milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Siyaset ve ahlak

16 MAYIS 2010
PAZ 03:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Son günlerde pek çok kavramı birbirine karıştırarak Deniz Baykal'ın basına yansıyan yaşadıkları bir skandal olarak konuşuldu, gündem oluşturuldu. Böylece siyaset ve ahlak kavramları kendi bağlamından çıkarılarak tartışılmaya başlandı, tabii bu arada pek çok gerçek de saptırılmış oldu. Kültür değerleri bu tartışmalarla erozyona uğratılırken, Ceza kanununda suç olmaktan çıkarılan zina kavramı etrafında tuhaf tanımlar ve buna bağlı olarak bir "mağduriyet edebiyatı" oluşturuldu. Dinî kavramlarla laik problemlerin tartışılamayacağı unutuldu.

Tabii bu arada zihinleri karıştırarak gerçeği ört-bas etmek isteyen CHP zihniyetli basın ve politika çevreleri sürekli bir "komplo" lafını hep Deniz Baykal üslubuyla tekrarladı durdu.

CHP kadrolarının siyasi tarihine göz atan herkes, bunların hayatında gerçek komplolar veya komplo senaryolarını açık bir şekilde görür. Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana o kadar çok ve çelişkili yakın tarih tartışmaları var ki, bunları açık seçik anlatmamak için pek çok yalan söylenmiş ve yalanların biri diğerine zemin hazırlamıştır. Mesela yakın tarih objektif hikâyesi anlatılmasın diye abartılı destan tarihler yazılmış ve yeni nesillere ezberletilmiştir.

Deniz Baykal'ın bir CHP'li bir hanım milletvekili ile yaşadıkları herkesin malumu haline geldiyse, bunun sorumluluğunu CHP dışında aramanın mantığı yoktur, çünkü bu siyasi partinin kadroları artık Baykal'dan kurtulmak istiyor. Tıpkı İnönü'den kurtulmak istediği gibi... O dönemde Bülent Ecevit klasik CHP söylemlerini alt-üst eden popülizmle bunu sağladı.

'Yatak odasına röveşata'

Anayasa değişiklikleri tartışmalarıyla referandum kararı alma çabası ile CHP kongresinin yaklaşmasıyla bazı muhaliflerin Baykal'ı çekilmeye mecbur etme çabası aynı günlere rastladı. Böyle kritik bir ortamda kaset görüntüleriyle herkesin haberdar olduğu skandalın Baykal'ı önce istifaya yöneltmesi, sonra da yasa dışı yollarla elde edilen (veya imal edilen) görüntülerin mağduriyet edebiyatı ile Baykal'ı kahraman haline getirmesi mümkün değildir.

Baykal ile onun yandaşları olarak parti üst yönetiminde görev yapanların CHP'nin başına tekrar çöreklenebilmek için bu yolu seçtikleri ve hatanın gündemden düşmesi için de iktidarı suçlamaya çalıştıkları söyleniyor. Halk arasında çok bilinen deyimle söylemek gerekirse, "yavuz hırsız" üslubuyla, ev sahibini bastıran bir ses tonuyla bağırıp çağırıyor, "mesken masuniyeti" ve "özel hayata müdahale" kavramlarına sığınarak mağduriyet edebiyatı yapıyorlar.

Bunu az bilinen bir futbol kavramıyla açıklamaya çalışanlar "röveşata" olarak nitelendiriyorlar. Taraf gazetesinin "Yatak odasında röveşata" adıyla sunduğu haber, hem suçu yüklemeye çalıştıkları Başbakan'ın dört yıl önce de Baykal'ın buna benzer görüntülerinin ele geçtiği zamanki tavrını yansıttığı gibi, onun böyle fiiller karşısındaki fikrini de ortaya koyuyor:

"... Baştan itibaren hep komplo, komplo, komplo dedi. Komplo dediyse, bu gizli buluşma iddia ediliyorsa, iddia edildiği gibi gerçekten gerçekleştiyse -ki şu ana kadar ana muhalefet lideri böyle bir şeyi yapmadığını da söylemiyor- ismi geçen diğer isim, o da söylemiyor. Kaldı ki biz bu işin içerisinde olmayacağımızı başından beri söyledik ama zorla bizi de bu işin içerisine sokma gayretine girdiler. Ve ister istemez kenarından köşesinden bizi de buna bulaştırıyorlar.

"Benim en çok üzüldüğüm konu şudur; Türkiye'nin özellikle toplumsal ahlak değerleri açısından bir erozyona uğratılma gayreti var. En büyük tehlike aslında buradadır. Yani, bu işleri meşru görme gayreti içerisinde olanlar var. En tehlikeli olan yan burasıdır. Bu milleti ayakta tutan en önemli güç toplumsal ahlakımızdır. Bunun üzerinde spekülasyona girenler var. Ve bunun üzerinden mağduru oynayanlar var ve kusura bakmasınlar böyle bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değil ve bu tür rolü oynayanlar eşlerine ihanet edenleri biz hiçbir zaman bu toplumun içinde kalkıp da mağdur olarak göremeyiz, mağdur olarak da kimseye gösteremeyiz.''(15 Mayıs).

Aslında konuşulup tartışılması gereken budur; "Eşlerine ihanet edenleri" mağduriyet edebiyatı ile kahraman haline getirme, gerçekten de "yatak odasında röveşata" yapmak gibidir. Röveşatanın zor ve riskli bir vuruş olduğu bilinir, becerebilene de şapka çıkarılır...

Televizyonlarda yapılan canlı yayın anketlerinden de anlaşıldığı kadarıyla, CHP'de Baykal tarafından seçilip onun tarafından onurlandırılanlar dışında, sokaktaki insanların pek çoğu bazı eski CHP'liler gibi bu röveşatanın kendi kalesine gol atmaktan başka bir şey olmadığını fark ederek Baykal ile Baytok'u mazur ve mağdur görmüyor, aksine açıkça suçluyor...

Özel hayat ve kamu maliyesi

Burada Napolyon'un ihdas ettiği Fransız milli nişanı olan Legion d'honneur'ü tevdi edişinden söz etmek istiyorum. İlk kez 1802 yılında verilen bu milli nişan, başlangıçta askerî cesaretle birlikte millete hizmeti de ödüllendirmek amacıyla oluşturulmuştu. Pek çok değmez gördüğü insana bu nişanın verildiğini gören iri kıyım bir subay olan Napolyon'un yaveri, İmparator'un bu nişanı kendisine de vermesini ister. Çünkü her şeyiyle kendisine hizmet ettiğini ifade eden yaverine Napolyon şöyle der: "Hayır, Legion d'honneur nişanını sana veremem! Çünkü sen bana hizmet ediyorsun, nişan verdiğim insanlar Fransa'ya hizmet ediyor!"

Bu örneği biz ilk kez Necip Fazıl'dan duymuştuk. Bâbıâli adlı kitabında umut beslediği ve yetişmesinde katkısını gördüğü kabiliyetler arasında bizden önce Büyük Doğu'da çalışmış ve üstada hizmet etmiş bir arkadaşın adını da bizimle birlikte zikretmesini isteyen arkadaşımıza Necip Fazıl yukarıdaki anekdotu nakletmiş ve çok sevdiğimiz arkadaşın adını anamamıştı.

Ancak bu şuurla özel hayatla kamu maliyesi arasındaki ilişkiler konuşulur ve tartışılır. Bu tartışmalara açıklık getirecek şekilde verilecek bir cevabınız yoksa ahlak ve siyaset meselelerini tartışmanın bir anlamı yoktur. Çünkü görüntüler çerçevesinde anlatılanlar doğruysa, bu gerçekten de özel kalem müdürünü bir menfaat karşılığı milletvekili yapma işlemidir ve kutsal kitaplarda zina olarak tanımlanan bu ilişkinin onurlu bir tarafı olmadığı için de sorgulanmaya ve yargılanmaya tahammülü yoktur. Kaldı ki, ceza kanunlarında suç sayılmaz oldu.

Bu ilişkinin sorgulanmasına izin vermeyeceği Deniz Baykal tarafından ifade edilmiştir.

Baykal ile Baytok'un görüntülerini tek başına özel hayat ve mesken masuniyeti çerçevesinde görenlerle, milletin kesesinden yakınlarını kayırmanın kamu maliyesini yolsuzlukla istismar olarak görenlerin farklı bakış açılarıyla kanaatlerini ifade ettiklerini görüyoruz.

Kimse kimsenin cinsel ilişkilerine magazin basını merakıyla yaklaşmaya hakkı yok, ama eğer söz konusu ilişki bir parti başkanı ile onun himayesiyle milletvekili arasında cereyan etmişse, bunu sadece özel hayat ve mesken masuniyeti çerçevesinde görmek, gerçekten de her şeye at gözlüğü ile bakmaktır. Çünkü siyasette hiçbir şey tek boyutlu değildir, o yüzden de siyasetle ilgili hiçbir şey sade vatandaşın bakışıyla açıklanamaz.

Skandala adı ve görüntüleri karışan insanların her ikisi de siyasetçi, ülkeyi yönetmeye talip bir partide görevliler, toplumun önünde oldukları için de iyi rol modeli olmak gibi önemli bir sorumlulukları var. Aslında eşlerini aldatanların bütün milleti aldatacaklarına kesin gözü ile bakılmasını haklı çıkaracak bir konumları var. Keyfi davranma, sade vatandaş gibi samimi ilişkilerini veya eşlerinin de kabul ettiği aşklarını yaşama lüksleri yok... Siyaset böyle bir şey!

Kimse kimseyi zorla yatağa sokmadığı gibi siyasete sokmuyor, o yüzden de bir insanın kendi insanî ihtiyaçlarını karşılamak veya toplumda prestij sahibi olabilmek için ahlak dışı ilişkilere girmesini mazur gösteremez. Çünkü toplumu iyi yönetmek sorumluluğu, aynı zamanda onlara iyi örnek olmak ve iyi işler yapmak sorumluluğunu da birlikte düşünmeye bizi zorlar. Nefsine hâkim olamayan parti kurup dünyaya nizâmat vermeye kalkmamalı...

Evet, gerçekten de Başbakan'la onun tespitlerine katılan insanlara hak veriyoruz:

Eşlerini aldatanlara kimse güvenmez ve hovardalığı kahramanlık gibi algılayanları veya bunları mağdur, mazur görenleri kamu vicdanının affetmez... Hele bunun üzerinden rant sağlayanlarla özel hayat, mesken masuniyeti gibi gerekçelerle komploya kurban gittiklerini söyleyenler ancak kendilerini aldatırlar. Çünkü siyaset toplumun ahlakından da sorumludur...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 16.05.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: chp, deniz baykal, avukat, savcı, video, internet, tck, mustafa sarıgül, bahçeli, siyaset, ahlak,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa Miyasoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ölüm yıldönümünde Üstad N.Fazıl:M.Miyasoğlu / Necip Fazıl Muhabbeti
    2. Gaziantep'te geçen gün ve bu şehrin kültürü
    3. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    4. Şehir Tiyatroları Nereye Gidiyor?
    5. Antakya'da bir gün
    6. Şehir Tiyatroları devrimi
    7. Klasiklerin yayınlanması ve okunması
    8. Kur'an Öğretimi ve Din Eğitimi
    9. Demokratik basamaklar ve siyaset gündemi
    10. Ömer Seyfeddin dünya dillerinde
    1. Golyat’a atılan taş Gargat ağacı
    2. Hüseyin Rahmi ve Şıpsevdi Romanı
    3. Salih Baba, Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi
    4. Dünyayı değiştiren liderler
    5. Çağdaş Türk romanı seminerleri
    6. Konya Kitap Dünyası kitapları
    7. Zaferlerimiz ve Destan Edebiyatımız
    8. Edebiyat geleneği üzerine
    9. “Fatih’in Şiirleri” ve “Şiirin Sultanları”
    10. Kıbrıs’ta Çanakkale Şehitleri ve Gençlerimiz
    1. Naipaul rezaleti ve Türkiye öğretmenliği
    2. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    3. Sultan Vahdettin üzerinden siyaset yapmak...
    4. Numan Kurtulmuş ve Türkiye’nin Gündemi
    5. Mesut Uçakan’ın sinema hayatı
    6. Bu bizim hayatımız
    7. Hanefi fıkhı ve sünnetin yüceltilmesi
    8. İki rahmetli aydının sorumluluğu
    9. Zaferlerimizi çalanlar
    10. Enderun Teravihleri ve Cumhur Müezzinliği
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek