Her şeyin bir evveli bir de ahiri vardır. Fani dünya hayatında en çok ve en çabuk harcanan bu öncesi ve sonu olan şey ise zamandır. İşte bugün yeni br miladi yılın ilk günü 2011 Ocak 1 Cumartesi. Dün de 31 Aralık 2010 idi. Arada tam bir gün fark var ama sonuçta biri geçen sene diğeri de bu sene... Şiirlerde, şarkılarda anlatılan zaman bir 'rüzgar'a bir 'su'ya benzetilir. Çünkü o akıp geçen bir şeydir. Statik değil dinamiktir; sabit değil caridir. Meşhur bir ezan benzetmesi vardır ki hatta 2010'da izlenme rekoru kıran Türk filmi olan Newyork'ta Beş Minare'nin bir sahnesinde de bir hocaefendi anlatır: 'İnsan ömrü' der. "Ezan ile namaz arasındaki süre kadardır. Yani, insan doğduğunda isim verilirken sağ kulağına ezan okunur, sol kulağına da kamet verilir. Fani dünyadan göçtüğünde de cenaze namazı kılınır malum. İşte bir ömür böyle kısacık geçiverir. Bir ezan ile namaz arası kadar vadeli dönemde..."
2010 HİTLERİ
Hit kelimesi vurmak demektir, İngilizcede. Malum olduğu üzere bir müzik albümünde en çok vurulan, tıklanan yani beğenilen eser anlamında kullanılmakta. Yukarıdaki başlığı bu anlamın çoğulu olarak attım. Ama yazdıktan sonra baktım başka manaya da geliyor. Yani 2010 yılının en gaddar, zalim devlet başkanı yani Hitleri kim olabilir? O insanlık düşmanını siz bulun. Onu da size bırakıyorum. Gelelim geçen senenin bana göre en önemli yani hit olaylarına. Birincisi; bizim insanımızın başlattığı ama dünya çapında ses getiren Gazze mağdurlarına yardım götürürken siyonist işgalci devletçe mağdur edilen Mavi Marmara olayı idi.
NOELE KARŞI NO-EL
Her insanın yabancısı olduğu şeye karşı bir duruş refleksi vardır. Bu direnç eğer beslenmezse zamanla kırılır ve farkında olmadan zaten zayıf yaratılmış insanoğlu o yabancı propogandanın devamında yenik düşerek o olguyu kansıksamaya başlar. Günümüzde kutsalların bile ticari meta olarak kapitalist sistemde paraya dönüştürldüğünü düşünürsek masum bir miladi yılbaşının bile araya ilkel Noel Baba figürü ile tüketim çılgınlığına çevrilmesi buna en güzel örnek. Dükkanlarda, ekranlarda cingılbell müziği ile beslenen bu Noel' karşı biz de her türlü yabancı yani el'e karşı No-el diyerek ironik bir muhalefet yapalım diye bir başlık attım yazıma. Tabii aslında buradaki 'no' kelimesi de yabancı bir ön-ek. Olsun onların lisanında hitap edelim derken aklıma bir arkadaşın geçenlerde yurtdışında bir tuvaletin önündeki levhaya atfen yaptığı bir espri aklıma geldi. İçeride sigara içmeyi yasaklayan 'NoSmoking' levhasını işaret ederek şöyle dedi, hiç anlamamış gibi: 'Hocam, bak burada tuvalete smokinle girmek yasakmış!' Aynı uyarıyı aslında yeni bir yıla Noelle değil; bilakis, geçen bir yılın muhasebesini yaparak büyük hesaba çekilmeden önce 'kendinizi hesaba çekiniz' kutlu uyarısına göre nefs muhasebemizin bilançosunu çıkarmalıyız...
YILIN OKURU
Şerafettin Yolaç, Zonguldak'lı okurum her Cumartesi gazeteyi okuduktan sonra hemen beni arar ve teşekkür ettikten sonra yazımı özetler. Geçen yazımda onun soyadını sehven yanlış yazmışız. Böylece hem tashih etmiş hem de yılın okuru olarak bu köşeden tescil etmiş olduk, vefalı Şerafettin amcayı...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



