milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • "OKUL SÜTÜNÜN YANINDA BAL DA DAĞITILSIN" ÖNERİSİ
  • YAPAY TOHUMLAMA İLE SAĞLIKLI ARI KOLONİLERİ YETİŞTİRİLECEK
  • VATANDAŞ GIDADA HİJYEN ARIYOR
  • DMİTRİY MEDVEDEV: "KAZAKİSTAN İLE STRATEJİK ORTAĞIZ"
  • "KENTSEL DÖNÜŞÜM, AFETLERİN TEHDİT ETMEDİĞİ BİR GELECEK VADEDİYOR"
  • HAVUZ TEMİZLİĞİNİ KOLAYLAŞTIRAN VE SU TASARRUFU SAĞLAYAN PROJE

Şeytan ve azabı

14 EYLÜL 2011
ÇAR 01:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

11 Eylül bilmece-olayının 10. yılı vesilesiyle yapılan törenler ve yayınlar ile Amerika'nın saldırgan kimlikten saldırıya uğramış mağdur görüntüsüne yöneldiği söylenebilir. Saldırıda anasının karnındaki çocuğun babasını tanımamış olması gibi yürek burkacak bireysel dramlara karşı en katı yürekler bile bir anlık da olsa şöyle bir titremişler, içten bir sızı duymuş olmalıdırlar. Binlerce bireyin hayatlarını derinden etkilemiş olan bu olayın, yolaçtığı bireysel dramları dünyanın önüne sermek, Amerika'nın erdemsizliğinin ne kertede pervasız olabildiğinin aynı zamanda ortaya konulması anlamına da gelir. Obama konuşmasında İncil'den alınan bir ibareyle, aslında Amerika'nın ruh ve zihin yapısını imaen anlattı: "Dağlar denize taşınsa bile korkmayacağız." Yani saldırganken mağdur, mağdurken mağrur, mütekebbir olma ve görünme durumlarının iç içe geçmesiyle ortaya çıkan marazlı kimlik.

İstihbarat, strateji vb. uzmanların bile 11 Eylül saldırılarını tartışmalı ve bir hayli kuşkulu ve de karanlık bulmaları bir yana; saldırının gerekçe olarak kullanılmasıyla ortaya çıkan gelişme ve sonuçlar, Amerika'nın ne kadar pervasız, tehlikeli, yıkıcı, fesatçı, acımasız ve gaddar olabileceğini ortaya koymuştur. Herhalde şu olay ibretamiz sayılmalıdır. 11 Eylül saldırısının hemen akabinde, yaklaşık bir ay sonra Afganistan hedefe konuldu. Taliban, sözüm ona yönetimdeydi. Daha önce Sovyet işgaline karşı mücadele eden "mücahitler" ittifakı iktidar ve yönetmede başarılı olamadıkları (ya da başarısız kılındığı) için "Taliban" olarak adlandırılan bir grup ortaya çıkarılmıştı. İktidardan apar-topar, paldır-küldür alaşağı edilirken, saldırıyı gerçekleştirenin "El-Kaide", onun da başında Usame b. Ladin adlı birisinin olduğu dünya kamuoyuna ilan edildi ve adeta kabul ettirildi. Aslında yakın zamanlara kadar İkiz Kulelere saldırıyla ilgili ciddi kuşkular ve failleri konusunda tartışmalar devam etmiştir. Hâlâ mantık temelinde ve bilgi ve teknoloji ölçeğinde yapılan akılyürütme ve tahlillerin, Amerika'nın resmî söylemine yoğun kuşku içinde olunması gereğini vurgular niteliktedir. Ama tıpkı Kennedy suikastinde olduğu gibi konu bağlamından ustaca yalıtılmıştır. Kennedy suikasti konusunda, resmî beyan ve uygulamaların yetersizliği, daha doğrusu gerçeği kararttığı düşüncesiyle dönemin ünlü düşünür ve yazarı B.Russell, Kennedy suikastinin uluslararası bir araştırma kurulu oluşturulup soruşturulması için çaba sarfetmişti. Vatan gazetesindeki söyleşisinde (12.9, Pazartesi) M. Kaynak, Kennedy suikastinin gerçek nedenini örtme bahanesiyle katilin kim olduğu, sorusunun öne çıkartıldığına dikkat çeker.Kendince asıl nedenin, Kennedy'nin Sovyet Rusya'nın yerine Avrupa'nın desteklenmesi ve güçlendirilmesi görüşünde olduğuydu. Tartışılmaya değmez mi?

11 Eylül saldırısı dolayısıyla Kaynak, küresel sermaye ile ulusal devlet (millî devlet) olgularının çatışma sürecini tahlil konusu etmekte. 11 Eylül saldırısının asıl nedeninin Amerika'nın küresel sermayeyi tasfiye etmek olduğu yorumunu yapıyor. İstihbarat ve iktisat penceresi böyle bir yoruma imkan verebilir ama bu gerçeğin bütününü açıkladığı şeklinde ele alınmamalıdır.

Adı bir sehiv sonucu genel bir kabule dönüşen "Amerika", temsil olunan insan bakımından da giderek genel insan tanımından soyutlanmış bir yaratığa dönüştürülmüş varlığı adeta simgeler. "Amerika" adı, 1497 yılında Kuzey Amerika'ya ulaşan tüccar ve denizci Amerigo Vespucci'nun hatırasına hürmeten, Alman coğrafyacı Weldsee Müller tarafından kullanılmıştır. Oysa Vespucci mektuplarında (1504'te yayımlanan) "Mundus Novus", yani "Yeni Dünya" nitelendirmesinde bulunmuştu. Ayrıca Kristof Kolomb, 1492-1504 yıllarında buraya ulaşmış ve dolaşmıştı. "Amerika" adı nasıl bir yanılgı sonucu meşhur olduysa, "Amerikalı" denilen varlık türü de genel insan türünden adeta yalıtılmış bir varlıktır. Denebilir ki bir şâz, yani "irregular'" varlıktır. İnandığını söylediği ve uğruna mücadele ettiği şey, aslında inkâr ettiğidir. Erdem, özgürlük, adalet, insanlık, doğruluk, iyilik ve güzellik vb. kabul edip uğruna mücadele ettiğini savunduğu her değerin Amerika ve Amerikalı tarafından nasıl yokedildiği, kısa tarihinde sayısız örneklerle ortaya konulmuştur. Kızılderili yerli soykırımı, ondokuzuncu yüzyılda Meksika'ya karşı yapılan savaşlar ve buna karşı Henry Thoreau (1817-1862)'nun "Sİvil İTaatsizlik" (Civil disobediénce')'ı, Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombası, Irak ve Afganistan-Pakistan'da sürüp giden vahşet ve katliamlar, en katı bir şekilde karşı olduğunu ve mücadele ettiğini ileri sürdüğü komünizmin temsilcisi Sovyet Rusya'yla anlaşmalı "Soğuk Savaş"ı, vb. nasıl bir ruh ve zihniyet ile insanlığın karşı karşıya bulunduğunu gösterirler.

11 Eylül'ün bireysel mağdurları, gerçek suçluyu arıyorlarsa, o hemen yanıbaşlarında, hatta içlerinde mağdur rolüne yatmış olarak durmaktadır.

İKİÖLÜM

Geçen hafta ve önceki haftalarda iki inanmış ve temiz insan Hakk'a yürüdü. Öğretmen Hayrettin Ladikli ve Mustafa Şirin. Sevgili kardeşim Mustafa'yı son olarak birkaç yıl önce, Osman Nalbant'ı Samandıra'da ziyaretimizde görmüş ve hastalığından dolayı tarifsiz bir acıyı yaşamıştım. Mustafa'yı, Yüksek İslâm Enstitüsü (bugünkü Marmara İlahiyat)'nde öğrenciyken sınava girerken Ankara Siyasal'a başladığında tanımıştım.Benden sonra Maraş İmam-HatipOkulunu bitirmişti. Edebiyat'ın Akay Yokuşu'ndaki bürosuna götürmüştüm. Siyasal'ı bitirdi, bir ara İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. Sonra DPT'ye geçti ve Parkinson hastalığına yakalandı. Eski Diyanet İşleri Başkanı ve MSPMilletvekili muhterem Lütfi Dğan hocanın kerimeleriyle evlendi.

Saf, hüznünü hep içten ve içinden yaşayan sevgili Hayrettin Ladikli öğretmenlik, yöneticilik yaptı. Henüz yasası olmayan Eğitim-Bir Sendikası'nın teşkilatlanma esnasında tanıdım onu. Bayrampaşa teşkilatının kurulmasında Hikmet, Asım gibi öğretmen arkadaşların içinde yer aldı. Tansiyon, kalp, şeker hastalıklarından muzdaripti ve zorunlu olarak erkence bir yaşta emekli olmuştu.

Her iki dost ve kardeşe, rahmet, mağfiret diliyorum. Ailelerine, dost, arkadaş ve yakınlarına da sabır...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 14.09.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: 11 eylül, ikiz kule, abd, obama, afganistan, irak, bağdat,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek