milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DMİTRİY MEDVEDEV: "KAZAKİSTAN İLE STRATEJİK ORTAĞIZ"
  • "KENTSEL DÖNÜŞÜM, AFETLERİN TEHDİT ETMEDİĞİ BİR GELECEK VADEDİYOR"
  • HAVUZ TEMİZLİĞİNİ KOLAYLAŞTIRAN VE SU TASARRUFU SAĞLAYAN PROJE
  • ELEKTROMANYETİK DALGALARIN ARILARA ETKİSİ ARAŞTIRILACAK
  • DEMİR BARİYERLER OK GİBİ SAPLANDI, YOLCULAR ÖLÜMDEN DÖNDÜ
  • DESTİCİ: 'DOSYA KAPATILIYOR MU' ENDİŞESİ TAŞIYORUZ

“Şeriattan kıl kadar ayrılan, tarikattan dağ kadar ayrılır…”

14 EYLÜL 2009
PZT 00:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Osmanlı Padişahı Birinci Murad, Hacı Bayram-ı Veli'yi çok sever, saygıda kusur etmez... Yoğun işleri arasında fırsat bularak mutlaka onu ziyaret eder ve hayır duasını alır. Yine bir ziyareti sırasında dört yaşındaki oğlu Şehzade Mehmed'i de beraberinde götürüp Hacı Bayram-ı Veli'nin elini öptürür. Sultan Murad ile Hacı Bayram-ı Veli sohbet ederken, sohbetin bir yerinde Sultan Murad:

- Efendim, der. Kostantiniyye şehrini alıp bu şehre İslâm'ın mührünü vurmak, şehrin ruhunu İslâm'ın nuruyla aydınlatmak ve şehrin semalarında çan sesleri yerine ezan seslerini yükseltmek isterim. Lütfen duanızı bizden esirgemeyin.

Hacı Bayram, ona şu cevabı verir:

- Allah ömrünüzü uzun, devletinizi payidar etsin. Ama Kostantiniyye'nin alındığını ne siz görebilirsiniz ne de ben...

Sonra yerde oynayan Şehzade Mehmed ile kapının yanında hizmete hazır bekleyen Akşemseddin'i gösterir:

- Ama bu çocukla bu Köse görür...

Hakikaten de öyle olur. Fatih Sultan Mehmed İstanbul'u aldığı sırada yanında Akşemseddin bulunur. Akşemseddin İstanbul'un manevî fatihi, manevi mimarıdır. Bu nedenle Akşemseddin öyle sıradan bir bilgin değildir. Soylu bir ulema ailesinden - Şeyh Sühreverdi'nin soyundan- gelmektedir. Çok ciddi bir tahsilden sonra Osmancık Medresesi'ne müderris olur. Bir müddet medrese hocalığı yerine getirdikten sonra tasavvuf ilmine merak salar. Büyük mutasavvıf Hacı Bayram-ı Veli'ye intisap eder. Uzun müddet tasavvuf dersleri alır ve müderrislik payesine haiz olduğu, müderrislik yaptığı hâlde Hacı Bayram-ı Veli'nin yanında payeleri bir yana bırakarak büyük bir özveri ve mütevazılıkla onun hizmetine girip öğrencisi olur.

Osmanlı'nın çöküş sürecine girene kadar tasavvuf dergâhları büyük bir mektep işlevini görür ve dinamizm aşılar. Deyim yerindeyse Osmanlı münevverinin ve ruh hamurunu yoğuran ve onlara İslâm'ın berrak esintisini sunan, eğiten bir üniversitedir. Dolayısıyla Tasavvuf, Osmanlı devletinin bekasında büyük bir işlev görmüştür. İslâm şeriatı mükemmelen öğrenildikten sonra ikinci merhale olarak tasavvufa geçilmiştir. Zaten "Şeriat,* Tarikat, Hakikat, Marifet" şeklinde sıralanan cihanşümul olan İslâm dinini anlama ve algılama yöntemi bunun bir sonucudur.

"Tarikat, Şeriattan yani şeriat ilminden sonra gelir. Şeriattan kıl kadar ayrılan, tarikattan dağ kadar ayrılır. Şeriat İslâm'ın kendisidir. İslâm'ı anlamak için, başta Allah'ın kelamı olan Kur'ân-ı Kerim'i ve Peygamberimizin hâdislerini iyi anlamak ve bunları açıklayan ana kaynakları bilmekle olur. Bunlar da, tarikatla değil, derinlemesine ilmî çalışmakla İslâm dinini bütün detaylarıyla bilmekle mümkün olur.

"Şeriattır cümle işlerin başı,

Şeriatsız tarikat şeytan işi,

Her kimde olmazsa ilmi şeriat,

Onun şeyhi şeytandır bil ki mutlak."

Bu bağamda bundan on beş yıl kadar önce bir Şeyh Efendi ile yaptığım görüşme sanıyorum konuyla ilgili çok önemli bir örnektir. Şöyle ki:

Taşradan gelen bir grup arkadaşın ısrarıyla bir Şeyh Efendi ile görüşmeye gittik. Görevlilere durumu izah edip görüşme talebimizi ilettik ve kabul edildi. Bir süre bekledikten sonra Şeyh Efendi'ye tanış biliş olduk. Görevlilerin bir ricası olmuştu. Yalnızca Şeyh Efendi'yi dinleyecek fakat soru sormayacaktık. Ama serde masum ukalalık yapmak var ya, bir yolunu bulup müntesiplerinin kaşlarını çatmalarına aldırmadan beylik soruyu sordum:

- Efendim, dedim. Zatıâlinizin müridlerinin çoğu gerekli İslâmi bilgileri dahi bilmiyor ve siz onlara tövbe veriyor, tarikata girmelerine izin veriyorsunuz. Bu düpedüz bir çelişki değil mi? Şeriatı bilmeyenlerin, diye soruma devam etmek isterken Şeyhin yanında bulunan çok bilmiş bir görevli sözümü kesip "Soru sormamanızı istemiştik..." şeklinde beni uyarmaya kalkmasın mı... Şeyh Efendi tatlı bir tebessüm ve el hareketiyle görevliyi susturup "Beyefendi oğlum, sen sorunu sor" diye sorumu sormamı istedi.  Efendim dedim, maksadımı anladınız. Şeriatı bilmeyen talebelerinizin tarikat katmanlarında yürümek istemesi pek doğru olmasa gerek. Bu, daha birinci basamağı çıkmamış insanların ikinci basamağa çıkması gibi bir şey değil mi? Hiç yüzme bilmeye insanların yüzme öğrenmeden denize girmesi gibi bir şey değil mi?

Şeyh Efendi gülümsedi. Haklısınız evlâdım, dedi. Her şey sırayla. Ne var ki ülkemizde dinimiz yeterince öğretilmiyor. İmkânlar kısıtlı. Halkımızın dini ihtiyaçları görmezden geliniyor. Bize düşen görevde onların bu taleplerini kısmi olarak karşılamak. İnsanımızın durumuna vakıfız. O yüzden biz "Tarikat" adı altında onlara İslâm anlatmaya ve öğretmeye çalışıyoruz..."

Şeyh Efendi'nin bu cevabı yüreğime fazlasıyla su serpmişti.

Sonuç olarak, tasavvuf olgusu asli kimliğiyle anlatılmalı ve İslâm'ın aydınlık ve ışıltılı gerçeklerinin öğrenilmesine vesile olmalıdır...

* Şeriat, şerit, yol demektir. İslâm şeriatı İslâm'ın yolu, Hıristiyanlık şeriatı Hıristiyanlığın yolu, Yahudilik şeraiti Yahudiliğin yolu demektir... Allah indinde tek geçerli yol ise İslâm'ın yoludur. Çünkü diğer ilâhî dinler tahrif edilip, asliyetini kaybetmişlerdir...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 14.09.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: osmanlı, şeriat, tarikat,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Fahri Güven

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Üç farklı Said Nursî
    2. Allah'ın sözü olan Kur'an'ın önemini çocuklara kavratmak...
    3. Çocuklara Allah inancı şöyle anlatılmalıdır...
    4. Çocuklara Allah sevgisi nasıl anlatılmalıdır?
    5. "Kıblesiz bir dünyada yaşıyoruz ama bizim kıblemiz var..."
    6. Şiir sağanağı…
    7. Padişahların ölümleri...
    8. Hacca gidemiyorsanız Hazreti Peygamber'e mektup yazın...
    9. Said Nursî'nin 1940 sonrasında gördüğü zulüm ve işkenceler...
    10. Bediüzzaman Said Nursî'den kadınlara tavsiyeler...
    1. İstiklâl Marşı’nın yazılış hikâyesi… (1)
    2. Hz. Peygamber: “Cennet’in kokusunu duymak isteyenler çocuklarını koklasın...”
    3. Metin Yüksel'in şehid edilişinde teselli...
    4. Çocuk eğitimi anne karnında başlar…
    5. “İstiklâl Marşı”nın yazılış hikâyesi… -II-
    6. Hz. Enes’in Hz. Peygamber’le ilgili bir hatırası…
    7. “İzmir Kestane Pazarı Üniversitesinde” yaprak dökümü…
    8. Bir mebusumuzun anlattığı Ömer Seyfettin’in “Üç nasihat”i…
    9. Çocuk sevgisinin Sevgili Peygamberimizdeki yansıması…
    10. Üstad İsmet Özel ve “İstiklâl Marşı Derneği…”
    1. Hz. Ali’den üç mektup…
    2. Bedduanın da böylesi...
    3. İsmet Özel mi haklı, yoksa İhsan Süreyya Hoca mı?
    4. Başbakan, teamül ve tahammül…
    5. Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’nın alnına yazılan hat…
    6. Toptancılığa destek vermek düşüncemizi tasfiye etmek değil midir?
    7. Bir tokat bir çocuğun da, bir ülkenin de hayatını söndürebilir…
    8. Döşeği yere sert atmanın anlamı…
    9. Ahmet Muhtar Büyükçınar Hoca Efendi’yi ziyaret…
    10. Hz. Ömer’den ibret dersleri...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek