milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Sinema ile tanıştıramadıklarımızdan mısınız?

20 HAZİRAN 2010
PAZ 00:00

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Peşinen şunu ifade etmek isterim ki; sinema bir sanattır. Sanatın ne olduğu çok uzun bir mevzu. Ancak sözlük anlamında yola çıkarak meramımı ifade edebileceğimi düşünüyorum.

Sinema sizin için ne ifade eder? Ne vermesini beklersiniz size ve bir film nasıl olur da kıymet barındırır? Bir sinema eserini ortaya çıkarırken kıstaslarınız nelerdir? Yönetmen, izleyecinin ne beklediğini mi, izleyiciye ne vermesi gerektiğini mi düşünmeli? İzleyici dediğimiz homojen bir yapı mıdır? Değilse neye göre sinema yapılmalıdır? Peki, yönetmen sadece kendi ürününü ortaya koymuş olsa hakkıyla sinema yapmış sayılmaz mı? İlla birilerini memnun etmek zorunda mıdır, sinemacı? Sinema bir sanat mıdır? Eğer öyleyse; 'birileri beğensin diye' ortaya konulan ürüne sanat eseri denebilir mi?

Beyaz perdenin kadim tartışmasının ürünü olan sorulardır bunlar. Dün başlayan tartışma bugün devam ediyor ve yarın da bitmeyecek. Peki ama hiç bitmeyecek diye sıralanan sorulara cevap aranmayacak mı? Elbette aranacak. Yeni sorular doğurduğu oranda kıymetlidir bir soru işareti. Bu bakımdan hiç bitmeyecek tartışmalara kaynaklık etmesi, sinemanın değerinin de bir göstergesidir.

Peşinen şunu ifade etmek isterim ki; sinema bir sanattır. Sanatın ne olduğu çok uzun bir mevzu. Ancak sözlük anlamında yola çıkarak meramımı ifade edebileceğimi düşünüyorum.

Türk Dil Kurumu'na göre sanat; "Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık"tır.

İngilizce 'art' sözcüğü bağlamında sanat: "İnsanoğlunun iç ve dış dünyasının etkisinde kalarak oluşturduğu duyulara yönelik beğenisel ve güzelduyusal (estetik) yönleri, yararlı yönlerinden daha çok olan nesne ya da onun bir bölümü."

Fransızca sanat: İnsanda estetik duyguyu heyecana getirecek eserler meydana getirme işi.

En genel anlamıyla ise sanat; yaratıcılığın ve hayalgücünün ifadesidir.

Görüleceği üzere sanatın tam olarak tanımı yapılamamakla birlikte genel çerçevesi ortadadır. Duygu ve duyulara hitap eden, özgünlük barındıran ve sadece bu sebeple bile 'kişiye özel'lik ihtiva eden duruma sanat deniyor. Sinemanın da bu bağlamda özgünlüğe/özelliğe uygun bir araç olması, sanat olmasının önünde hiçbir engel bulunmadığına işaret ediyor. Ancak her filme sanat eseri denebileceğini söylemek, bir sanat eseri olarak 'sinema yapan' sanatçılara haksızlık olur.

Sinemaya "7. sanat" demekte tereddüt edenlerin şerhleri üzerinde durmak için sayfamız yeterli değil elbet. Bu bakımdan sadece 'endüstriyel sinema' yapanların 'sanat sineması'nı 'hakir görerek' reddiye düzmesi ile ilgili birkaç cümle neşretmek isterim.

Hollywood örneğinde şeklini bulan 'endüstriyel sinema', bir tüketim aracı olarak insanları 'eğlendirmek' üzere kullanılan 'hizmet aracı' şeklinde hayat bulur. Eğlence derken sadece gülmekten bahsetmiyoruz. Korku filmi izlemek ve korkmak da modern insan için ilginç bir 'eğlence' şeklidir. Ya da duygusal bir filme gidip ağlamayı kovalamak, bazen uzun uzun kahkaha atmaktan daha çok eğlendirebiliyor, kişiyi. Burada modern insanın eğlence anlayışı bir paradoks olarak karşımıza çıkıyor. Lakin üzerinde fazla durmaya gerek yok. Özetle; güncel hayatın karmaşasından kendine bir miktar vakit ayıran insan, duygusal ve duyusal boşalmasını sağlayınca eğlenmiş oluyor. Bu gülerek de olabiliyor, korkarak ya da ağlayarak da...

İşte böylesine bir hedef kitle için sinema yapan endüstriyel sinemacıların burun kıvırarak ve 'anlaşılmaz' olduklarını savunarak yok saymaya yeltendikleri 'sanat sineması', bir tüketim ürünü olmadığı için 'yeterince' rağbet görmüyor.

Sanat sinemasını ayakta tutan, yönetmenlerdir. Dikkat ederseniz en ünlü yönetmenler, kendi filmlerinin senaryolarını yazarlar. Çünkü bu insanların dertleri vardır. Dertleri üzerinde düşünmek, bunları sorgulamak, soruları birbirine çarparak yeni sorular üretmek, cevap bulmaya çalışmak ama aslında hiçbir zaman cevap bulamayacak olmak, sanat sinemacısının en belirgin özelliğidir. Bu sebepledir ki, bir 'film okuma yazısı' okuduğunuzda, bir psiko-kültürel tahlil makalesi ya da psikanalitik analize şahit olmuş gibi olursunuz.

Sanat sinemasının en belirgin özelliği 'soyut' olana dair merakıdır. Endüstriyel sinema bir tüketim ürünü olarak somutla sınırlı kalmak ve tüketebilmenin yegâne şartı 'elle tutulur, gözle görülür, mideye indirilir, duyu organlarında eritilir' olmanın gereğini yerine getirmek durumundadır. Eşyayı zıddı ile kaim kılan Yaratıcı'nın en güzel işlemelerinden biri olarak endüstriyel sinemanın karşısında sanat sineması da ise demir leblebi vazifesi görecektir. Fakat diş kıranından değil, beyin patlatanından...

İnançsız dahî olsa sanat sineması adamının derdi metafizikle alakalıdır. Ve hemen hepsinin sorguladığı belli başlı konu 'varlık'tır. İnsan nedir? Ne için vardır ve ne için/ ne ile yaşar? Sinemayı var eden ve varlığını konumlandırmak için ortaya konulan soruların tamamını içine alan bu sorgulama sürecinde müslüman sinemacının durumu nedir? Evet, geldik asıl mevzuya.

Bir müslümanın sorgulaması için sadece iman etmiş olması yeterlidir. Küllî İrâde, Kur'an-ı Kerim'de defalarca 'Hiç düşünmez misiniz' der. Düşünmenin/akletmenin ve sorgulamanın bir yöntemi olarak da sinema, küresel köy haline gelen modern zaman yaşam alanında hayatını sürdüren müslümanın en mühim araçlarından biridir. Büyük bir laf olarak addedebilirsiniz ama iddia ile savunuyorum ki; sanattan uzak duran müslüman 'eksik' yaşamaktadır.

Sanatın içinde olmak demek sadece sanat ürünü ortaya koymak demek değildir. Sanatsevere sunulan eser üzerinde kafa patlatmak ve bir feedback (geridönüşüm) yoluyla sanatçıya bunu ulaştırmak, sanatla ilgili olmanın bir yoludur. Sanat eserini oluşturmak ise elbette kendi başına sanatkara değer ithaf eden durumdur. Yani müslümanlar, 'sanatla ilgilenme' görevine öncelikle 'sanatkara sahip çıkarak' başlamalı.

Bu dünyaya tüketmek için gelmeyen, Yaratıcı'nın işareti doğrultusunda düşünmek, düşünmek ve yine düşünmek 'zorunda' olan, düşünme aracı olarak sinemayı 'keşfetmesi' gereken, beyni zorlanıp 'ne anlaşılmaz şey' kolaycılığına sığınmayıp 'ne anlatmış/doğru mu anlatmış/neden böyle anlatmış' sorularının peşini bırakmayan, soru işaretini çengelinden yakaladığı gibi zihnindeki gedikleri karıştıran müslüman tipi sinemaya sahip çıktığı zaman, sinema da müslümanlara sahip çıkacaktır. Ve sinema öylesine mühim bir sanat aracıdır ki, zihnini duyularına esir vermemiş her bireyin ve elbette müslümanın en samimi/gerçek/özgün izah şekli olarak da ayrı bir 'haz' kaynağıdır. Bu hazza ulaşmak bir kulluk/insanlık vazifesi olmanın yanında kaçınılmaz bir sondur da.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 20.06.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: sinema, film, yönetmen, sanat,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülhamit Güler

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Merhaba, başlıyoruz...
    2. Sizin sahneniz size, benim sahnem bana
    3. Kürt Sineması; bir yabancı film furyası!
    4. Hepimiz kötüyüz, çünkü hepimiz iyiyiz
    5. Sade bir Press hali
    6. "Herhangi bir yer Oscar'ı" ile...
    7. Benim bildiğim aşk, bu filmi evire çevire döver
    8. Ben güzele 'Biutiful' demem...
    9. Hür Adam, KV-Filistin ve propagandist dil
    10. Sinemamız üzerine bir tutam Filistin toprağı serpildi
    1. Merhaba, başlıyoruz...
    2. Sinema nedir?
    3. Kürt Sineması; bir yabancı film furyası!
    4. Gölgesizlerin hikayesi: Av Mevsimi
    5. Film tavsiyesi bekleyenlere...
    6. Siyaset-Sanat ilişkisi
    7. Türkiye'de 'genel izleyici' ve sinema
    8. Sinema; zamanı kullanan şiirsel bir ayna...
    9. En büyük beyaz perde ve en eski sinema kuramcısı
    10. Benim bildiğim aşk, bu filmi evire çevire döver
    1. Hür Adam, KV-Filistin ve propagandist dil
    2. Mavi Marmara yakında sinemalarda!
    3. Sinema ile tanıştıramadıklarımızdan mısınız?
    4. En büyük beyaz perde ve en eski sinema kuramcısı
    5. Türkiye'de 'genel izleyici' ve sinema
    6. Filistin'den önce filmlerine gidin!
    7. Tahran'da bir film ve anlattıkları...
    8. Her öykü başta kısadır
    9. Ölmeyi tercihe edenlere rüya davetiyesi
    10. Film tavsiyesi bekleyenlere...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Hece dergisinde Kalmak
    2. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    3. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    4. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    5. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
    6. Van Kalesi surları restore ediliyor
    7. Tekkeler niye kapatıldı?
    8. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    9. Zile Kalesi restore ediliyor
    10. Üstad Necip Fazıl anılıyor
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek