Hükümetin terörle ilgili açılımına tepki gösteren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal parti grubunda konuşuyor. "Hepimiz Türk milletinin parçasıyız. Türk milleti bizim milli kimliğimizdir." "Yapılacak iş oraya iddialı bir eğitim politikasıyla girmektir" Baykal, "devletin de bölgede istihdam sağlamak için zarar etse bile fabrika kurması gerektiğini de savunarak, Başbakan'a "Orada üç kuruşun hesabını yapmayacaksın. Fabrika kuracaksın, zararı da göze alacaksın. Canın gitmesin, paran gitsin. Bir büyük hamle yap, her ile fabrika kur."diyor.
Delirmek işten değil. Bu sözlerin neresinden tutalım şimdi. Bir ülkenin muhalefet partisi başkanı düşünün ki ülke gündemini 100 yıl, 40 yıl geriden takip etsin; o ülkeye ne hayır gelir böyle bir politikadan? Öncelikle şu "Hepimiz Türk milletinin parçasıyız. Türk milleti bizim milli kimliğimizdir." sözünden başlayalım. Türk milletinin milli olanla bütünleşen kimliğinin içeriğini dolduran şey nedir acaba? Acaba Türk'ü Türk kılan şey nedir? İtiraf edemiyor tabii. Söylem ve literal olandan ileri, bir adım bile olsa geçerse bu sorunun cevabının İslam olduğu sonucuna varacak. Sayın Baykal, bu ülkede İsmet Özel diye bir şair ve düşünür var, 10 yıldır "Milliyetimiz Türklüktür, Türklük milli kimliğimizdir, Türklük İslam'dır." diye diye hemen hemen bütün Anadolu şehirlerini dolaştı, televizyon programlarında yırtındı, yüzlerce sayfa yazdı, hiç haberiniz var mı? Acaba bu şair, bu adam ne diyor diye başınızı şöyle bir çevirdiniz mi? Sadece Deniz Baykal değil; Türk-çü-lük diye diye Tanrı Dağı'na çıkan ama yolu bir türlü Hıra'ya varmayan Devlet Bahçeli ve diğer MHP'liler duydu mu bu sesi? İsmet Özel'den istemek ayıp olur ama İMDER mi olur, Şule Yayınları mı olur, birileri İsmet Özel'in son on yıldır yazdıklarını, konuştuklarını bu adamlara gönderse iyi olacak.
İkinci söz ne diyor? " Yapılacak iş oraya iddialı bir eğitim politikasıyla girmektir." Allahım sen aklımı koru. Bu sözü tam 100 yıl önce Bediüzzeman Said-i Nursi söylemişti. Meşrutiyet'ten beri yırtındı hazret. Aman bir üniversite, dedi. Örnek de gösterdi, Cami'ül Ezher gibi olsun dedi ve adını da koydu: Medresetüzzehra. 100 yıldır dönüp bakan olmadığı gibi mapushane mapushane, mahkeme mahkeme dolaştırıldı Üstat. Medresetüzzehra sadece bir yayınevi olarak kaldı. Yüz yıl öncesinden başlayan bir eğitim seviyesi düşünsenize ne hale getirirdi Doğu'yu, Güneydoğu'yu. Üstat Necip Fazıl'ın "Bazı geriden gelen, yüz bin devir ilerde!" dediği şey bu idi işte. Ama devletçi, batıcı kafada nerde bu ilericilik? Dersim'de Pazar gecesi araba lambası ışığında adam yargılayıp asan, kararı pazartesiye bırakanların mirası işte içinde bulunduğumuz bu çaresizlik hali. Bundan dolayı dedik ki sebep olanlar çözüm olamaz. Şimdi aynı zihniyetin ve hatta partinin uzantısı, Başbakan'a "Okul aç, üniversite kur" diye akıl veriyor. Birisi de çıkıp dünyanın her tarafında açtığı okullar ile Batılılara, Afrikalılara Türkçe öğreten Gülen Cemaati bu işe neden el atmıyor, atsın, neden Bediüzzeman'ın eserlerini Kürtçeye çevirmiyor, çevirsin, Doğulu ve Güneydoğulu çocuklara sadece Türkçe değil İngilizce, Arapça da öğretsin, Kürtçe Olimpiyatları düzenlesin; bölgenin ihtiyaç duyduğu insanı yetiştirsin demiyor. O zaman, hemen Bediüzzaman'ın yıllar önceki teklifinin karşısında takındıkları menfi tavra takınıyorlar. Çünkü aranan aslında çözüm değil.
Gelelim Baykal'ın son teklifine: Baykal, devletin de bölgede istihdam sağlamak için zarar etse bile fabrika kurması gerektiğini de savunuyor "Orada üç kuruşun hesabını yapmayacaksın. Fabrika kuracaksın, zararı da göze alacaksın. Canın gitmesin, paran gitsin. Bir büyük hamle yap, her ile fabrika kur." diyor.
Gel de patlama. Baykal'ın bu önerisi 40 yıldır kimin tarafından uygulandı? Kimin parti politikası bunun üzerine kurulmuştu? Erzurum'a Şeker Fabrikası, Kars ve Ağrı'da hayvancılık için yırtınan kimdi? Prof. Dr. Necmettin Erbakan. GAP'ın temellerini atan kim? Mühendis Recai Kutan. Pekiyi Hoca'nın attığı temelleri arabasının bagajına koymak için Doğu'dan söküp gelen ve bu yatırımla alay edenler kimler? Şimdi Erdoğan'a 'Oraya fabrika kur' diyen zihniyet. Ben Erbakan Hoca'nın ve ilinden fabrika temeli sökülen kişiler yerinde olsam hemen CHP'ye dava açardım. Ülkeyi son otuz yıla bu zihniyet getirdi diye.
Demirel bu ülkeye bir çivi çakmış adam değil. Özal, transformasyon filan dedi, ağır sanayiyi küçümsedi. Birileri yatırımlarla alay etti. Aradan 40 yıl geçti, aslan sosyal demokratlar şimdi çözümü bulmuş bağırıyor: "Doğuya, Güneydoğu'ya fabrika ve eğitim!" MHP ve CHP çözümden yana olmadıklarını ipe un sererek gösteriyor. Sebep derken sadece bunları kastetmiyorum elbette. Esas sebep derinlerdedir ve bu ülkede kardeş kardeşi vurmuşsa, vatan bölünme tehlikesi ile karşı karşıya getirilmişse, otuz yıldır anaların gözyaşı kurumamışsa bunun esas sebebi de adı geçen partilerin anlayışıdır, siyaset şeklidir, muhafazasına çalıştıkları düzenlerdir; pozitivizmdir, rasyonalizmdir, Batıcılıktır, militarizmdir, ırkçılıktır, modernizmdir, dinden soyutlanmış dünya görüşüdür. Görüldüğü üzre bütün bunların tamiri de (İstiklal Marşı'nı sadece Mehmet Akif'in yazabilmesi gibi) yerli ve İslamî anlayışla, bu anlayışı tanımış kişi ve kurumlarla mümkündür.
Hükümetin açılımındaki eksikleri tespit ederek kendi çözüm planını Diyarbakır'da açıklayan Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, Şamil Tayyar'a "1970'li yıllarda ağır sanayi diyorduk. Ama şimdi yüksek teknolojiye geçmek durumundayız. O tarihlerde milli, şahsiyetli dış politika diyorduk, evet, buna ihtiyaç vardır, ama şimdi dış dünyaya açık, çok taraflı ve aktif politikalara geçmek durumundayız." demiş.
Ben, Sayın Kurtulmuş'un yerinde olsam " Kırk yıl önce Erbakan Hoca'nın ağır sanayiyi kurmasına izin verselerdi, liderimizin bu politikasını diğer partiler de benimseseydi bu hale gelmezdik, son otuz yılın asıl sorumluları Hocamızın ağır sanayi politikasına izin vermeyenler, Bediüzzeman'ın eğitim politikasının farkına 100 yıl sonra varanlar, Türklükle İslamlığı birbirinden ayıran ve ayrı olduğunu zannedenlerdir, kısacası politikası ile cehalete, işsizliğe, inançsızlığa ve teröre sebepler olanlar çözüm üretemez." sözlerini de eklerdim.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




