Bir millet hayatı tasavvuru, Türk milletinin tarih sahnesinde yer alışı şiirle birebir irtibatlıdır. Çünkü Yunus Emre ile başlayan milletleşme serüvenimiz içinde şairler önemli bir rol oynamıştır. Şair sözünü söylediği oranda millet hayatı bir şekil almış, bir anlam kazanmıştır. Türk milletinin başının derde düştüğü zamanlarda şairler göreve koşmuş ve tehlikeyi bertaraf etmek için işaret fişeğini fırlatmışlardır. Bugüne kadar milletin hep şiiri oldu. Hikâye, roman, müzik, resim ve başka sanat dalları şiirin hep gölgesinde kaldı. "Şiir markası olmayan bir şeydir. Öyle insanların işine yarar ki, başka insanlar şiiri bir marka sanırlar." Şiir bize ne zaman lazım olur? Sözle kurduğumuz bağ zayıfladığında, işe yaramaz hale geldiğinde şiir devreye girer. Bu aynı zamanda millet hayatının tehlikeye girdiği andır. Osmanlı'nın çalkantılı yıllarından günümüze başımızın derde girdiği her dönemde şiir kendini tehlikeye karşı siper etmiştir ve millet bu sayede kendine bir alan açabilmiştir.
Şairlerimiz, birbirinden güzel Türkçe şiirler yazarak, Türk milletinin varlığını da ispat etmiş oldular. Bu da, şiirin Türk milletinin merkezinde yer aldığını açıkça ortaya koyuyor. Bu aynı zamanda milletin şiirle, şairle olan bağının ne kadar güçlü olduğuna işarettir. Bir İstiklal Marşımızın olması şiirin millet hayatında neye karşılık geldiğinin bir nişanesidir. Şiiri dolayısıyla ortaya bir İstiklal Marşı koyan bizden başka kaç millet vardır? Dolayısıyla şiirle yaşadığımız hayat arasında çok sıkı bir ilişki mevcuttur. Bu aynı zamanda Türkiye'nin akıbetiyle yakından alakalıdır. "Bir ülkede şiir son derece avamı derecede yaygın ise, o millet başka milletlerin hizmetkârı olacak bir formata mahkûm olur." Türkiye'de şairler durduğu yer itibariyle ve ortaya koydukları şiir vesilesiyle milletin esaret hayatını reddetme imkânını elinde bulundurmuştur.
Şiir, okuyucusunu kendine yaklaştırma imkânı verir. Böylece insan kendine biraz daha mesafesiz düşer, engellerin aşılmazlığı ortadan kalkar, yürünebilir bir yol bulunması şiir sayesinde mümkün olur. Şiir sayesinde "Okuyucu ve şair beraber birbirlerini yükseltirler. Şair okuyucuyu çağırır, okuyucu öyle bir gelir ki, şair bulunduğu yerden biraz daha yukarıya çıkar." Bu manada Türk şiiri, Yunus Emre ile birlikte bir millet olmak için doğmuştur ve millet kalmak için emin adımlarla yoluna devam etmek zorundadır. Bununla birlikte "Türkiye'de bir kültürel hegemonya söz konusudur. Bu, Türkiye'nin tek başına bir güç olmasını istemeyenlerin kurduğu bir hegemonyadır. Türkiye'nin bir tez sahibi olmasını önlemek isteyenler bu kültürel hegemonyayı ihdas ettiler."
Türkiye'de şiir dışındaki sanat dallarının ön plana çıkarılması, edebiyat türleri içinde şiirin son sırada gösterilme çabası bunu açıkça gözler önüne seriyor. Son yıllarda roman türünün ön plana çıkarılması, İsmet Özel'in deyimiyle, "Türkçe yazan bir dünya vatandaşı"na Nobel Edebiyat Ödülü'nün verilmesi sıradan bir olay olarak açıklanamaz. Bu tamamen milletin "atardamarı" olan şiirin, Türk milletinin gündeminden çıkarılma çabasıdır.
Milletin popüler olana meyletmesi, buna alıştırılma çabası masum sayılabilecek bir girişim değildir. Bu tamamen yaklaşık on asırdır Türk millet hayatında belirleyici bir unsur olan şiirle millet arasına kalın bir duvar örülme isteğidir. Enis Batur "Türkiye'de roman yazılamadı ama şiir yazıldı" derken bir gerçeği de işaret etmiş oluyor. O da şiirin millet hayatının merkezinde yer alıyor olmasıdır. Öyle ki, "toplum kendi sesinin işitilmeye değer olduğunu şiirle netleştirir, şiirle itirazsız olarak ortaya koyar."
Osman Konuk, "Hakikat vaaz edilmiş bir şeydir. Fıtri melekelerimize sadık kalırsak hakikate ulaşmış oluruz" demişti, bir konuşmasında. Türkiye'de şiir hakikate ulaşmada bir işaret fişeği yakar, okuyucu da bu izi takip eder. Şiir, bir yandan Mehmet Akif'e bağımsızlığımızın simgesi olan İstiklal Marşı'nı, diğer yandan Peygambere sevgisinin nişanesi olan Mevlidi Süleyman Çelebi'ye yazdırarak, millet hayatındaki yerine de işaret eder. Dolayısıyla, Türkiye'de şiir, doğru olanın keşfedilmesiyle mümkün olmuştur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



