Sevgili halkım; ne olur dünyanın nereye doğru gittiği, Türkiye'nin bu yeni dünya düzeninde nasıl bir rol üstlendiği, hangi görevlerin bize verilmek istendiği, bizim ne yapmak istediğimizle biraz olsun ilgilensen...
Dünyadaki genel resmi göremeden, Türkiye'de olup biteni anlayamazsınız. Dünya düzeninin parametrelerini değiştiren unsurların Türkiye'yi de sarstığını göremezsiniz. Keşke hepimizin gündelik hayatını da etkileyen bu gelişmelere kafa yoracak enerjiyi, bu gelişmeleri yorumlayacak bilgiyi edinecek zamanı bulabilseniz.
Sevgili halkım; biliyorum adaletsiz düzenden, yoksulluktan, yolsuzluktan şikayet ediyorsun. Ama ne yazık ki sadece şikayet ediyorsun; bu düzenin değişmesi için kılını bile kıpırdatmıyorsun. Emek vermiyorsun, çaba harcamıyorsun, hep başkalarının senin için yapmasını bekliyorsun.
Nerede örgütlendiğin sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve sivil inisiyatifler?.. Haksızlığa, hukuksuzluğa başkaldıran, halkın çıkarlarını koruyan sivil toplum örgütleri kurmadığın gibi, kurulanlara da destek olmuyorsun, omuz vermiyorsun, maddi katkıda bulunmuyorsun...
Sevgili halkım; biliyorum demokrasiyi çok seviyorsun ve özlemle bekliyorsun. Ama daha demokratik bir Türkiye inşa edebilmek için elinden geleni yapmaktan kaçınıyorsun. Başını "belaya sokmak" istemiyorsun, "kurulu düzeni bozmaktan" çekiniyorsun... Demokrasinin emek verilen, hak edilen, ter akıtılan bir kurum olduğunu unutuyorsun.
Özgürlüklere sevdalısın ama sıra yasakçılarla mücadele etmeye gelince pek ortalarda gözükmüyorsun. Herkes için özgürlük istemekte cimri davranıyorsun, kendi özgürlüğünü daha çok önemsiyorsun. Yılan sana dokunmuyorsa, bin yıl yaşamasını istiyorsun.
Sevgili halkım; çalışmayı pek sevmiyorsun. Alın terinin, emeğin, helal lokmanın kutsiyetini unutuyorsun.
Manevi değerlere verdiğin değer her geçen gün azalıyor, maddi ve kişisel çıkarlar her şeyin önüne geçiyor.
Artık eskisi gibi yoksulu gözetmiyorsun, yetimin başını okşamıyorsun, komşun açken sen tok uyuyabiliyorsun...
Sevgili halkım; farkında mısın, sevgiyi azalttın, hırsı çoğalttın. Saygıyı eksilttin, küstahlığı artırdın.
Aşkı öldürdün, muhabbeti yok ettin.
Dünyayı kendine dar ettin.
Hayatı çekilmez hale getirdin.
Ne olur, dön bir bak kendine; Bu gidiş nereye?
Not: Bir süre izin kullanacağım için yazılarıma ara veriyorum.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



