milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Siyasette kan davası

29 MAYIS 2009
CUM 04:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hayal-meyal hatırlasam da, rahmetli babam, ailem ve akrabalarım, Demokrat Parti (halk arasında söylenişiyle 'Demirkırat')'nin bölgemizde kuruluş ve teşkilatlanmasında imkanları ölçüsünde katkı sağlamışlardı. Çevre köy ve ilçelerden, kentten ve bazı kentlerden çeşitli misafirlerin geldiklerini, yatıya kaldıklarını hatırlıyorum. İhtilâl'in yapılması ve Yassıada'daki Mahkeme'nin sürmesi esnasında rahmetli anacığımın nasıl merak ve üzüntüye kapıldığını, duruşmaları radyodan nasıl pür-telaş içinde izlediğini daha bir bilinçli biliyorum. Yine rahmetli Mehmet Seyithan amcamla birlikte birkaç akrabamın sekiz-dokuz ay Sivas'ta tutuklu kaldıklarını da ekleyelim buna. Ama babam ve ailem siyasi tercihlerini bu yönde yapmalarına rağmen, müfrit olarak nitelendirilecek derecede "partili" değillerdi. Hele bir takım çıkarlar elde etme isteği hiç bir zaman sözkonusu olmadı.

Düşünsel bakımdan olup bitenlerin farkına varmaya başladığım süreçte, siyasi parti bağlamında bir siyasi tercihin yetersizliği önce sezgi, daha sonra kanaat ve nihayet görüş düzeyinde giderek açıklık kazandı. Sağ ya da muhafazakâr bildik siyasi faaliyetlerin algı, düşünce ve dünyayı kavrayış düzleminde tatminkârlığı şöyle dursun, hep çelişkili ve yetersiz göründü bana. '68'de başladığım üniversite yıllarında bir takım imkân ve fırsatların öne konulması bile bu tavrımı etkilemedi. 70'li yıllardan itibaren, daha çok eleştirel konumu korumak suretiyle, ağırlıklı olarak düşünsel sınırlar içinde Millî Görüş'ü önemser bir dikkatle izleyegeldim. Görevim ve tercih ettiğim yaşayış tarzı bakımından, parti teşkilatlarında fiili bir görev üstlenmedim. Yapabileceklerimi, katkılarımı da esirgemek gibi bir tavır içinde olmadım, olmamaya çaba gösterdim. Yani bildik bir "partili" olma hususunda yetersizliğimi belirtmem yerinde olur.

27 Mayıs İhtilâli'nin 49. yılında yapılan konuşmalara, yazılan yazılara, yorum ve değerlendirmelere gönülsüzce baktığımda, gayr-i ihtiyari içimden "siyasette kan davası" nitelendirmesi dökülüveriyor. Bununla, 27 Mayıs ihtilali'nin nasıl bir toplumsal travmaya yolaçtığını görmemezlikten gelinemiyeceğini söylemek istemiyorum. Haklı-haksız, gerekli-gereksiz olup olmadığı tartışmasının, duygusal bir ukde halinde korunmaya çalışılmasını, doğrusu pek erdemle de bağdaştıramıyorum. Kuşkusuz Yassıada Mahkemesi, hukuku yoksayan, en temel hukuk ilkesi olan doğal yargılama'yı çiğneyen bir tutum ve zihniyetin yansımasıydı. Üç kişinin idamı kanun ile (hukuk ile değil) gerçekleştirilmiş bir cinayettir. Onun için toplumsal vicdanca ebediyen mahkumiyete tabi kılınmıştır. İnsanların, ailelerin, toplumun hayatına onulmaz bir dram olarak girmiştir.

Tarih, vuku bulmuş olayların tekrar be tekrar yaşanmasını, kutsanması ya da ilençte (bedduada) bulunulmasını önermez ve hatırlatmaz. Araştırılmasını, yorumlanmasını, değerlendirilmesini ve yargıya varılmasını ister. Aksi taktirde ruhen, zihnen ve fikren marazlı bir kimliğin edinilmesi kaçınılmazdır.

Anıt-mezarların Topkapı'da yapılması, idam edilenlerin şahsında 27 Mayıs ihtilâli'nin, bir anlamda muhakeme edilerek yargıya bağlanması şeklinde değerlendirilemez mi? Eğer böyleyse, artık tarihin bir hükümde bulunduğu, bunun adeta aynıyla yaşanarak teşyip edilmesi gibi bir tavra yönelinmesi, bir anlamda faili olmayan ihkak-ı hak'ta, öç alma eyleminde ısrar etme görüntüsüne dönüşebilir. Unutmak hafızanın nasıl bir zaafıysa, bilinçsiz hatırlamalar da benzer şekilde hafızayı sakatlayabilir. Her iki durum da hakikat karşısında duyarsızlaşmaya vardırır bizi.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 29.05.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: siyaset, kan davası, darbe, ihtilal, kanun,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek