Avrupa'nın orta göbeğinde Nikolas Sarkozy'nin örgünün başını çektiği ve tiyatral türündeki dinsel "misterio" oyununun türdeşi olan Ermeni soykırımını suç sayan yasanın Fransız Senatosu'ndan geçmesi bir bakıma
yeni ayrışmaları da beraberinde getirmiştir. Bu yasanın, Anayasa Konseyi tarafından reddedilip edilmemesi, İnsan Hakları Mahkemesi veya Lahey Adalet Divanı'na götürülmesi hiç bir şey değiştirmeyecektir.
Ermeni diasporasının Türkiye hakkında kolektif zihinlerde oluşturduğu kemikleşmiş ön yargıları, bu ve benzeri yasaların hiçbir şekilde farklılaştırmayacağı gayet aşikardır.
Sarkozy'nin yaklaşımını ise sadece saf bir politik seçim düşüncesi olarak algılamamak gerekir. Zira kolektif bir Yahudilik bilinci ve aidiyet duygusu ile hareket eden Sarkozy'nin, Ermeni diasporası üzerinden Davos'taki "One minute" ve "Mavi Marmara" ile birlikte eklemleştirdiği Ermeni soykırımını suç sayan yasa ile asıl İsrail
itibarını mı korumaya çalıştı acaba? Sarkozy'nin geçmişteki tutum ve davranışları bu tezi kuvvetlendirir niteliktedir.
Sarkozy, Thibaud Collin ve Philippe Verdin'nin 2004'te kendisiyle yaptıkları ve "La République, les religions, l'espérance" (Cumhuriyet, Dinler, Umut) adıyla piyasaya çıkan mülakatta; "Ben, her Yahudi'nin ikinci anavatanı olarak İsrail'e bağlı olduğunu hatırlatmam gerekir mi acaba? Bununla ilgili hiçbir zorlama yoktur. Nesiller boyunca, her Yahudi var olma korkusunu her zaman içinde taşır. Şayet bir gün içinde yaşadığı ülkesinde kendisini güvende hissetmediği bir an olursa, ona her zaman için kucak açacak bir yeri olacaktır elbette. O da İsrail'dir."
1860'da Fransız devlet adamı Adolphe Crémieux tarafından "Tous les Israélites sont solidaires les uns des autres (Bütün Yahudiler birbirlerine karşı sorumluluk taşırlar) sloganı ile kurulan "Alliance Israélite Universelle" (Üniversal İsrail İttifakı) üyesi olan Sarkozy el Melleh (Tuzcu) ve onun gibi ölünceye kadar bu kuruluşun üyesi olan aynı aileden gelen Fransa'nın ünlü düşünürü ve politikacısı Mellah Meyer'in oğlu Nathan André Chouraqui de İsrail idealleri için çalışmıştır. Her platformda, Yahudi kimliğini ön plana çıkaran Sarkozy'nin, bu yasa tasarısı ile bir sığınma limanı olarak gördüğü İsrail'i, Türkiye'ye karşı koruma ve kollama dürtüsü ile hareket ederek, Ermeni seçmenlerin oy potansiyellerini de göz önüne alarak bir taşla iki kuş vurma sevdasına kapılmıştır.
Raanan Eliaz gibi Yahudi asıllı yazarlar her platformda Sarkozy'nin İsrail çıkarlarına yönelik olarak Ortadoğu'da yeni şekillenmelere yön vermek istediğini açıkça vurgulamaktadırlar. Bu Sefarad Yahudi ailesinin nesiller boyu yaşadığı zorluk ve göçleri hafızasına kazımış olan büyük babası Aron(Benkio) el Mellah'ın Sarkozy'nin çizmeye çalıştığı yol haritasında önemli bir aktör olduğu bilinmektedir.
Fas Sultanlığı'nın başkentliğini yapmış olan Fez kentinin Boulemane bölgesinde yer alan "El Mellah" gettosunda varlıklarını sürdüren bu ailenin bir kısmı daha sonra İspanya'ya göç etmişlerdir.Sarkozy'nin akrabası olan Nathan André'ye, göre kendilerine "El Melleh"(Tuzcu) lakabının verilmesinin nedeni, Mağrip'te çıkan isyan veya savaşlarda Sultanlara götürülen kellelerin tuzlama işini hep kendi ailesinin yaptığını ve bu nedenle aileye ve yaşadıkları bölgeye bu ad verildiğini ifade etmiştir. Sayın Başbakan'ın sürekli olarak Sarkozy ailesine atfen kullandığı"Malla" kelimesi aslında yanlış bir ifadedir.
Ayrıca, Sarkozy'nin İspanya'dan kaçan büyük dedeleri, aslında direk olarak diğer Museviler gibi Selanik'e göçetmediler. Burada da Sayın Başbakan'ın ifadesinde eksiklik görülmektedir. Çünkü bu aile 15. yüzyılda İspanya'dan Fransa'ya ve oradan yüz yıl sonra Selanik'e gelip yerleşmişlerdir. 1917'de Selanik'te meydana gelen büyük yangından sonra ise tekrar Fransa'ya göç etmişlerdir.
İdrisiler Hanedanlığı'ndan II. İdris döneminde şimdiki İsrail güvenlik duvarını çağrıştıran koruma duvarı ile bir getto oluşturan Sefarad Yahudi asıllı "El Mellah" ailesinin şimdiki ferdi olan Sarkozy'nin sırf aidiyet ruhu ile Fransa'nın önüne de benzer bir duvar örmüş durumdadır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



