Aylardır süren 'Arap isyanlarının' Batı destekli olduğu ve Büyük Ortadoğu Projesi'nin uygulaması ve "Siyonizm'in model yükseltmesi" olduğunu söylüyoruz. Arap ülkelerindeki isyanların haklı olduğu ancak manipüle edildiğini yazarken, Amerikancı İslamcılar NATO'nun Libya'yı Kaddafi'den kurtarması için dua ediyordu.
Libya Kaddafi'den kurtuldu ama daha büyük bir canavarın pençesine düştü. Şimdi sıra Suriye'de. Amerikan medyasının "Esad zulüm ediyor" ifadelerini papağan gibi tekrarlayan bizimkiler, neredeyse Suriye'ye savaş ilan edecek. Dışişleri Bakanı her fırsatta Suriye'yi eleştiriyor. Ve biz Suriye ile daha birkaç ay öncesine 'kardeş' olmuşken, şimdi neden 'düşman' olduğumuzu bilmiyoruz.
Eğer düşmanlığımızın nedeni 'Esad zulmü' ise, o zaman Bahreyn ve Yemen'deki zulme neden sessiz kalıyor hükümetimiz? Amerika'nın "3500 Suriyeli öldürüldü" ifadelerine inanıyoruz da neden Esad'ın "1500'den fazla asker ve polisimiz öldürüldü" sözlerine inanmıyoruz? Yoksa Amerika'nın Körfez'deki taşeronları Suudi Arabistan ve Katar'dan para aldığımız için mi Suriye'yi gözden çıkardık.
Aslında resim o kadar net ve parlak ki, ne 'Esad zulmü' propagandası ne de başka bir şey bunu örtemiyor. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Esad rejimi yıkılarak İran ve Hizbullah bağlantıları kesilmek isteniyor. Yeni rejim muhtemelen eski defterleri açacağı için İran ve Hizbullah'a düşmanlık, Batılılara ise dostluk besleyecektir.
İşte o zaman İran'ın vurulması daha kolay olacak. Malatya'ya kurulan NATO radarından birkaç ay sonra İsrail ve Batı'da 'İran'ı vuralım' seslerinin yükselmesi acaba tesadüf mü yoksa planlanmış bir işin uygulamaya konulması mıdır?
Düşünsenize, 1960'dan beri atom bombası sahibi olan ve Nükleer Silahsızlanma Anlaşması'na hiçbir zaman imza atmaya yanaşmayan İsrail, İran'ı bombalamak için hazırlık yapacak, Türkiye ise ona yardım ve yataklık yapacak. Malatya'ya kurulan NATO radarı da, Beşar Esad'a karşı muhaliflerin desteklenmesi de İsrail'e yardım ve yataklıktan başka bir şey değildir.
Bizim yardım ve yataklık yaptığımız (ABD) ve yapacağımız (İsrail) ülkeler Ortadoğu'da milyonlarca insana zulüm ederken neden sesimiz çıkmıyor? 400'den fazla atom bombası sahibi İsrail neden bombalanmıyor da İran bombalanmak isteniyor? Acaba hükümetimiz bunları hiç soruyor mu kendisine? İsrail'in şimdiki Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in bundan yıllar önce "Eğer Diaspora Yahudileri'nin yardımı olmasaydı, nükleer silahımız olmazdı" dediği silahlar için neden Türkiye uluslararası toplumu harekete geçirmiyor da, İran'a saldırı gibi Davut yıldızlı projenin çıraklığını yapıyor?
İşin en acı tarafı ne biliyor musunuz? Eskiden zulme karşı çıkan 'İslamcılar' bugün farkında ya da değil Amerika'nın peşinden giderek zulmü destekliyor. Böylece eskiden 'Amerikancı' diye eleştirdiği kişi, grup ve düşüncelerle bütünleşmiş oldular. Eğer İran ve Suriye'ye saldırılırsa, buna alkış tutmayacaklarının garantisi de yok.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



