milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Sinemanın seyri

29 HAZİRAN 2009
PZT 00:40

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İnsanoğlunun, gördüğünden, duyduğundan, izlediğinden, etkilenme; düşüncelerini o doğrultuda değiştirebilme özelliği olmasaydı; reklamın, nasihatin, dinî telkinlerin, filmlerin yani görsel ve işitsel hiçbir iletinin ehemmiyeti ve önemi olmazdı. İnsanın kalbi, kalp (dönen) olabildiği gibi, mizacı/karakteri zor değişse de, düşünceleri, dünya görüşü, ideolojisi,  iyi bir ileti ile kolayca değişebilmektedir.

İletinin kuvvetli olduğunda yaptığı tesirlerin/etkinin gücünü bilen, toplumbilimciler artık, sıcak savaştan çok soğuk savaş taktiğinin bir versiyonu olan bu alana tevessül etmektedirler.  Bunun içinde hem görsel hem işitsel hitabı ile kitleleri hükmü altına kolayca alan televizyon ve interneti koz olarak kullanmaktadırlar.

Evet insanlar, izlediğinden, dinlediğinden, etkilenebiliyor, değişebiliyor; eğer bu aktarımlar hüsn-ü niyetle yapılırsa, eğitilebiliyor. Öyleyse şöyle geçmişten günümüze, izlenenlerle toplumsal hareketlerin, vakaların, çizdiği paralelliği, daha çok kendi insanımızı baz alarak,  irdeleyelim.

Bir zamanlar, din âlimlerinin /şeyhülislamın nasihatlerinin dinlendiği, hatta devlet erkanının din alimlerinden fetva almadan hareket etmediği, padişahların diz kırıp vaizi dinlediği dönemlerde insanlar evlerinin dükkanlarının kapılarını kilitleme ihtiyacı hissetmeden yaşıyorlardı.

Köy odalarında on dört numara gaz lambasının loş ışığında, dedelerin kahramanlık anıları, ninelerin masallarını anlattığı, yamalı kıyafetli insanların şikâyetsiz mütebessim ahvallerinin görüldüğü sıkı dostlukların yaşandığı demlerde stres ve mutsuzluğun esamesi dahi yoktu.

Bir dönem, gözde oyuncu olarak Loral Heidi, Charlie Chaplin, dizi olarak Küçük Ev izleniyordu.   Büyük savaşların henüz atlatıldığı, akabinde başlayan yoksulluğun hüküm sürdüğü bu demlerde, kişiler arasında sapıklık, vahşilik yaygın değildi.

Kısa süre sonra batı üfürüklü TV sayesinde ülkemizde, Dallas gibi dizilerin, halktan hüsnü kabul görüp hararetli bir şekilde izlenmesinin akabinde ahlaki çözülmelerle birlikte mahalledeki kadınların "falanca filancayla" gibi ahlaki kabahatler konuşulmaya başlanmış, bu durum basiret sahiplerini endişelendirir olmuştu.

Türk sineması yapıtlarını vermeye başladığında ise, tek tema olan aşk sahnedeydi. Zengin kız fakir oğlan figürleriyle birlikte acılı arabesk, batsın bu dünya söylemleri dillendiren nesil türemiş, komşunun kızı artık yan gözle bakılması haram olan bacı değil, âşık olunacak Nalan olmuştu.

Zaman ibresi dönüp günümüze yaklaştıkça Yeşilçam'ın gölgesini takip ettiği Hollywood, seri üretim yapan fabrika misali dünyaya sürekli sinema sürümü başlattı. İnsanlar değişimdeki felakete gözlerini yumarken izledikleri filmleri yaşar oldular.  Seri cinayetler, vampirli çizgi filimler, fuhşa iten sözüm ona filmler.

Küçük beyinlerin karşısına çıkarılan, büyük görsel efektler kullanılarak, teknolojinin tüm imkanlarını heba edilerek hazırlanan çarpık inanç empoze eden Yüzüklerin Efendisi, büyükler için testereli katili zeki adam diye dayatan, seri cinayetleri başarı gibi gösteren,  sinemalarla birlikte; testere ile kesilen maktuller, kırk kişiyi bir seferde öldürenler, annesini doğrayanlar haber olarak düştü gazetelerin manşetlerine.

Profesyonelce! Yapılan hırsızlıklarda, "taktiği nerden öğrendiniz?"sorusuna hırsızların verdiği cevap: "falanca filmden." Maktulün dişlerindeki kendi kanını kolonya ile temizleyen, delilleri yok eden katile, polisin, "nerden aklına geldi?" sorusuna verdiği cevap: "filanca filimden etkilenip cinayet işledim, delilleri bir diğer filimdeki gibi yok ettim" oluyor. Sinemanın seyrettiğimiz önü alınmaz seyri beni ürkütüyor. Şimdi yavrularımızın izlediği filmleri sinemaları görüp/ işittikçe geleceği korku filmlerinin dev sahneleri gibi hayal ediyorum.

Ne dersiniz elinizi düğmeye basmadan bir kez daha düşünmek gerekmez mi?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 29.06.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: sinema, ileti, nasihat,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Rukiye Erdoğmuş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kalem
    2. Sinemanın seyri
    3. Minyeli Abdullah
    4. Ay inanmıyorum! İnanıyorum
    5. Ömür Kitabının şirazesi
    1. Minyeli Abdullah
    2. Ömür Kitabının şirazesi
    3. Kalem
    4. Sinemanın seyri
    5. Ay inanmıyorum! İnanıyorum
    1. Minyeli Abdullah
    2. Ay inanmıyorum! İnanıyorum
    3. Ömür Kitabının şirazesi
    4. Sinemanın seyri
    5. Kalem
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Hece dergisinde Kalmak
    2. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    3. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    4. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    5. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
    6. Van Kalesi surları restore ediliyor
    7. Tekkeler niye kapatıldı?
    8. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    9. Zile Kalesi restore ediliyor
    10. Üstad Necip Fazıl anılıyor
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek