milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Sinemamız üzerine bir tutam Filistin toprağı serpildi

30 OCAK 2011
PAZ 01:50

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Soğuk bir İstanbul akşamında "Benim Adım Rachel Corrie" oyununun galasında burnumun direğinin sızlaması; ertesi sabah "Kurtlar Vadisi-Filistin" filmi ile aynı direğin zorlanması; akşamında, Mısır'dan gelen haberlerle halkların ayaklanmasına müşahit olmanın verdiği heyecan ve sonunda ise bu yazıyı kaleme almak...

Zor, gerçekten...

Böyle bir ruh hali ve daha önemlisi duygusal coşkunluk ile "Kurtlar Vadisi-Filistin" filmini bir sanat eseri olarak ele almak çok zor. Zira Mavi Marmara'da birçok arkadaşı olan ve hayatta en sevdiği, gönül rahatlığı ile 'abi' dediği bir 'yaşayan şehit'i şehit vermiş birisiyim.

Beklediğimden daha az ama hakkı verilerek çekilmiş bir 'Mavi Marmara Baskını' sahnesi ile başlıyor, Kurtlar Vadisi-Filistin. Çatışma anları yoğunlukta elbet. Zaten dedim ya, kısa geçiliyor. Lakin filmin sonraki süresinin yüzde 80'e yakın kısmı çatışma sahneleri ile geçiyor. Sürekli silah sesleri, patlamalar, alevler, kan...

'Bu ne şiddet be kardeşim' diyesim geliyor içimden; geldiği yere rücû ediyor. Burnum, direği ve aynı sızı...

'Propagandist, didaktik, sloganlarla dolu' diyesim de geldi; burnum, direği ve aynı sızı...

'Şiddeti bu kadar özendirmeyin. Yani film özendiriyor. En azından meşru gösteriyor. İnsan, şiddet dışı yöntemlerle de meramını anlatabilir. Hele hele günümüz dünyasında şiddet değil, sivil direniş ve silah dışı yöntemler işaret edilmeli' diyesim, diyesimi çok zorluyor; burnum, direği ve sızı...

Burnum, direği ve sızı, aklım, vicdanım, kalbim...

İbnu'l Cevzi, Zekiler Kitabı'nda, 'aklın nerede olduğu' konusundaki tartışmaya ayet ve hadisler ışığında bakıyor. İmam Ebu Hanife'ye göre akıl, beyindedir. İmam Şafi'ye göre ise akıl, gönüldedir. Her ikisi de haklı gibi. Gönlünden gayrı düşünenin aklının vardığı nokta modern zamandan başka ne olabilir ki?

İşte bu şekilde burnumun direğinin sızlamasını, zihnimi havasız bırakarak dindirmeye çalışıyorum. Nasıl sızlamasın ki? İlk defa konusu tamamen Filistin olan bir film çekilmiş, ülkemde ("Zeytin'in Hayali" çizgi filmini ayrı tutuyorum). Ve konunun kaynağını Mavi Marmara oluşturmuş. Ve hiç eğip bükmeden, 'konjonktür'e teslim olmadan bütün gerçekler çıplaklığıyla anlatılmış.

Slogan atılmış, slogan söylenmiş, slogan işlenmiş. Şiddetle işlenmiş. Şiddet, yöntem olarak ortaya konmuş. İyi de; Filistin'de yaşanan durumun şiddetten ayrı tutulacak hali var mı? Daha da önemlisi; sizin adına 'şiddet' diyerek reddiyeye meyyal hale getirdiğiniz duruma ben bağıra bağıra 'direniş' diyorum. Zira işgal var. Saldırı var. Zulüm var. Mazlum'a, 'neden zalime elini kaldırdın' denir mi? Allah'ınızı severseniz, biraz akıllı başlı bakın meseleye. İz'an diyoruz ya, anlayış yani. Zihin; gönlünden kendini koparmamış aklî bakış.

Neymiş efendim... 'Bir süredir ilişkileri gergin olan Türkiye ile İsrail yönetimleri, film sebebiyle yeniden karşı karşıya gelir'miş. İyi de, biz zaten zalim (İsrail) ile 'ilişkilerini gerdiği' için alkışladık bu hükümeti. Filmin senaristi Bahadır Özdener, "Ben daha kriz yanlısı birisiyim, yönetmenimizden farklı olarak. Türkiye ile İsrail arasında 1948'den beri konuşulmayan ilişkiler var. Umarım filmimiz kendi misyonundan öte bunların konuşulmasına fırsat verir" diyor. Ne güzel de söylemiş. Bırakın artık 'atalarınızdan devraldığınız' bu statüko kokan 'yurtta sulh, dünyada sulh' ifadesinin içi boşalmış halini dillendirmeyi. Karşınızda, çocukları katleden bir canavar var. Ağzından salyalar akıyor. Gözlerinden öfke fışkırıyor. Siz de bu canavara sokakta gördüğünüz kedi muamelesi yaparak 'konuşmaya, anlaşmaya' çalışacaksınız. Kendinize şimdi gülmüyorsanız, vicdanınızın körlüğündendir. Kendinize, yarın da gülmezsiniz... Aman be ne yaparsanız yapın. Ben zulme karşı sessiz kalamam. Bu şekilde ortaya konmuş bir eser için de 'mıy mıy' diplomasi söyleyemem.

Yine sanatın dışına çıktım, değil mi? Yoo, kim demiş? Tam da sanat konuşuyorum. Sanat, adına hakikat ya da gerçek deyin, gaye namına gidilen yolda arayış için kullanılan bir araçtır. En güçlü araç, belki. Peki, az önce neşredilenler hakikatin neresinde duruyor. Bir sanatçı bunlara gözünü yumabilir mi? Elbette hayır.

Gelelim filmi bir sinema eseri olarak ele almaya...

Evet, aksiyon meselesi abartılmış gibi. Ama üstesinden de gelinmiş. Gayet başarılı bir 'holivudvari' aksiyon ortaya çıkmış. Kalan Müzik imzalı müzikler yerinde, başarılı ve etkili. Oyunculuklar genelde iyi (Oyuncu olanlardan bahsediyorum, Necati Şaşmaz ve Zülfü Yüksel'i hala oyuncu kabul etmiyorum). Şeyh'in oyunculuğu kötüydü. Erdal Beşikçioğlu, Moşe rolünün hakkını fazlasıyla veriyor. Bitiş garip geldi. Fazla sade (ya da ani ve basit veya eksik). Zikir sahnesine anlam veremedim (verdim de, belki başka zaman yazarım). Ve bu kadar. Filmle ilgili kritik edilecek başka bir nokta yok (sinema eseri olarak).

Dönelim yine konuya, mesaja, manaya vs.

"Artık ne mazlum olacağız, ne de onlar zulüm yapma küstahlığında bulunabilecek" diyor ya, Polat Alemdar. İşte psikolojik olarak gelinen nokta ve "Kurtlar Vadisi-Filistin"in önemi burada. Türkiye'nin son dönemde Gazze konusunda takındığı tavır, Mavi Marmara olayı ve benzeri bazı gelişmelerle uluslararası alanda zor durumda kalan İsrail, artık 'sünepe' bir cenah ile karşı karşıya değil. Bundan böyle kendine güveni olan (bazılarına göre şişirme bir rol ama aldanmaya razıyım bu konuda)  bir 'düşman' ile mücadele edecek. Bu düşman 'Türkler' ya da 'Türkiye' değil. Öncülüğünde, bütün mazlum halklar.

"Kurtlar Vadisi-Filistin"den sonra bu konuda daha birçok film çekilecek. Çünkü bu filmin rekor kırmasını kuvvetle muhtemel görüyorum. Böyle olursa birçok yapımcı ve sinema gönüllüsü cesaretlenecek. Ve irili ufaklı, belki saçmalıklarla dolu olsa da Filistin konulu filmler yapılacak. Yapılsın. Yapılmalı. Bu algı artık yırtılmalı.

Ve hep ne diyorum; sinema, tahayyülünüzü aşan bir güce sahip. Bu filmin iki ülke ilişkilerini 'germesi' ile bu etkiyi yine göreceğiz. Bugüne kadar zihnimizi dizayn eden Hollywood'a rakip olarak 'hakikat'ten haberdar bir sinema (tür ya da tarz olarak değil, mahiyet açısından) oluşacak. Oluşmalı. Oluştuğunda kıymetini anlayacağız.

Filmde dikkatimi cezbeden bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Sanki Hamas'ın kurucusu Şeyh Ahmet Yasin'e de filmde gönderme var. Emin değilim. Nereden çıkardığımı şimdilik yazmıyorum. Zaten şu yazdıklarımdan sonra bile 'hadi oradan sen de' ya da 'zorlama bir yorum' diyenleri duyuyorum. Lakin mevzubahis durumun tesadüf olabileceğini çok sanmıyorum. Yanılıyor olabilir miyim? Evet. Sorun değil. Yanılmamayı ve böylesine bir mesaj olduğunu öğrenmeyi çok isterdim.

Dedim ya; burnum, direği ve aynı sızı...

Yapımcı firma, filmin mesajıyla tamamen ters düşecek bir şekilde 'gösterim' konusunda ayrımcılık yaptı ve bu beni çok kızdırdı.

Fakat burnum, direği ve aynı sızı... O kadar yani...

Filmin en önemli cümlelerinden biriyle yazıyı noktalayayım (filmin bitişine yakışmayacak ama...). Ve film ekibinin ithafı gibi bu sözü de Mavi Marmara şehitleri başta olmak üzere bütün Filistin şehitlerine armağan edelim:

"Rahat uyu, üstünde Filistin toprağı var."

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 30.01.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: abdülhamit, güler, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülhamit Güler

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Merhaba, başlıyoruz...
    2. Sizin sahneniz size, benim sahnem bana
    3. Kürt Sineması; bir yabancı film furyası!
    4. Hepimiz kötüyüz, çünkü hepimiz iyiyiz
    5. Sade bir Press hali
    6. "Herhangi bir yer Oscar'ı" ile...
    7. Benim bildiğim aşk, bu filmi evire çevire döver
    8. Ben güzele 'Biutiful' demem...
    9. Hür Adam, KV-Filistin ve propagandist dil
    10. Sinemamız üzerine bir tutam Filistin toprağı serpildi
    1. Merhaba, başlıyoruz...
    2. Sinema nedir?
    3. Kürt Sineması; bir yabancı film furyası!
    4. Gölgesizlerin hikayesi: Av Mevsimi
    5. Film tavsiyesi bekleyenlere...
    6. Siyaset-Sanat ilişkisi
    7. Türkiye'de 'genel izleyici' ve sinema
    8. Sinema; zamanı kullanan şiirsel bir ayna...
    9. En büyük beyaz perde ve en eski sinema kuramcısı
    10. Benim bildiğim aşk, bu filmi evire çevire döver
    1. Hür Adam, KV-Filistin ve propagandist dil
    2. Mavi Marmara yakında sinemalarda!
    3. Sinema ile tanıştıramadıklarımızdan mısınız?
    4. En büyük beyaz perde ve en eski sinema kuramcısı
    5. Türkiye'de 'genel izleyici' ve sinema
    6. Filistin'den önce filmlerine gidin!
    7. Tahran'da bir film ve anlattıkları...
    8. Her öykü başta kısadır
    9. Ölmeyi tercihe edenlere rüya davetiyesi
    10. Film tavsiyesi bekleyenlere...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Hece dergisinde Kalmak
    2. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    3. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    4. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    5. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
    6. Van Kalesi surları restore ediliyor
    7. Tekkeler niye kapatıldı?
    8. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    9. Zile Kalesi restore ediliyor
    10. Üstad Necip Fazıl anılıyor
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek