milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HAVUZ TEMİZLİĞİNİ KOLAYLAŞTIRAN VE SU TASARRUFU SAĞLAYAN PROJE
  • ELEKTROMANYETİK DALGALARIN ARILARA ETKİSİ ARAŞTIRILACAK
  • DEMİR BARİYERLER OK GİBİ SAPLANDI, YOLCULAR ÖLÜMDEN DÖNDÜ
  • DESTİCİ: 'DOSYA KAPATILIYOR MU' ENDİŞESİ TAŞIYORUZ
  • YAĞIŞLAR TRAKYA'DAKİ BARAJLARI DOLDURDU
  • BM: HULE'DEKİ ÇOCUKLARI ŞEBBİHALAR KATLETTİ

Satış Temsilcisi

22 TEMMUZ 2010
PER 01:50

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Anamalcı dünya görüşü ve sistem, sinekten yağ çıkarmanın peşindedir. Çalışmadan kazanmak, üretmeden zenginleşmek, yeri geldiğinde spekülasyona, finans oyunlarına bel bağlayarak servetine servet katmak, menfaati uğruna insan hayatını tamamen hiçe saymak, insanların sırtından zenginleşmek de tabiatı gereğidir. Ekonomi teorisinde, üretim faktörlerinin her birinin bir karşılığı vardır. İşgücünün fiyatı ücret, paranın fiyatı faiz ve toprağın fiyatı da ranttır. Olumsuz anlamıyla zihinlerimizde yer etmiş olan "rant", aslen toprağın girişimci tarafından kullanılması karşılığında tahakkuk eden bir kavramdır. Bugünkü manasındaki gibi tamamen spekülasyon ve paradan para kazanan bir tipin haricinde bir şeyi ifade eder.

Gel gelelim, bugünün "rantiye" kavramı ise, kelime olarak türediği "rant"ın mahiyeti de farklılaşmış ve olumsuz bir anlam yüklenmiş halidir. Anamalcı sistemin emekten ve üretimden değil de paradan para kazanan, menfaati uğruna her şeyi yok sayan tipini de açıklayan bir içeriği vardır bugün. Emek, alınteri, hak, hukuk gibi kavramlarla da işi olmaz haliyle.

Rantiye denilen tipin, kalkıp da çalışanların haklarına dair bir hassasiyet göstermesi beklenemez. Ve aslen, anamalcı sistemin başlıca aktörleri olan şirketler, büyük holdingler vs. de, her ne kadar üretir gözükseler de bu açık sömürü çarkından nemalanırlar. Üç kuruşa mal ettikleri mallarını, fahiş karlarla satarlar. O malları da geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerdeki fasoncularına, taşeronlarına yaptırırlar ve üretim zahmetine girmeden kaymak karlar elde ederler böylece. Ancak, taşeronlarının hangi koşullarda ve nasıl üretim yaptırdığı, insanları çalıştırdığıyla ilgilenmezler. Köleden beter hale gelen, merdiven altlarında, günde misal 14-15 saat çalışan insanların sırtından kendi müreffeh yaşamlarını kurarlar, önceki yüzyıllarda sömürerek, köleleştirerek yaptıkları gibi.

"Dünya ile entegrasyon" dendiğinde el pençe divan duranlar, hazırola geçenler veya kendilerinden geçenler, aslında bu kirli tezgahın, bu insafsız çarkın bir vidası veya dişlisi olacaklarını ya bilmezler yada "bal tutan parmağını yalar" der, kabullenirler durumu. Devletin, mümkünse, ekonomik manada hiçbir alanda olmamasının küresel ekonomik sömürünün önünü açacağı malumdur. Devlet küçülsün, hatta yok olsun, ama birilerini de ihya etsin yeter ki. Kodamanların, ensesi kalınların, kalantorların daha da semirmesinin de yolu budur. Ve unutulmamalıdır ki, kapitalizm "küçük balıkların yutulmasını", "güçlü olanın hayatta kalmasını" veya "birilerinin kazanması için birilerinin kaybetmesini" öngörür, hatta şart koşar. Kaybedenlerin sayısının çok, ancak seslerinin cılız olduğunu söylemek gerek.

Çıkarı peşinde koşan kodamanlar, ensesi kalınlar ve kalantorlar, iş verdiği çalışanlarının sahibi olduğunu düşünür. Onların kendisine minnet duyması gerektiğini ve kendi menfaatinin, tüm çalışanların menfaatleri toplamından da büyük olduğunu düşünür. İş verdiyse, karşılığında çalışanı da günde 14-15 saat çalışmalı, verilen üç otuz paraya tamah etmeli ve "çalışma koşullarının insani seviyelere gelmesi" gibi tehlikeli cümleler kurmamalıdır. Kapitalizmin putu, girişimcidir, sermaye sahibidir, parayı ve gücü elinde tutandır. Onun beklediği de herkesin bu puta tapınmasıdır.

Böylesi bir atmosferde, kalkıp da iş güvenliğinden, insani koşullarda çalışmaktan, tedbir almaktan bahsetmek hiç olur mu? Sermaye sahibinin kar etmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıyken, arada sırada "kader" de ağlarını örebilir, hak vaki de olabilir. Adı üzerinde "kaza"dır ve tedbirsizlik, ihmal vs. gibi detaylar da önemli sayılmaz tabii. 2010'da 3 ayrı maden kazasında 49 kişi öldü diye "bu işin fıtratında kaza olduğu" gerçeği de değişmemiştir ne de olsa. Herkes susup üç otuz paralara, karın tokluğuna çalışmalı ve günü geldiğinde de pisi pisine ölmelidir. Bu kadar basit. Sermayedarın edeceği kar, yaşamdan önemlidir. Kapitalizmin amentüsüdür bu.

Klasik ekonominin emrettiği işbölümü çerçevesinde uluslararası sistem tanzim edilmişken ve bize de düşen yükte ağır, pahada hafif, emek-yoğun mallar üretmek, angaryası fazla olan sahalarda faaliyet göstermek olduğuna göre, ülke olarak aslında bir "fasoncu" olduğumuzu ve bu ekonomik mantalite ile gelişmiş ülkelerin taşeronluğunu yaptığımızı da kabullenmemiz gerek. Teknoloji isteyen, bilgi isteyen ve yükte hafif-pahada ağır hiçbir mal imal edemezken ve hala "bacasız sanayi" diye kendimizi kandırdığımız (çulsuz turistlere çok cazip fiyat mantığı ile) turizmle övünürken, bu taşeronluk da bize çok ağır gelmez. Gelişmekte olan ülke olmak bize ağır gelmez, küresel sisteme entegre olmayı da "eşitler arasında" olmak zannederiz.

Halbuki, onlar merkez ve biz daima çevreyiz. Bize biçilen rol, angaryalardır ve sömürü şekil değiştirerek ekonomik çerçevede devam etmektedir  bugün. Bu koşullarda, günümüzün en cazip mesleklerinden biri olarak "satış temsilciliğinin" zikredilmesi de anormal değildir. Kalkındığı söylenen Türkiye'nin gerçek ekonomik manzarası ve gerçeği de budur işte, hangi okulu, üniversiteyi bitirdiğine, hangi özelliklere sahip olduğuna bakılmaksızın herkesin bir gün "satış temsilcisi" olacağı. Küçük esnafının yabancı marketlerde tezgahtarlığa, üniversite mezunlarının satış temsilciliğine itildiği, üretimsiz, boyalı rakamlarla marazları gizlenmeye çalışılan bir göz boyama tablosu. Allah sonumuzu hayretsin.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 22.07.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: dünya, taşeron, rantiye,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • bravo!!!

    Geri kalan sayın siyasetçi ve yazarlar...Alın size hayali olmayan çok ama çok "gerçek" bir yazı.OKU!!!

    toraman | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 22 Temmuz 2010 14:36

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Yüzde 7.6 zam nerede?
    2. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    3. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    4. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    5. Gitti eskisi, geldi yenisi
    6. Ne bu şiddet, bu celâl!
    7. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    8. Dış politikamızın şahidi Biden
    9. Çengelköy sırtlarında
    10. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek