milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Sansür...

29 TEMMUZ 2010
PER 03:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

D. Mehmet Doğan'ın Büyük Türkçe Sözlüğüne göre, sansür, "Basın ve yayın faaliyetlerinde yapılan ön denetleme, kontrol işi" anlamına geliyor. Sansürcü ise "Bu görevi yapan kimse..."

Sansürsüz kelimesinin anlamlarından biriyse şu: "Ahlak dışı unsurlar ihtiva eden..."

Herkesin büyüklüğü köyüne göredir. Bizim köyümüz ise düşünce sayfasıdır. Dolayısıyla, sayfa sınırları içinde, "Bu görevi yapan kimse" benim.

Türkiye Cumhuriyeti'nde, Devlet İstatistik Enstitüsü'ne göre 34,600; İçişleri Bakanlığı'na göre ise 35,200 köy var. Doğru söyleyeni varsın 9 köyden kovsunlar. Ya yalancılar? Onlar, muhtemelen köylerimizin hiçbirinde barınamaz!

Bize emanet edilen imkânlar, babamızın değil, ümmetin malıdır. Allah'a şükür ki, bunun bilincindeyiz. Bilindiği gibi, mümin ile münafık arasındaki üç büyük farktan biri, "emanet" bahsidir. Dolayısıyla, bu emaneti, tıpkı can gibi, en iyi şekilde taşımak zorundayız. Hakkaniyet, mesuliyet ve ciddiyet; bunlar olmadan asla kayda değer bir iş yapamayız.

Öte yandan, burası siyasi bir gazete olduğu için, öncelikleri ve hassasiyetleri korumak durumundayız. Kimse bize karışmıyor gözükse bile, her gazetenin kendine göre birtakım kırmızı çizgileri vardır. Yazarlar bunu bilmeyebilir, fakat editörler bilmek zorundadır. Yazarlardan biri kırmızı çizgiyi geçerse veya mahrem alana girerse, karşısında 'görevliyi' bulur. Hürriyet gazetesinde de bu böyledir, diğer bütün gazetelerde de...

Sınır ihlali yapan bir yazıyı girmemek veya o yazıda küçük değişiklikler yapmak, kimi yazara göre 'sansür' anlamına gelebilir. Kimi de bu durumu doğal karşılar. Tabii bütün bunlar, "kadrolu" yazarlar için geçerlidir.

Format gereği, Düşünce Sayfası, dışarıya (halka) açık bir sayfadır. Bazı gazetelerde yer alan Forum ve Açık Görüş sayfaları da öyle...

Mesela Star gazetesinin Forum, Zaman gazetesinin Açık Görüş sayfaları vardır. Bu sayfalarda yazısı yayınlanan bir kimse, isminin önüne veya altına 'Star gazetesi yazarı' veya 'Zaman gazetesi yazarı' ibaresi koymaz. Bizde ise ilginç bir durum var. Bir örnek: Sayfamızda ilk yazısı yayınlanan biri, o günkü nüshayı alıp Atatürkçü Düşünce Derneği'nin bir toplantısına gidiyor ve kendini "Millî Gazete yazarı" olarak tanıtıyor. Tabii bunu öğrenince, kendisine ikinci bir şans vermemiz mümkün olmadı. Birincisinde oraya giden, ikincisinde kim bilir nereye gidecekti? Ya üçüncüsünde?

Düşünce sayfamıza her gün onlarca yazı geliyor. Edebiyatçılardan, akademisyenlerden, öğretmenlerden, öğrencilerden, okuyuculardan, teşkilat mensuplarından; kısacası, toplumun her kesiminden... Yazıları dikkatli bir şekilde okuyor ve kayda değer olanları yayınlıyoruz. Yayınlamadan önce ise kendilerinden özgeçmiş ve fotoğraf istiyoruz. Bu şekilde sayfamızda yüzlerce insanın yazısı çıktı, çıkmaya da devam ediyor.

Derinliği, hassasiyeti ve üslubu olanlarla daha istikrarlı çalışabilmek için; onları haftada bir yazmaya yönlendiriyoruz. Zaman içinde, bu isimlerden bazıları gazetemizin "kadrolu yazarı" oluyor.

Dolayısıyla, kadrolu olmayıp da dışarıdan yazı gönderenlerin yazılarını yayınlamadığımız zaman, onlara sansür uygulamış olmayız. Aynı durum, küçük düzeltmeler için de geçerli...

Bu konumda olup da sayfamıza yazı gönderen ve yazısı yayınlanmayan biri, sansür yediğini iddia etmiş. Bununla da kalmayıp söz konusu yazısını, Milli Görüş camiasına hitap eden bir internet sitesinde yayınlatmış. Hem de gazete yönetimini suçlayıcı bir şekilde... Meseleyi bilmeyenler ise o yazının altına, insaf ölçülerine sığmayan yorumlar yazmış.

İsteyen istediği yerde yazısını yayınlatabilir. Buna elbette bir itirazımız olamaz. Fakat "sansür" hadisesini anlayabilmiş değiliz. O arkadaşımızın daha önce de birçok yazısını yayınlamadık. Onlara sansür uygulamış olmadık da, bu yazısına mı sansür uygulamış olduk? Gerçekten tuhaf...

Bir de şu var: Diğer gazetelerin düşünce, yorum, forum ve açık görüş sayfalarından nasıl yüzlerce, binlerce imza geçtiyse, bizim sayfamızdan da geçti, geçiyor.

İşimiz gereği o sayfaları da mümkün mertebe takip etmeye çalışıyoruz. Mesela hiçbirinde veda yazısına, notuna rastlamadım. Bizde ise diyelim ki üç-beş yazınız yayınlandı ve sonra yazı göndermekten vazgeçtiniz. Veya biz, şu veya bu nedenden dolayı yazılarınızı yayınlamaya son verdik. Ne hikmetse hemen veda yazısı yazılıyor. Böyle bir şeye müsaade etmemiz halinde, haftada en az bir kere veda yazısı okumak zorunda kalırsınız. Bu da, özellikle dışarıya karşı hoş bir görüntü oluşturmaz, yanlış anlaşılmalara neden olur.

Nitekim veda notunu veya yazısını yayınlamadığımız birkaç arkadaşımız, internet sitelerinde bizimle ilgili zehir zemberek yazılar yazdılar; hakkımı helal etmiyorum falan dediler. Oysa bu arkadaşların hiçbirine, "gelin burada yazın" demedik. Yazı gönderdiler; beğendiklerimizi yayınladık, beğenmediklerimizi yayınlamadık. Hepsi bu kadar!

Bana bütün bunları yazdıran şeye gelince...

Malum, hassas bir süreçten geçiyoruz. Durum oldukça nazik... Kongreden sonra; işte bu hassasiyeti ve nazik durumu gözetmeyen çok sayıda yazı geldi, geliyor.

Yazıları girmesek bir dert, girsek iki...

Nifak ile ittifak aynı yerde barınamazmış. Bu yüzden, kargaşaya katkı sağlayacak yazılardan uzak durmayı tercih ediyoruz.

Uzun sözün kısası şu: Numan Bey, "Koşanlar yerinde dursun, yerinde duranlar otursun" diye bir açıklama yapmıştı.

Eksik parçayı da ben tamamlayayım: "Oturanlar da uslu dursun!"

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 29.07.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: sansür, gazete, yazar,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • selam

    ibrahim abi numan beyin sözüne ek olarak da söylediğiniz söz için teşekkürler. allah cc yardımcınız olsun.......

    turhal60 | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 29 Temmuz 2010 10:10

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kutlu'nun editörlüğü
    2. Müslüman bir çığlık
    3. Milli duygular
    4. İslam kalmak
    5. Şiirde kelime seçimi
    6. Saadet için iftar vakti
    7. Tunceli için iftar vakti
    8. Son durum...
    9. Haydar Ergülen ve Nar
    10. Sansür...
    1. Biz seni anlar
    2. Türk kim, Kürt kim?
    3. Saadet için iftar vakti
    4. Tunceli için iftar vakti
    5. Kutlu'nun editörlüğü
    6. Haydar Ergülen ve Nar
    7. Bir derdim var, bin dermana değişmem
    8. Lütfen kasaya doğru ilerleyiniz!
    9. Son durum...
    10. Dikkat! Kaygan zemin
    1. İnanılır gibi değil
    2. Lütfen kasaya doğru ilerleyiniz!
    3. Bu konuyu ben açtım, nasıl kapatacağım?
    4. Fakir adamın çadırı
    5. İntikam için yaşayacağız...
    6. Bir derdim var, bin dermana değişmem
    7. Ağla gözlerim ağla
    8. Aradığınız kişiye ulaşılamıyor
    9. Yapılan gökdelen, yıkılan hatır...
    10. Sakalsız Hüsnü, Böcek Abbas
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    2. İrtica.org kuradan çıktı
    3. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    4. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    5. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    6. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    7. İktidar savaşı
    8. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    9. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
    10. Derin savaş
  • Diğer

    1. Yunanistan acı ilacı içmek üzere
    2. 2011'de 10 bin 822 milyoner daha
    3. "Bazı rötuşlara ihtiyaç var"
    4. Otomotiv tasarım konuşmaları üniversitelerde
    5. Çin'in enflasyonu yeniden sıçradı
    6. Otomotiv ihracatının yüzde 35'i Bursa'dan
    7. "150 avrodan yüksek hediye kabul edilemez''
    8. Kartlarla 546 milyar lira harcadık
    9. OPEC, petrol talebi tahminini düşürdü
    10. Kapıkule Sınır Kapısı araç trafiğine açıldı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    3. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
    10. 'Yeşil'e yakalama kararı!
  • Çok Yorumlanan

    1. Haniye İran'a gidiyor
    2. İstifa eden başkana tutuklama
    3. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    4. Sinemanın Ankara'sı
    5. Humus'ta kan durmuyor
    6. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    7. Polonya'da 62 ölü var!
    8. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    9. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
    10. 'Suriye ciddi bölünme tehlikesi geçiriyor'
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek