Anadolu Gençlik Derneği Amasya Şube Başkanım Medet Bulut Bey'in düzenlediği bir dizi programa katılmak üzere bu şirin şehrimizdeydim. Orta Karadeniz'in bu güzel beldesi, "şehzadeler şehri" olarak tanınır. Çünkü, Yıldırım Bayezıt, Çelebi Mehmet, 2. Mehmet, Şehzade Alaaddin, 2. Bayezıt, Yavuz, 1. Ahmet, Şehzade Mustafa, 3. Murat gibi, içlerinde cihan hükümdarı olarak tanınan kişilerin de bulunduğu Osmanlı'nın pek çok devlet yöneticisi, şehzadelikleri döneminde Amasya Valisi olarak -bir benzetme yapmak gerekirse- daha sonraki görevlerinin ilk antremanlarını yapmışlardır. Şehir boyunca birbirine paralel olarak uzanan Ferhat ve Kırklar Dağları'nda bol miktarda elmas madeni bulunduğu için, bu yöreye geçmişte "Elmasiye" denmiştir. Yeşilırmak, iki dağ arasındaki şehrin tam ortasından geçer. Bu yöredeki yerleşimin M.Ö 5500 yılına kadar uzandığı biliniyor. 6 ilçe, 2 belde, 367 köyü bulunan Amasya'nın toplam nüfusu 325 bin, merkez nüfusu ise 134 bin civarında. Amasya Üniversitesi'nde 6000 civarında öğrenci öğrenim görüyor.
Medet Başkan, bu öğretim yılında Amasya'ya 4 katlı ve 80 öğrenci kapasiteli bir erkek öğrenci yurdu kazandırmış. Hem de üniversitenin çok yakınında. Mevcut yurdun maddi sıkıntılarını aştıktan sonra, önümüzdeki sene de bir kız öğrenci yurdu açmayı programına almış. Bu çok hayırlı hizmet konusunda, Amasya halkının çalışkan ve fedakar başkanlarını yalnız bırakmayacaklarına inanıyorum. Ziyaretim sırasında gördüm ki, Amasya'da bu potansiyel fazlasıyla var. Bütün iş, var olan bu imkanları harekete geçirebilmek.
"Gençlik Pansiyon" adını taşıyan öğrenci yurdunun 4. katı yemekhane ve toplantı salonu. Gündüz vakti, bu salonda hanım kardeşlerime bir seminer verme fırsatı buldum. "Davamızın Önemi ve Çalışmalarımızda Hanımların Yeri" konulu seminere hanımların dikkati görülmeye değerdi. Zehra isimli bir üniversite öğrencisi kızımız, bu konuları ilk defa öğreniyor olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Yatsı namazını Şeyh Cui Camii'nde kıldık. Orta büyüklükte, sevimli bir mahalle camisi. Ferah ve insanı ibadete davet eden bir özelliği var. Cemaat, caminin yarıdan fazla kısmını doldurdu. Namaz sonrası, öğretmen ve esnaftan cemaate katılan bazı kardeşlerimizle tanıştık. Caminin hocasının benim gibi camisine ilk gelen cemaatle ilgilenmesini takdirle karşıladım. İyi iletişim kurabilen hocalar İslam dinine daha güzel hizmet ediyorlar.
Yatsı sonrası, şehrin seçkin insanlarından oluşan ikinci bir seminer programımız oldu. Merzifon ilçesinden de 20 kişi kadar bir katılım vardı. Ömrümüzü en verimli bir şekilde geçirmeye vesile olacak "ibadet ve hizmetler"i konuştuk. Amasyalılar programı nefeslerini tutarak takip ettiler, desem mübalağa etmiş olmam. 30 yıldır Diyanet'te görev yapan Amasya Merkez Vaizi Mehmet Yücel Hoca başta olmak üzere, il müdürü, öğretmen, imam hatip, iş adamı, esnaf, sivil toplum kuruluşu temsilcisi gibi pek çok meslek grubundan katılım oldu. Zevk aldığım ve faydalı olduğuna inandığım bir program gerçekleşti. Program bitimindeki çay ve ikram faslında da güzel bir tanışma ve kaynaşma ortamı oluştu. "İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır" anlayışıyla hizmet etmenin insana verdiği huzur ve mutluluğu hep birlikte yaşadık.
Ertesi gün, Amasya AGD'nin "Genişletilmiş İl Divan Toplantısı"na katıldım. Merkez, ilçeler, belde ve mahalleler, üniversite, ortaöğretim gibi her kademede hizmet verebilmek için çırpınan kardeşlerimizle tanıştık. Çalışmaları gözden geçirdik. Daha iyi bir noktaya ulaşabilmek için müzakereler yaptık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkacak nesiller yetiştirme konusunda hemfikir olduğumuzu gördük. Çünkü, şu gerçek bütün açıklığıyla ortaya çıkmıştır ki, "Bir ülkenin asıl gücü topu ve tüfeği değil; milli ve manevi değerlere göre yetişmiş evlatlarıdır." Anadolu Gençlik Derneği bu anlayışla gençlerimize hizmet götürmeyi prensip edinmiştir. Milletimizin gözbebeği durumundaki bu güzide kuruluşumuza halkımızın teveccühü, problemlerimizin bir an önce çözüme ulaşmasını sağlayacaktır.
Toplantı sonunda, gönül birliği yaptığımız kardeşlerimizle aynı hedefe birlikte yürüyor olduğumuzu görmek azmimizi biledi, cesaret ve güvenimizi artırdı. Yüksek bir ideale sahip olmanın mutluluğunu hissettik. Bu inanç, şuur ve heyecanla herkes çalışma bölgesine dağıldı.
İki günlük Amasya ziyaretim verimli ve bereketli geçti. Bu güzel şehrimizde de pek çok gayretli kişinin bulunduğuna şahit oldum. Hak bir davanın içinde yer almak ve Hakk'ı tutup kaldırmak ne büyük bir şeref! Fani olan dünyada baki amaçlar uğruna yaşamaktan daha güzel ne olabilir? O zaman, insan hayatı daha da bir anlam kazanıyor. Bize verilen ömür sermayesinin, onu bahşeden kudret ve kuvvet sahibi Allah yolunda kullanılması gerektiği daha iyi anlaşılıyor. Amasya hatıralarıma devam edeceğim.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



