Bir yanım siyasanın içinde olmasına karşın asıl yanım edebiyat, kültür ve sanatın içindedir. Siyasanın en cafcaflı dönemlerinde, yoğun olduğum zamanlarda kitaptan hiç uzak durmadım. Siyasa çalışmalarımda da yanımda kitap taşıyorum. Seçim çalışmalarımda, miting meydanlarında yanımda kitap dolu çantam mutlaka olur. Otobüste, dolmuşta, bir ara soluklanmada birkaç sayfa okumak bana güç veriyor. Siyasa yaparken de bir kültür insanı olarak yapıyorum. Duruşumuz, sözümün yerini bulmasını çok daha önemsiyorum. Ben kendime bakıyorum, başkasının eksiklerini, açıklarını, yanlışlarını görmek, insanları küçümsemek gibi bir bakışım olamaz, olmuyor. İnsanların davranışlarını kendi birikimleriyle değerlendiriyorum. Her insan bir değerdir. Ve her insanın kendine ait bir yeri vardır. İnsana değer vermek kendine değer vermektir. Amentü düzleminde iman sahibi olan bütün derdi ve hayatı maişetini kazanmak olan bir insan değerlidir. Ama unutulmamalı ki, âlimin yeri başkadır. Âlimin mürekkebinin damlasının şehidin kanından daha değerli ve anlamlı olduğu gerçeği bizim kültürümüzün özünü oluşturur. Moğol istilâsında Anadolu kasıp kavrulurken, bir gül geçiş yapan Mevlâna çok kısa zamanda bu toprakları yeşertti. Bu, âlimin, sanatın, düşüncenin gücüdür.
Siyasamızı, devlet yönetimimizi kültür, edebiyat ve düşünce besleyince farklı oluyor. Osmanlı Devleti kültür, sanat, edebiyat, şiir ve düşünce üzerine kuruludur. İçindedir. Padişahı şair, ressam, musikişinas, hasılı güzel sanatlarımızın herhangi birisiyle içli dışlıdır. Osmanlı Devleti yıkılışına kadar bu ruhu korur. Düşüş zamanlarında her olgu birbirine paralel olarak gerçekleşir.
Endülüs bir medeniyet dönemidir. Yedi yüz yıl yaşamış ve dağılmış olan bu büyük medeniyetin sesi, izleri, etkisi bugün de devam ediyor. Bir Endülüs İslâm medeniyetini konuşuyoruz. Batı, onun yerle bir etse de, bütün kültür varlıklarını imha etse de, o varlığını ve ihtişamını koruyor. Endülüs bir arkaikizm değildir.
Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarındaki paşaların da iyi kötü bu olgularla hemhal olduklarını biliriz. Ne yazık ki, ilerleyen zamanda bu mesleklerden nasip almayan siyasa insanları, parti başkanları ve yöneticileri hayatın inceliklerinden ve zarafetlerinden uzaklaştılar. Kinayeden, mecazdan, güzel sözden, muziplikten, telmihten, göndermeden, beslenmediklerinden, bütünüyle, kavga ve hırlaşma üzerine bir hayatı oluşturuyorlar. En uç noktalara kadar varan aşırılıklar ve uçlar artık insanı yoruyor.
Bugün de Osmanlı Devleti, kültür ve medeniyeti varlığını ve gücünü koruyor. Bugün Türkiye ayakta ise varlığını bu köklere borçludur. Kendisini o ruha uygun sürdürebilirse çok farklı bir konumda olacak. Türkiye iki arada. Batı ile kendi değerleri arasında bocalıyor. Bunlar ayrı konular.
Niçin siyasada olduğuma dair soruları soranlara biraz Donkişotluk yaptığımız söylemek bile abes kaçıyor. Bizim işimiz absürdlük değil. Bilinçli bir duruş. Olmamız gereken bir yerdeyiz. Başlangıçtaki duruşumuz ne ise bugünümüz de odur. Beslendiğimiz düşünce kaynakları ve bulunduğumuz yol bizi yanıltmadı. Kişilerin zaafları, eksikleri bir yolu, istikameti ve düşünce hareketini gölgelemez. O yolun sahihliğini, doğruluğunun üstün örtemez. Öğrenciliğimizden beri bir düşünce ve inanç mücadelesi içinde olduğumuzdan kendi kendimizle çelişmeden, ödün vermeden siyasa içinde olmanın gerekliliğine inandık. Tarzımızla, özümüzü ve ruhumuzu korumak asıl görevimiz. Dışarıda durup yakınmak yerine, yazıda bir varlık gösterdiğimiz gibi, siyasada da bir varlık olmanın bilinci bir sorumluluk.
Bağdat'ın, Kudüs'ün, Mostar'ın acılarını içinde duymayan, başkalarının, yabancıların uçbeyi olanlarla birlikte olmamız düşünülemez. Biz yabancılığın uç beyi değiliz. Kendi ruhumuzun, medeniyetimizin, düşüncemizin kölesiyiz.
Günümüz siyasası, şu seçim ortamında tam bir karmaşayı imliyor. Aslında bu seçim süreci karmaşanın ve kendi ruhunun asıl yüzünü ortaya çıkarıyor. Edebiyattan, edepten, sanat ve düşünceden uzak insanlar arenası. Elbette istisnaları var ve olmalı. Hiçbir tencere kendi dibini görmüyor. Göz kendini görmüyor. Aynada da kendini görmüyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



