de bu 'adam'a İstanbul Film Festivali 'sinema onur ödülü' verdi. Hafif bir şey mi? kimin onurunu kim temsil ediyor da siz kime hangi hakla ne ödülü veriyorsunuz? İstanbul Film Festivali organizasyonu ki, dünya çapında en çok önemsenen 'yerli' organizasyonlarımızdan. 'Onur' dediğiniz kavram öyle ucuz mu? Sadece birkaç on yılı devirmiş olmak yetiyor mu? Şimdi, Zeki Alasya'nın hakkını yememek lazım. O eski filmlerini hâlâ oturup zevkle izleriz. Oyunculuk bakımından Metin Akpınar'la beraber bu ödüle layık görülmelerini anlayabiliriz. Lakin -hep vurgulamaya çalıştığım üzere- sanatkâr, sadece bir işle uğraşan ve bu işi iyi yapan kişi değildir. Sanatkâr olmak insan olmayı gerektirir. İnsaf gerektirir. Dahası izan dediğimiz vicdani algı zaruridir, sanatkâr olmak için.
İnancınız her ne ise (ki Alasya'nın mason olduğunu bilmeyen yok, kendi de açıkça ilan etti) başka inanç sahiplerinin 'sizin alanınız'a girmesinden neden gocunuyorsunuz? Ya da bu alan nereden sizin oluyor? Eğer illa da 'burası bizim kardeşim' derseniz de dert değil; sizin sahneniz size, benim sahnem bana...
Bir de Müslümanları suçlarsınız 'ayrımcılık yapıyorlar' diye. Bu açıklama ayrımcılığın zirvesi. Ve bu açıklamayı o salondaki onca insan da alkışlıyor.
Aslında şaşırmıyorum bunlara. Ama şaşırıyorum da. Yani insanlar nasıl bu kadar kör olabiliyor. Hadi sürekli suçladığınız 'İslamcılar' zaten 'cahil'. Sanattan falan anlamazlar. Dolayısıyla bu şekilde 'kör' bakmaları 'normal'. E siz değil misiniz, sanatın tarihini yazan. Muasır medeniyet seviyesine memleketi ulaştırmak için en mühim kulvarı 'ihya eden'. Siz ki sanat tarihini yemiş yutmuş, estetiğin felsefesinde zirve yapmış, sahneleri 'kurtarılmış bölge' olarak ışıldatanlarsınız. Nasıl oluyor da sanatla taban tabana zıt bir bakışa sahip olabiliyorsunuz?
Bir İstanbul Film Festivali ve benzeri büyük organizasyonları yapan ve bu noktada tekel durumunda olan İKSV'nin de sorgulanması lazım, elbet. Alternatif organizasyonların yokluğunun sıkıntısıyla varlığının önemini yine yeniden görüyoruz.
Bunca soru sorduk da cevap aradığımızdan değil. Cevabı çok net; bu tip 'adamlar', sistemin yetiştirdiği vatandaş modelidir. Cumhuriyet, on yıllar boyunca 'dinsiz' ya da 'dinden uzak' bir sosyal hayatı 'hayata geçirmek' için çabaladı. Büyük oranda başarılı oldu da. Müslümanlar arasında dahi 'Allah ile benim aramda kardeşim' babında yaklaşımlarla kaçışlar mevcut.
Rejimin angaje ettiği bu tip algıya göre; ibadet dediğiniz 'ritüel', ibadethanede kalmalıdır. Müslüman, namazını camide veya evinde kılmalı. Sadece ibadet açısından değil, kılık kıyafet noktasında da uzun yıllardır yaşanılan sıkıntılar malum.
Ve bu algı ile 'yetişmiş' olan birisi kendisini sanatçı diye nitelendirebiliyorsa ve/veya uluslar arası bir organizasyon da bu şahsa 'onur ödülü' verebiliyorsa; hakikaten söyleyecek fazla bir şey kalmıyor. Ne var ki, bizler, sözün bittiği düşünüldüğünde söz etmek zorunda olanlarız. Karakoç'un tabiriyle 'Koşu bittikten sonra da koşan atlarız'.
Vakti zamanında tiyatro yapmış, sahne tozu yutmuş, sahnede veya kuliste namaz kılıp dua etmiş biri olarak, bütün bu saçmalıklara rağmen, 'azınlık' olarak görülsek ve 'kalsak' dahi, yolun hiç bitmeyeceğini göstermek için koşumuzu sürdüreceğiz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



