milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HAVUZ TEMİZLİĞİNİ KOLAYLAŞTIRAN VE SU TASARRUFU SAĞLAYAN PROJE
  • ELEKTROMANYETİK DALGALARIN ARILARA ETKİSİ ARAŞTIRILACAK
  • DEMİR BARİYERLER OK GİBİ SAPLANDI, YOLCULAR ÖLÜMDEN DÖNDÜ
  • DESTİCİ: 'DOSYA KAPATILIYOR MU' ENDİŞESİ TAŞIYORUZ
  • YAĞIŞLAR TRAKYA'DAKİ BARAJLARI DOLDURDU
  • BM: HULE'DEKİ ÇOCUKLARI ŞEBBİHALAR KATLETTİ

Seçimden bazı notlar

14 HAZİRAN 2011
SAL 02:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Güçlü medya şart: Seçim sonuçlarının ardından bir futbol maçının sonrasında maçın skoruna göre yorum yapanlar gibi yapmak kolay geliyor herkese. Sonuçlar üzerine konuşmak diyelim buna. Ve bu sonuçlara göre kazananın kazanma, kaybedenlerin kaybetme gerekçelerini sıralamak da gayet basit. Mesele, öngörülerde bulunabilmek ve bu öngörülere göre hareket etmek aslında.

Yirminci yüzyılın sonlarıyla birlikte başlayan ve içinde bulunduğumuz yirmibirinci yüzyılla beraber de tam gaz devam eden iletişim çağı ve her geçen gün insan yaşantısının her anında daha da fazla söz sahibi olan iletişim olgusu, artık medyayı dördüncü kuvvet olmaktan biraz daha yukarıya çıkardı çıkaracak gibidir. İnsanların herhangi bir konuya ilgi duyup duymamasının, bilgi sahibi olup olmamasının bile o konuyla ilgili birtakım bilgilere maruz kalmasına mani olamadığı bir dönemdeyiz artık. Çok boyutlu bir olguya dönüşen iletişim, karar mekanizmalarında da çok çok etkindir bugün. "Bir şeyi 40 defa söylenirse olması" misali, bir iletişim ve propaganda bombardımanına maruz kalan insanların kararlarının etkilenmesi de mümkündür haliyle.

Hele ki, siyaset gibi halka ulaşmak bağlamında doğrudan doğruya iletişim unsurlarına bağımlı olan bir alanda, bu iletişim kanallarını kullanmak çok daha fazla önemlidir ve belki de bir numaralı taktik unsurudur artık. İktidara yakın olan kanalların hiçbir mitingi, konuşmayı es geçmeyip tam tekmil canlı yayınlamaları, iktidar partisinin boş buldukları her yere, her binaya devasa afişler, pankartlar vs. asmaları, televizyonlardaki tartışma programlarını mesken tutan kadrolu yorumcuların lehte yorumları gibi unsurların kitle üzerindeki yönlendirici etkisi ve belli bir algıya zorlaması üzerinde durulması gereken hususlardır.

Bu noktada, gazete veya televizyonun önemi ortaya çıkıyor işte. Misal, Milli Gazete'nin kendi dava arkadaşları tarafından bile hakkıyla takip edilmemesi, dolayısıyla da daha güçlü bir sesten mahrum kalmak bir çıkmazdır. 50 bin olan tirajının 150-200 bin olması demek, çok daha güçlü bir ses demektir, çok daha fazla insana erişmek demektir.

Güçlü medya olgusu, siyasi hareketler için vazgeçilmez olduğunu kanıtlamıştır bu seçimde. İktidar partisini destekleyen yayın organlarının çok iyi ve çok güçlü oldukları demek değildir bu, ancak çok sayıda yayın organının aynı şeyleri tekrarlaması bile kitle üzerinde belli bir algıyı zorlayabilmektedir.

Siyaset ile iletişim arasındaki bağı yeniden kavramak ve buna uygun hareket etmek gerekiyor sanki. Sesi daha gür çıkacak ve daha fazla insana ulaşacak bir yapıya olan ihtiyaç meydandadır. Elinin altındaki imkanı değerlendirmek ve değerlendirirken de, kurumların kendi kimliklerine de saygı duyulması kaydıyla tabii.

Baraj belirleyici oldu: Seçime dair bir başka nokta, yüzde 10'luk barajın seçmen davranışını ciddi şekilde etkilediğidir. Özellikle de, iki partiden birisini seçmeye indirgenen bir seçim atmosferinde "oyunuzu boşa atmayın" türünden propagandaların etkili olduğu görüldü. Meclis'e giren 3 parti ve bağımsızları toplayınca yüzde 95'ten fazla bir rakam çıkıyor, Meclis dışı kalan partilerin toplamı da yüzde 5'e yakın bir orana tekabül ediyor. Bu, insanların iradesinin çok büyük oranda Meclis'e yansıması değildir aslında, ki emanet oy vakıası geçen seçimlerde de vardı. Ancak, yine de belli oranda bir geriye kalanlar söz konusuydu. Bu durum, gerçek arzusu dışında birtakım saiklerle (oyun heba olması, bilmemkimin iktidara gelmesini engellemek istemesi vb.) oy veren insanların varlığını bir kez daha ve bu sefer daha da güçlü şekilde göstermiştir. Yoksa, iktidar partisinin birçok yerde yüzde 60-65 gibi oranlarla kazanması pek akla yatkın gelmemektedir. Öyleyse eğer, bu ülkede gerçekten hiçbir sorun yok, her şey iyiden de öte mükemmel demektir. (İstanbul'daki çılgın projeye oy veren Maraşlı, kendi şehrine yapılmayan yatırım için de ağlama, sızlama hakkına sahip olamayacaktır bu arada.)

Yeni Anayasa ve demokratikleşme gibi hususlar gündeme gelecekse yine, seçim barajını kaldırmak veya düşürmek en başta gelen vazife olmalıdır. Seçimlerde fazladan oya tahvil etmek adına 12 Eylül'ün en önde gelen icraatının ardına sığınmayı "demokrasiperver" sivil toplum kuruluşlarına bir sormak gerek. Geçri, çoğu sırtlarını sağlam yere yaslanmanın verdiği rahatlıkla atıp tutmaktadır ya, o da ayrı mesele.

Kazanan iki parti: Kazanan iki parti AKP ve BDP'dir. Bunu, Obama'nın ziyareti ardından 2009'da başlayan açılım süreci, sivil itaatsizliğe sürüklenen, fiili bir durum içinde olan Güneydoğu görüntüleriyle birlikte düşünmek gerekir. Anlaşılan o ki, Habur'daki karşılama görüntüleri, sivil itaatsizlik eylemleri, Doğu illeri dışında Batı'daki şehirlerde vuku bulan saldırılar, eylemler, terörist anma yürüyüşleri türünden şeyler bile Türkiye'de önemli bir çoğunluğu rahatsız etmemiştir. Seçim sürecinde, kavga ediyor görüntüsü veren iki taraf da bu olaydan kazançlı çıktığına göre ve 2009'dan bu tarafa birisinin uyguladığı politikalarla diğerinin palazlandığı da göz önüne alınırsa, kazananlar safı daha da netlik kazanacaktır.

Bu arada, Türkiye'deki İslami kesim için de Büyük Ortadoğu Projesi, Güneydoğu'da bir özerk devlet gibi şeyler de bir anlam ifade etmiyormuş, öğrendik. Hüsn-ü kuruntuymuş demek hepsi.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 14.06.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: medya, gazete, televizyon,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • toplum hipnotize durumda.!!!

    Propagandayla manüple olmuş geniş kitleler söz konusu. Bazen düşünüyorum bizmi anlatamıyoruz diye. Birşey anlattığınızda insanların boş bakışlarla size baktığını görüyorsunuz. Algıda bir boşluk var sanki. İşin acı yanı sayıları bilmeyen insanlara logaritma anlatmakta zorlanıyorsunuz. Zorla uyumak isteyen, beynini düşünceyle yormak istemeyen, hafta sonu maç, hafta içi dizi izleyen, kasımpaşalı edasını politikada yeterli gören bir kitle var karşınızda. Toplumlarda doğarlar yaşarlar ve yok olurlar. Korkum odur ki yok olma aşamasındayız.

    hasan56 | KatılıyorumKatılmıyorum (8.0/10 puan) | 14 Haziran 2011 10:20

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Yüzde 7.6 zam nerede?
    2. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    3. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    4. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    5. Gitti eskisi, geldi yenisi
    6. Ne bu şiddet, bu celâl!
    7. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    8. Dış politikamızın şahidi Biden
    9. Çengelköy sırtlarında
    10. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek