milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HAVUZ TEMİZLİĞİNİ KOLAYLAŞTIRAN VE SU TASARRUFU SAĞLAYAN PROJE
  • ELEKTROMANYETİK DALGALARIN ARILARA ETKİSİ ARAŞTIRILACAK
  • DEMİR BARİYERLER OK GİBİ SAPLANDI, YOLCULAR ÖLÜMDEN DÖNDÜ
  • DESTİCİ: 'DOSYA KAPATILIYOR MU' ENDİŞESİ TAŞIYORUZ
  • YAĞIŞLAR TRAKYA'DAKİ BARAJLARI DOLDURDU
  • BM: HULE'DEKİ ÇOCUKLARI ŞEBBİHALAR KATLETTİ

Şehirlerin kuruluşu ve Kudüs'ün rolü

22 EKİM 2011
CMT 02:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Her şehrin kuruluş felsefesi, tılsımı ve bir ruhu olduğuna inanılır. Antik çağlarda yeni kurulan her şehrin tılsımı "Anasırı Erbaa" yani dört unsur (ateş, rüzgâr, su ve toprak) üzerinden yapılır ve bu tılsımların şehri koruyacağına inanılır. Şehirlerin varoluş felsefesi hangi unsur üzerine inşa edilmişse o unsur üzerinden devam edermiş. Yine şehirlerin yakılışları da varoluş unsurlarıyla gerçekleşirmiş. Çünkü şehirleri koruyan güç veya unsur aynı zamanda onları yok eden unsur olabiliyor. Şehirlerin kaderlerini belirleyen bu unsurlar bazen büyük bir depremle şehri yerle bir ederken, bazen Allah'ın bir gazabı olarak Sodom ve Gomore'de olduğu gibi taşa kesebilmektedirler. Yangın, sel, kasırga gibi dört unsura bağlı afetler bugün dahi şehirleri yakıp yıkmaktadır. Amerika'daki kasırgalar, Japonya'daki tusunami ve bazen de engellenemeyen yangınlar bu anlamda ilk akla gelenlerdir.

Örneğin Bağdat'ın kurulurken tılsımının ateş üzerinden yapıldığı söylenir. Bağdat'a baktığımızda tarih boyunca hep ateşle imtihan edildiği görülür. Hulagü istilasında Bağdat yakılıp yıkılmış ve ateşler içinde kalmıştır. Yine I. Körfez Savaşı'nda bombalarla şehir yakılıp yıkılmış, bütün dünya televizyonları gece Bağdat'ı ateşler içinde göstermiş ve sanki bir havai fişek gösterisi yapılıyormuş havası vermişlerdir. Basra körfezindeki petrol kuyularının yakılmasıyla Irak'ın tümü ateş topuna dönmüştür. Daha sonra Irak işgaliyle şehir yeniden ateşler içinde yanmıştır. Suya yakın olan her şehrin kaderinde sanki ateşle imtihan edilmek vardır. İstanbul bir su şehridir büyük ihtimalle su ile tılsımlanmıştır ama Osmanlı dönemi ahşap mimarisiyle hep yangınlarla boğuşmuştur. Urfa bir su şehridir ve kutsal suların; Fırat'ın, İbrahim ve Züleyha gölünün, Eyyup, Yakup,  Rebeka, Musa ve İsa kuyusunun bulunduğu bir şehirdir. Ama tarihsel serüveni içinde şehir Nemrut'un yaktığı ateşle sınanmış ancak İbrahim Peygamber'in Allah'a teslimiyetiyle sakin ve selamete kavuşmuştur. Su ateşi bastırmıştır bu şehirde...

Mekke cennetten Hz. Âdem ile birlikte gelen kutsal bir taş (Hacer-ül Esved) etrafında şekillenmiş, İsmail Peygamber'in topuğunun değdiği yerden fışkıran su (zemzem) ile tılsımlanmış ve tevhit ile ruhunu ortaya koymuş müstesna bir şehirdir. Bu tasavvur üzerine kurulan bir başka şehir hiç kuşkusuz Kudüs'tür. Kudüs peygamberlerin buluştuğu kavşak, ilahi mesajların doğduğu ve yeryüzüne yayıldığı mekândır. Şehir üç semavi din için kutsal sayılmaktadır. Zira İbrahim Peygamber'in Müslümanlara göre oğlu İsmail'i, Yahudilere göre oğlu İshak'ı kurban etmek için tırmandığı "Moria Dağı" bu şehirde bulunmaktadır. Moria Dağı İbrahim'in Peygamber'in inanç olarak sınandığı ve bu sınama sonucunda büyük teslimiyet göstererek "Ceddül Enbiya" sıfatına mazhar olduğu yerdir. Yahudi inanışına göre Hz. Musa'nın köle ve göçebe bir kavim olan İsrail oğullarını Firavun'un tiranlığından kurtarıp onlara millet olma şuurunu kazandırdığı "Vaat edilmiş toprak"tır. Ayrıca Kudüs Davut ve Süleyman'ın ihtişamlı saltanatının hüküm sürdüğü coğrafyanın adıdır. Hz. Süleyman'ın cinlere yaptırdığı mabet bugün Yahudilerin "Ağlama Duvarı"na dönüşmüş ve kutsallık kazanmıştır.1 Daha sonra Hz. İsa ilahi mesajı getirdiğinde bu topraklarda işkenceye tabi tutulmuş, sırtında çarmıhı ile Golgotya (Zeytindağı) tepesine tırmanmış ve burada öldürülmüştür. İsa'nın öldürüldüğü bu tepeye "Kutsal Doğum Kilisesi"2 yapılmıştır. Asırlar sonra Hz. İbrahim'in soyundan gelen Hz. Muhammed (sav), İbrahim Peygamber'in tırmandığı Moria Dağı'ndan Miraç'a (göğe) çıkmış ve Allah (cc) ile buluşmuştur. Efendimizin ayağını bastığı kaya kendisiyle birlikte göğe yükseldiğinde, Efendimiz dur işaretiyle onu boşlukta durdurmuş ve o kayanın olduğu yere daha sonra Kubbetüssahra inşa edilmiştir.

Özel anlamıyla Kudüs'ün genel anlamıyla Filistin'in kutsallığına inanılır. Zira genel anlamıyla Filistin, özel anlamıyla Kudüs yalnız bu üç dinin önemli olaylarıyla değil, bağrında yatan peygamberleriyle de ulu bir şehirdir. Yahudi geleneğinde özellikle de Kabalada; Kudüs, Hebron, Tiberya ve Safed şehirlerinin dört unsurla tılsımlı olduğuna inanılır. Bu şehirlerin her biri dört unsurdan biriyle bağdaştırılmıştır. Örneğin Davut tarafından kutsal tapınağın belirlendiği yer Kudüs'tür. Kutsal tapınakta kurban için devamlı ateş yakıldığından bu şehir yani Kudüs ateş elementiyle örtüşmüştür. Şehrin binlerce yıldır savaş ve katliamlara maruz kalması bu yüzdendir. Hebron Arapça El Halil şehridir. Hz. İbrahim'in kabrinin burada olmasından dolayı bu ismi almıştır. Bu şehir gömüleri yani kutsal mezarlarıyla ünlüdür. İbrahim ve eşi Sara, İshak ve eşi Rebeka, Yakup ve eşi Lea bu şehirde gömülüdür. Ayrıca bu şehir Yahudiler tarafından satın alınan iki şehirden biridir. Zira el Halil'i Hz. İbrahim Hititlerden, Kudüs'ü de Hz. Davut Yesubiler'den satın almıştır. Toprak satın alarak vatan edinme fikri Yahudilere mahsus bir gelenektir. Filistin'de Araplar Yahudiler'e topraklarını parayla satarken bunun bir vatana dönüşeceğini düşünememişlerdir. Eğer az buçuk Yahudi tarihini bilmiş olsaydılar, satılan toprakların gelecekte kurulacak bir Siyonist devlete zemin oluşturduğunu anlayabilirlerdi. Bu anlamda Müslümanların en büyük eksiği hiç kuşkusuz tarih felsefelerinin olmayışıdır. Bu şehirde Yahudi ataları gömülü olduğundan toprak elementiyle bağdaştırılmıştır. Safed şehri 1492 yılında İspanya'dan kovulan Yahudilerin toplandığı bir merkez olmuştur. Özellikle Yahudi Kabalası3 burada toplanmasından dolayı ruhani ve mistik bir havası olduğuna inanılmıştır. Ve hava elementiyle bağdaştırılmıştır. Dördüncü kutsal şehir Tiberya ise; Talmut'un derlendiği şehir olarak önem kazanmış ve hahamların eğitim merkezi olmuştur. Kutsallığını ise Yahudilerin beklediği Mesih'in Tiber gölünden yükseleceğine inanılmasıdır. Dolayısıyla bu şehir de su elementiyle özdeşleşmiştir. Buradaki Mesih'i Hz. İsa ile karıştırmamak gerekir. Mesih kurtarıcı anlamına gelmektedir. Hz. İsa Yahudilerin içinden çıkıp ilahi mesajı yaymasına ve Mesih olmasına rağmen onu Yahudiler kabul etmemiş, kendileri ayrı bir Mesih beklemişlerdir. Halen de beklemektedirler.

Kadim ve kutsal şehirlerin kuruluş efsanelerini bilmeden, tılsımlarını çözmeden anlamanız mümkün değildir. Her kadim ve kutsal şehrin kendinde gördüğü bir misyon vardır ve bu misyonla reflekslerini dışa vururlar. Birleşmiş Milletlere bağımsızlık başvurusu yapan Filistin'in durumunu bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Başkenti Kudüs olan Filistin'in bir dilekçe ile bağımsızlığını kazanmasını düşünmek safdillik olur. Zira ona biçilen tarihsel rolü ve kadim geleneği unutmak demektir. Tarih boyunca Kudüs ancak savaşla bağımsızlığını kazanmış bundan sonra da ancak savaşla bağımsızlığını kazanacaktır. Yüzyıldır kan ağlayan Filistinliler ve esaret altındaki Mescid-i Aksa'nın durumu bunu göstermektedir. Bunu görmezden gelmek Kudüs'ün varlık felsefesini ve yüklendiği dini ve tarihi misyonu unutmak demektir. Filistin'in Sorunu'nun çözülebilmesi Emperyalist Amerika, Hıristiyan Batı ve Siyonist İsrail'in egemen olduğu bir dünyada mümkün değildir. Ancak Müslümanların hâkim olduğu bir dünyada Hz. Ömer ve Selahaddin Eyyubi gibi halife ve liderlerin hoşgörüsüyle çözülebilir.

Bağımsız Filistin devletine daha baştan karşı olan Amerika ve Batı'nın tepkisini Kudüs'ün bu tarihsel birikiminden ayrı düşünemezsiniz. Bu çerçevede Filistinlilerin bağımsızlık başvurusu Birleşmiş Milletlerin ikiyüzlülüğüyle sürüncemede bırakılacak ama her şeye rağmen Kudüs kendine biçilen rol gereği, dün olduğu gibi bugün de direnişini sürdürecektir. Siyonist İsrail'in İslam ila olan savaşı bitmeyecektir.  Oysa ateşle tılsımlanan Filistin'de ateşi suya dönüştüren İbrahim Peygamber'in yatmaktadır. İsrail'in unuttuğu ise;  İbrahim Peygamber'den ilham alan Müslümanların yeni Ömerler ve Selahaddinler çıkaracak olmasıdır. İlahi mesaj her Nemrudi ateşin İbrahimi suya dönüşeceğini müjdelemektedir. Bekleyin göreceksiniz!

1 Roger Garaudy 'İlahi Mesajlar Toprağı Filistin' kitabında bugün Yahudilerin tapındıkları Ağlama Duvarı ve Süleyman Mabedi'nin bir yutturmaca olduğunu söyler. "Mescid_i Aksa'nın bitişiğindeki Ağlama Duvarı kesinlikle Süleyman Mabedi'nin kalıntısı değil, aksine Herod tapınağının kalıntısıdır. Yapısı, mimarların ifadesiyle taşların örülüş şekli, onun Roma eseri olduğunun apaçık ispatıdır. Bütün tarihçi ve arkeologların, geçmişteki durumu bakımından, artık hiçbir iznin kalmayacağını bildikleri Süleyman Mabedi, asla ve kat'a bir Yahudi kültür mirası değildir. Nitekim(bu binanın tek tanığı olan) Eski Ahit bile apaçık belirtir ki, o mabet Filistinlilerin Kralı Surlu Hiram tarafından gönderilen mimarlar, duvarcılar ve zanaatkârlar tarafından yapılmış ve planı, ayrıca tezyinat ve döşemesi de, Krallar kitabında(I.Krallar,6/1-38 ve devamı) anlatıldığı haliyle, Kenan modellerinin bir benzeriydi. Çünkü bu binanın İsrail oğulları tarafından yapılmış bir örneği yoktu. (kutsal Sandık/Ahit sandığı bir çadır içinde taşınıyordu ve tezyinatta, Mezopotamya kökenli melek figürleri gibi, resimler de kullanılıyordu) sh.185

2 Hıristiyan inancına göre İsa çarmıha gerildikten sonra ölmüş ve daha sonra aynı yerde dirilmiştir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 22.10.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: şehir, kuruluş, kudüs,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Mehmet Kurtoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Şair ve serserilik
    2. Şair ve Zalim
    3. Öfkenin şöhreti (Bir Tatlıses okuması)
    4. Devlet ve tiyatro
    5. Şair, şiir ve siyaset
    6. Suriye trajedisi ve İran
    7. Şiir ve müzik
    8. Aşksız şiir olmaz
    9. Şehirlerin ruh mimarları (Yozgatlı Şakir Efendi)
    10. Arafta bir romancı Tanpınar
    1. Ben mi tanık olacaktım?
    2. Diktatörler
    3. Yarına kalan ses (Mehmet Akif Ve İstiklal Marşı)
    4. Biz taş atan çocuklar!
    5. Kadim gelenekten moderniteye kadın dili
    6. Doğu Batı ekseninde edebiyat ve medeniyet
    7. Bizim kuşak ve Erbakan...
    8. Dramatik ve trajik arasında: Halk ayaklanmaları
    9. Ortadoğu, devrim ve Araplar
    10. Ertelenmiş bir devrim...
    1. Biz taş atan çocuklar!
    2. Ben mi tanık olacaktım?
    3. Ertelenmiş bir devrim...
    4. Dramatik ve trajik arasında: Halk ayaklanmaları
    5. Bizim kuşak ve Erbakan...
    6. Kadim gelenekten moderniteye kadın dili
    7. Yarına kalan ses (Mehmet Akif Ve İstiklal Marşı)
    8. Kahramanlar ve şarlatanlar
    9. Ortadoğu, devrim ve Araplar
    10. Türkiye-Suriye yakınlaşması ve ayaklanmalar
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek