Perşembe günkü yazımda, ASKON Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiğimiz ilk "ESAM İstanbul Konferansı" sonrasında, iki arkadaşımızla "ADİL DÜZEN"in mutfak ve mektep çalışmalarının yapıldığı AKEVLER Kooperatifleri'nin bulunduğu merkezimize geçtiğimizi, 640. "KUR'AN VE İLİM SEMİNERLERİ"nin son kısmına katıldığımızı yazmıştım... Söz konusu bu seminerler için her hafta hazırladığım "Seminer Notları"nın her biri yirmi sayfadan fazladır... Aşağıda, işte o son seminerden derlediğim "bir sayfalık bir demet" sunuyorum...
Bundan 200 sene önce ilimler bu kadar gelişmemişti. Tarih bilinmiyordu. Bugün ise dünya güneş sisteminde küçücük bir yer işgal eder. Hazreti İsa da insanlık tarihinde çok kısa zaman işgal eder. Galaksimizde 200 milyar yıldız vardır. Bizden uzaklığı 14 milyar ışık yılından fazla olan yıldızları göremeyiz, çünkü bize onların ışıkları gelmez, ulaşmaz. Biz ise evrenin ancak 12'de birini görebiliriz. Görünen uzayda 350 milyar galaksi vardır. milyon... milyar... milyar... yıldız vardır. Buradaki bir insan nasıl tanrı olabilir?..
İsrail oğullarının kendileri şirk içinde değildirler ama başka ulusları şirk içine sokma çabası içindedirler; bu da kendileri şirk içinde imiş gibidir. Çünkü mü'minlerin görevi insanlığı şirkten uzak tutmaktır. Ele kuyu kazan sonunda kendisi o kuyuya düşer. O halde Hıristiyanlığın 2000 yıllık şirk sorumluları İsrail oğullarıdır...
Sermayenin para (karşılığı olmayan faizli kağıt para) sömürüsünden önce, Hıristiyanlar ve Müslümanlar onların (sermaye sahiplerinin) zihnî sömürüsüne son vermelidir.
Bugünkü dünya düzeninde tüm işçiler köledir. İslâmiyet'te kölelik fiilen kaldırılmıştır. Köle efendisinin yediğini yer, kaldığı yerde kalır, onun giydiği elbiseyi giyer. Köle tam kişiliğe sahiptir. Haksız bir iş yapılırsa hakemlere gider ve hakkını alır. Bazı yaptırım sistemleri vardır. Efendi köleye kötü muamele yaparsa, hakemler kararı ile köle her ay kazancından bir pay vermek suretiyle efendisinin evinden ayrılabilir. Hattâ yeteri kadar para kazanıp efendisine ödediği zaman hür olur. Kölelik kölenin efendisine ibadet etmesi değildir. / İslâm düzeninde kişiler daima birbirine eşittir. Birbirlerine bir şey verdikleri zaman hukuken topluluğa vermiş ve topluluktan almış sayılırlar. Birbirlerine borçlanmazlar. Şartlara uygun olması şartı ile borcunu ödeyemeyenin borcunu devlet öder. Borcunu ödeyemeyen borçlanma ehliyetini kaybeder. / Kişinin bir başkasının alacağı adına el koymak demek, onu ona köle ediyorsun demektir. Eskiden borcunu ödeyemeyen köle oluyordu. İslâmiyet bunları elbette yasaklamıştır ama cebri icra da yoktur. Adamın mal varlığına dokunulamaz...
Burada anlatılan kişi de doğar, büyür, gelişir, yaşlanır ve ölür. Topluluklar da doğar, büyür, gelişir, yaşlanır ve ölür. Topluluklar bu dünyada evrimleşir ve daha üst yapıya ulaşırlar. Kişiler ise daha üst yapıya âhirette ulaşırlar. / Toplulukların zamanla yaşlanmaları hâlinde bozulmalar olmaktadır. Bunun sebebi, yaşlanmış olup ömrünü dolduran topluluklar ortadan kalksın, onların yerine daha ileri olan topluluklar ortaya çıksın içindir. Tarihe bakalım. Kur'an'ın vurgular yaparak defalarca bildirdiği şeyler hep olmaktadır. Hıristiyanlık ileri uygarlık olduğu için kadim Roma uygarlığını ortadan kaldırmış, onun yerine kendisi dünyaya hükümran olmuştur. İslâmiyet daha ileri uygarlık olduğu için o da Hıristiyanlığın yerine hükümran olmuştur. / Bunlar devirlerdir. İnsanlar arasında dolaşır. / Allah'ın rab sıfatı hep tecelli eder durur, kişilere de topluluklara da tecelli eder. / İşte biz buna dayanarak diyoruz ki; "ADİL (EKONOMİK) DÜZEN" geldiğinde "bâtıl" gider. Böyle olacağından katiyen şüphe etmiyoruz. 1970'lerde biz bunları söylemeye başladık... Ondan sonra neler oldu?.. Söylediklerimize adım adım yaklaştık... Sovyetler yıkıldı... Şimdi kapitalizm debeleniyor... Demek ki Allah insanlığı eğitmekte ve yetiştirmektedir... (Devamı Var)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



