Mehmet Doğan, 2008 Şubat'ından bu yana tek kitaplı bir şair. Tek kitabın ismi ise müstesna: Furî. "Alabildiğine el çırpmak, alkışlamak" anlamına geliyormuş Furî. Furî'de Mehmet Doğan dikkatleri üzerine çekecek pek çok sanat değerine yer vermiş, fakat biz bunlara kısaca değinip, içlerinden birisine genişçe temas edeceğiz: Şiirsel bir dil olarak argoya...
Furî'nin şairi hakkında sahici meraklılar için şu kadarını söylesek yeter: Has şiirler yazan bir şair Mehmet Doğan...
Sözü fazla uzatmadan, Mehmet Doğan'ın kitabını okurken, sayfa boylarına düştüğüm kısa notları buraya çıkarmak istiyorum:
1. Not: Kopya etmiyor, taklit yapmıyor, takip etmiyor. Tıpkı, Fuzûlî'nin işaret ettiği gibi, ne eski yoldan sapıyor, ne de bütünüyle yeni yoldan çıkıyor...
2. Not: Bir müzik ustası. Şiirde sese ve ahenge verilen müthiş değer. Ahmet Haşim ve Yahya Kemal bu şiire destek verirlerdi.
3. Not: Yaşadığımız dönemin zihniyetini iyi yansıtıyor. Bir toplumbilimci, bu kitaptan yola çıkarak, nice başarılı tahliller yapar...
4. Not: Genç Türk şiirinde sanata onun kadar yer veren var mı? Nice söz sanatı, keyif veriyor onun şiirinde okura...
5. Not: Ne muziplik ne ironi. İkisi arasında bir yerde. Ama kimi zaman bu ara yer, argoya doğru uzanıyor.
Örneklendirelim şimdi...
1. Not'a bir örnek olarak, "Peri Masalı" şiiri verilebilir. İşte küçük bir ikram:
"Benim aşkım da harcıâlem bir peri masalıdır/Hüküm giymez yasaldır sonuçta bir masaldır//Benim aşkım odlara bekleyen gür bir ormandır/Kıvılcımı mâsum yusuftur yangını züleyhâya benzer//-Benim aşkım âl âl olmuş güllere benzer-/Sürgününe memnun çünkü yanaklarda ebûzer"
2. Not'un açıklaması: "Irmak" adlı şiir. Bir şiirin adı "Irmak" olur da o şiirde bir ırmak çağıldamaz mı? İşte bu "Irmak" şiiri, tam da bunun timsalidir. Kusura bakılmasın, örneklendirmek için şiirin tamamını buraya almam lâzım. Bu ise yerimizin darlığından ötürü mümkün değil; lütfen Furî'nin 39. sayfasına müracaat edelim...
3. Not'u örneklendireceğim, memnuniyetle: "Yıllarımız çağdaş efsaneler/Ezberlemekle geçti/Üniformalı cumhuriyet ve/Yulaf ekmekle geçti" (s. 24)
"Şehirde kızlar gördüm/Göbekleri açık gözleri kapalı" (s. 64.)
"Dedem nedâmet getirdi hapis yattı uzun zaman. Evren paşayla yattı uzun zaman. Oğlunun komünist oluşuna bir kızgınlık koydu koynuna." (s. 69)
"Şiire yönelirken şeyh şamil şarkıları" (s. 71)
4. İşte dört dörtlük birkaç edebî sanat; yalnız, bir imtihan olsun diye, yanlarına hangi sanat olduğunu yazmıyorum. Yani siz bulacaksınız:
"Bu şehirde bir anneyi betimleyince adres/Çiklet çiğneyen bir anneyi betimleyince adres/O zaman alestâdır mavi kuşkular/Belli ki körpe yıldızları rahat komuyor heves" (s. 58)
"Bizler şehrin hovarda sakinleri/Artık geniş bir mezar olan bu dünyadayız." (s. 63)
"Sıra sende/Sende dur/Dum./Sende duruyorum." (s. 83)
Muziplik, ironi, ve dahi argo...
Şair Mehmet Doğan, Furî'de bu kelimelerle izah edilebilecek unsurları çok kullanıyor. Doğrusu, muziplik ve ironi için buraya bir örnek metin düşmeyeceğim, fakat şairin bir şiir dili unsuru olarak argoyu nasıl da başarılı bir şekilde kullandığını göstermek istiyorum.
Tabii, bir açıklama gerekebilir kimi okurlarımız için burada: Argonun ne işi var şiirde diyenlere, özel bir argo dersi vermek gerekebilir. Bu, elbette uzun iş, fakat meraklısı için bu "özel dil" için birkaç kaynak kitap verelim:
1. Ferit Devellioğlu'nun "Türk Argosu" kitabı. İnceleme ve sözlük olarak hazırlanan bu kitapta 70 sayfaya yakın, oldukça geniş bir giriş makalesi var. "Türk Edebiyatında Argo" ara başlığını özellikle okuyabilirsiniz...
2. Osman Cemal Kaygılı'nın "Argo Lügatı" da işinize yarayabilir, isterseniz...
3. Hulki Aktunç'un "Türkçenin Büyük Argo Sözlüğü"ne de bakabilirsiniz tabii ki...
4. Mehmet Aslan'ın Argo Kitabı fena değildir...
5. M. Halit Bayrı'nın "İstanbul Argosu ve Halk Tabirleri"ni de bulabilirseniz inceler, argoyla ilgili malumat sahibi olursunuz...
6. Filiz Bingölçe'nin derleyip toparlamış olduğu birkaç adet argo kitabı da hatırlanabilir.
İşte Furî'den örnek kullanımlar:
Mehmet Doğan'ın metinlerinden seçtiğim şu ifadeler şiirde bu özel dilin nasıl kullanılacağına delil olabilir:
"Aktıkça o cömert bögü beynim pantuflanın kokak metropolünde bir pazvant olarak kalacak. (...) Paçoz tortularından silkinmeli gözlerin. Çıkardığın her tavuş bir uğraş anlamı kazımalı alnına. Evimize miafir olan naleyi bu anlamla ırgala." (s. 9)
"Yârimin elinde Kızılelma dilinde karşariko/Adın anıldığı an katafora olurdum/Zemin edinsen balyozlar/Sözlerinde geven otlarını döverler" (s.16)
"Dızman dudaklarını yalasan boynuma bin yıl/Her yanım göbelmiş gibi tamtakır seni ararlar/ (...)/Ilgıncarla beslenen yorga bir diye tarif edememem/Genç kızların düşlerini fitlemek bana düşmez" (s. 19)
Bunların dışında, Mehmet Doğan'ın muhafazakâr argosuna örnek olarak "çukumak", "argaçlamak", "kaypamak", "bızlangıç", "becelleşmemek", "kirloş", "kriptoluk", "ıskarson", "finek", "dayangaç", "kevirsellik"... gibi ifadeleri de gösterebiliriz.
Şunu da söyleyelim, Mehmet Doğan'ın şiirinde karşımıza çıkan bu ve benzeri kelimelere bilindik argo sözlüklerinde pek rastlayamazsınız. Bunun sebebi olarak, argo dilin daima canlı oluşu ve argoyu üreten şairin dille olan serbest güreşi gösterilebilir.
Sözün özü...
Mehmet Doğan'ın kitabı Furî gözden kaçırılacak bir eser değil. Okunması şart... Hele ki şiire kafa yoran, şairliğe merak salan gençler mutlaka Furî'ye ritim tutmalıdırlar...
P. K. 205, Ulucami, BURSA - www.edebiyathayatmemat.blogcu.com


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



