milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Siyasetle uğraşmayı seçmeyebilirdiniz

11 AĞUSTOS 2010
ÇAR 01:50

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

"Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde ücretli öğretmenlik yapan evli ve 2 çocuk babası, 44 yaşındaki Ahmet Fazlı Elçi, okula gelen kitapları hamallık yaparak taşıdığı sırada kalp krizi geçirerek öldü. Sözleşmeli öğretmen Elçi'nin kitapları 40 TL karşılığında taşıdığı, yaz aylarında maaş alamadığı için hamallık yaptığı belirlendi."

Birilerinin ısrarla şahlandığını, nurlu ufuklara doğru koştuğunu iddia ettiği bu ülkede ve saçma sapan gündemlerin üzerinde haftalarca, aylarca durup da bu ülkenin gerçek meselelerinin bilerek es geçildiği bir atmosferde, yukarıdaki haber bu ülkenin gerçek meselelerinden birisi olan Türk eğitim sisteminin garabetini, sefaletini ve bitmişliğini gösterir, hatta tüy diker üzerine. 400 bine yakın atanamayan öğretmenin varlığına rağmen hala (sanki çok büyük bir marifetmiş gibi) yeni üniversiteler, yeni bölümler açmak, lisesi bile olmayan yerlere üniversite kurmak nasıl bir plansızlığın ve iş bilmezliğin eseriyse, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik türü tuhaflıklar da aynı türden işlerdir. Türk siyasetinin bir klasiği haline gelmiş olan ucuz popülizmin, tribünlere oynamanın sonucudur. Hesapsız kitapsız, vandal bir özelleştirme ve vahşi kapitalizm aşkına haraç mezat satılan kamu kuruluşlarından sonra sıra eğitim, sağlık gibi hayati öneme sahip alanlara gelmiştir demek. Bu taşeroncu zihniyetin başka bir izahı yok çünkü.

Sürekli bahsettiğimiz ve Türkiye'nin bugününü anlamanın en önemli noktalarından olan 24 Ocak Kararları (bir bakıma Türkiye'nin küresel kapitalizme biat etmesi hali), bu ülkenin üretici gücünü küresel sermaye hareketlerine kurban etmenin formüle edilmiş haliydi. 12 Eylül darbesi ile birleştiğinde toplumu ekonomik, siyasi ve kültürel manada iğdiş ettiğini bugün daha da rahat anlamak mümkün oluyor. Kültürel yozlaşma, artan bilgisizlik, cehalet ve Özal dönemiyle birlikte kurumsal hale gelen yolsuzluk, usulsüzlük, köşe dönmeci zihniyet, hemen her şeyi değersizleştirdi, itibarsız hale getirdi. Artık üniversite bitirmek de, diploma sahibi olmak da pek bir kıymet ifade etmiyor. Üretimsizliğe demir atılmış, paradan para kazanmanın kutsandığı bir ortamda eğitimli işgücünün en büyük hayali yeniden "devlet kapısı" haline gelmiş durumda. Bir dönem hayli rağbet gören özel sektör düşleri, özel sektörün çoğunun denetimsiz, izansız ve çalışanına kıymet vermeyen (tam bir kapitalist gibi) anlayışı sebebiyle artık kurulmuyor. Orasından burasından budanan, mümkün mertebe kolu kanadı kırılan "devlet baba", yine binlerce kimsenin tek umudu haline gelmiş durumda.

Özellikle eğitim alanında yetişmiş işgücünün çok büyük çoğunluğu devlet odaklı bir kariyeri hedefliyor. Bunda, özel sektörde üç otuz paraya, köle gibi, gecesi gündüzü belirsiz, hafta sonu tatili bile olmadan çalıştırılmaları da bir etken tabii. Ancak asıl sorun, plansız açılan yeni bölümlerin halihazırda kısıtlı olan kadrolara olan talebi daha da arttırması. Burada anlaşılması mümkün olmayan nokta şudur. Türkiye'de binlerce öğretmen açığı varken (misal İngilizce dersine Beden hocası girerken) ve bu kadrolar için de haddinden fazla işgücü arzı olduğu halde, neden "ücretli" ve "sözleşmeli" gibi ucube kadrolar icat edilmiştir? Bir belediyede, örneğin bir temizlik işini daha ucuza mal etmek için taşeron bir firmaya vermek bir yere kadar anlaşılabilir gelse de (ki o da tartışılır), öğretmenlik gibi ciddi bir meslek için böylesi bir ucuzcu anlayış ne kadar doğrudur? Liberallerin "devleti küçültme" palavraları ve sonucunda da başıbozuk bir ekonomik sistem, sömürülen çalışanlar ve taşeronlaşan bir eğitim sistemi manzarası.

Yukarıdaki haberde hamallık yaparken can veren "ücretli" öğretmenin yerine koyun kendinizi bir anlığına. Okullar açık olduğu müddetçe evine para götürebiliyor ve azami şekilde derse girse bile alacağı para 700 TL civarında. Bu nasıl bir köleliktir, nasıl bir çalışana, yetişmiş insana verilen değerdir, anlamak mümkün değil. Eğitim faaliyetini dahi parasal bir eksende gören bir anlayış, "tüccar siyaset" haricinde bir şey üretemez zaten. Emeği, hakkı, insanlık onurunu kıytırık bir taşeronlaşmaya, ucuzculuk ilkelliğine kurban eder sadece. Maden ocağında ihmalden, tedbirsizlikten ve taşeronlaşmadan ölen madenciyle hamallık yaparken can veren öğretmenin kaderi aynıdır. Aslında, bu gidişle bu ülkenin sıradan insanlarının kaderleri de git gide benzeyecektir birbirine. Bakkalını kapatıp yabancı bir süpermarkette tezgâhtarlık yapanın da, tarlasını bırakmaya mecbur kalan çiftçi veya hayvan yetiştirerek geçimini sağlayamayan köylünün de kaderi aynıdır artık.  Yıllar yılı "kendisine yeten ülke" olarak anılan Türkiye, buğdayı bile ithal eden, ucuz et için yurtdışına mecbur olan bir ülkedir. Ve bu duruma düşmesine sebep olanlar, hamallık yapan öğretmene de "kader" gözüyle bakacaklardır. Belki de, Milli Eğitim Bakanı'nın iki sözleşmeli kadın öğretmene söylediği sözleri sarf etmişlerdir arkasından, "Ücretli öğretmenliği seçmeyebilirdiniz." Birilerinin de  kendilerine "Siyaseti seçmeyebilirdiniz" demesi gerekiyor. Tabii, Türkiye'deki sendikalar birilerinin koltuk altında gezmekten ve çok anlıyorlarmış gibi kendilerini aşan konularla uğraşmaktan fırsat bulabilirlerse ve bir öğretmenin hamallık ederken ölmesinden gerçekten de bir acı duyan birileri varsa bu sözleri de çıkar ve söylerler.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 11.08.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: siyaset, diploma, yolsuzluk,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    2. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    3. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    4. Gitti eskisi, geldi yenisi
    5. Ne bu şiddet, bu celâl!
    6. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    7. Dış politikamızın şahidi Biden
    8. Çengelköy sırtlarında
    9. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    10. Takla at, olmadı göbek at!
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek