milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DESTİCİ: 'DOSYA KAPATILIYOR MU' ENDİŞESİ TAŞIYORUZ
  • YAĞIŞLAR TRAKYA'DAKİ BARAJLARI DOLDURDU
  • BM: HULE'DEKİ ÇOCUKLARI ŞEBBİHALAR KATLETTİ
  • AVUSTRALYA İKİ SURİYELİ DİPLOMATI SINIR DIŞI EDİYOR
  • İRAN'A YENİ BİR "SİBER" SALDIRI
  • "TELEFONLAR İLE TABLET BİLGİSAYARLAR GÖZLERİ KURUTUYOR"

Salih Baba, Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi

14 OCAK 2007
PAZ 01:06

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Salih Baba ve Dede Paşa adlı iki büyük veliyi, ilkinin şairliğini, ikincisinin irşadiyle son devirde ruhları nasıl ihya ettiğini, yine onun müridlerinden olan merhum Ekrem Ocaklı’dan dinlemiştim. Hatta birini Erzincanlı, diğerini de Bayburtlu olarak zikretmek, daha malum hale getirir. Ama Ekrem Ocaklı ile ihvanının gayretleri, daha sonra da Dede Paşa’nın halifesi, merhum Abdürrahim Efendinin himmetleriyle artık bu iki Nakşibendi büyüğü de pek çok kişinin malumu olmaktadır. Bu gayretler hem onları tanıyacak kişilerin feyzini artırabilir, hem de o yolun büyüklerinin tanınması için gönüllerde iştiyak uyandırabilir.

Evliyanın Dilinden adlı kitabın yazarı merhum Fehmi Kuyumcu’nun eserleriyle yalnız bunları değil, Türkiye’de irşad vazifesi yapan son devir şeyh ve dervişlerini de tanımamız mümkün olmuştur. Bundan sonra yayına hazırladığı Salih Baba Divanı bir örnek çalışmadır. Bu kitap üç bölümden meydana geliyor. Baş tarafındaki giriş menkıbeleri kırk sayfa kadar tutan son devir evliyasına ait bilgilerin tümünü topluyor. İkinci bölüm, divanın tam metnini ihtiva ediyor. Son tarafta yüz sayfa tutan Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Sözlüğü yer alıyor. Dede Paşa’nın ifadesiyle tanımlanan terimleri alfabetik tarzda ortaya koyan sözlüğün ayrı bir kitap halinde basılması mümkün.

Şeyh Abdurrahman-ı Tağî’nin halifelerinden olan Muhammed Sami Efendi, 20. Yüzyıl başlarına kadar Erzincan çevresinde irşat görevi yapmıştır. Salih Baba, Erzincan’ın eski yerleşim yerinde bulunan, bugün Terzi Baba Mezarlığı yolu üzerinde bulunan ve Kırtilzade Tekkesi adıyla anılan yerde her gece hatme yapan Piri Sami Efendi’nin mürididir.

Ekrem Ocaklı’nın dilinden Erzincanlı Salih Baba

Salih Baba’yı bize Ekrem Ocaklı tanıttı. Şu beyitleri o rahmetli şevkle okurdu:

Yetiş ey keşte-banım büsbütün deryada yangın var

Değil derya yalanız cümle hep sahrada yangın var.

Açıldı bağ-ı vahdet gülleri mestoldu bülbüller

Zemin û asuman derya vü mafihada yangın var.

Muhabbetten yarattı ol Habibi Hazret- i Mennân

Değil kim ol Muhammed Hazret-i Mevla’da yangın var,

Erişti Sami-i Sultan beraber dilber-i rûhân

Değil yalanız Erzincan Yemen San’a’da yangın var.

Bu şiirde, Yunus Emre ve Fuzuli’nin dile getirdiği ilahi aşk duygusu ifade ediliyor.

Salih Baba’nın hikayesini Ekrem Ocaklı’nın sohbetlerindeki anlatımıyla da tanımanızı isterim. Onun sohbetlerinde tuttuğu notlarla Salih Baba’yı anlatmaya çalışan arkadaşın notları şöyle:

“Yüzyılın başlarındayız. Yıl 1901. Erzincan’da, sadece içtikleri suyun ayrı gittiği Salih adlı iki dost, arkadaş, ihvan yaşıyor, Salih’lerden biri şehirde ve civarda ün yapmış Kırtılzade tekkesine gider gelir. Diğer Salih de bir Rafızî babasına. Kırtılzâde tekkesinin şeyhi, “zülcenaheyn”, yani zahir ve batın ilmine vakıf Şeyh Muhammed Sami Efendi’dir. Salih’lerin ikisinin de yaşları 50 civarında. Bir gün Salih’lerden biri diğerine: “Arkadaş” der, “Bu böyle olmuyor; ya sen bizim şeyhe intisap et, ya da ben senin şeyhe.” “Peki” der diğeri. “Sen benimle gel önce”! Ve Rafızî babasına giden Salih’i, Kırtılzâde tekkesine getirir beriki Salih. Daha ilk sohbette mestolur Salih. Arkadaşına: “Şeyhine söyle, beni buraya intisap ettir; senin benimkine gelmene lüzum kalmadı” der. Durum şeyhe bildirilir. Salih hemen o gün tarikata kabul edilir.

Ne olursa yine o gün olur. Kırtılzade tekkesindeki sohbet meclisi Erzurum’dan misafir gelen başka bir derviş grubuyla birlikte sürmektedir. Söz döner dolaşır şiire gelir. Yapılan rica üzerine misafir dervişlerden biri tutar bir şiir okur. Ev sahibi dervişler de, gönüllerinden, bu münasebetle kendi şeyhlerinin o günkü sohbeti şiirden açmalarını isterler. Duruma vakıf olan Şeyh Muhammed Sami Efendi şiir üzerine şöyle birkaç söz eder: “Şiir ve güzel ses ruhun gıdasıdır, fakat bizim tarikatımızda bunlar gaye değil vasıtadır. Bu mesele öyle pek müşkil de değildir hani Şiiri, aha bizim Salih de söyler!” diyerek, parmağıyla, kapıya yakın oturan ve tarikata henüz intisap etmiş olan Salih’i işaret eder. Ümmi Salih, şeyhinin manevi tasarrufu sayesinde, hemen daha o anda elini kulağına atar ve irticalen şiir söylemeye başlar. Bu durum tam 40 gün sürer. 40 günden sonra kesilir. İşte bu garip olay 1908 yılında Erzincan’da olur.

Birçok yerde “Söyleyen Salih’tir amma söyleten Samidürür’ diyen Ümmi Salih, daha sonra, irticalen söylediği, gezip dolaşırken de derviş arkadaşlarının kaydettikleri bu 40 günün ürünü şiirlerin hepsine birden RABITA-İ NAKŞ-İ HAYALİ adını koyar. Yani nakşilerin Hayalen Yapmış Oldukları Rabıta;’ (Yeni Sanat, Ocak 1975).

Erzincanlı Salih Baba’nın yaşadığı bu olayı farklı rivayetlerle anlatanların sözlerinin ortak olan kısımları şunlar: Derviy Salih’in esnaftan birisi olduğu ve okuma yazma bilmediği ve söylediğini hatırlayıp yazamadığı kesin... Bu yüzden de kitabete vakıf bir ihvanının yanında dolaşarak yazdığı söylenir. Dede Paşa’nın şeyhi Beşir Efendi’nin ihvanı olan Salih Baba’nın sözleri, Piri Sami Efendi’nin kerametiyle söyleniyor. Pek çok tasavvufi hakikati şiir diliyle ifade edebilecek özelliklere sahip olan bu şiirler, sohbet ve hatme sonunda ezgili bir tarzda, ilahi gibi okunabilecek bir üslupta...

Ekrem Ocaklı’nın sohbetleri yalnız bizi değil, çevremizdeki arkadaşların çoğunu tasavvuf kültürüyle daha yakın alaka kurmaya teşvik etti, bazılarının ilgilerini vukuflu incelemelere yöneltti.

Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi

Bu arada, Salih Baba’ın şiirlerini müridlerine sevdiren, sohbetlerine onun deyişleriyle başlayan Dede Paşa ile halifesi Abdürrahim Efendi adlarıyla bilinen iki büyük mürşidden de söz etmek İstiyorum. Salih Baba’nın mürşidi Piri Sami Hazretleri’nin halifelerİnden Şeyh Beşir Efendi’nin halifesi olan Dede Paşa, irşad faaliyetini 1973 yılına kadar sürdürmüştür. Ölümünden önce, şeyhinin torunu olan Erzincanlı Abdürrahim Efendiyi hilafete hazırlamış, “teveccüh ve sohbet yapması”na izin vermiştir. Vefatından sonra pek çok ihvanıyla birlikte Fehmi Kuyumcu da Abdürrahim Efendi’ye intisap etmiştir. Dede Paşa’yı, onun şeyhine bağlılığını, bu müridinin ifadelerinden tanımaya çalışalım:

“Öyle bir azim ve sadakatle başlamıştı ki, tekkelerin ilgasından sonra Şeyhefendisi Erzincan’da evine çekilmiş, gözaltında tutuluyordu, Hatmeyi bile herkes kendi aleminde yapıyor. Bu devirde bir kış günü Bayburt’tan Erzincan’a geliyor. Müthiş fırtına, kar yağıyor. Hz. Piri rahatsız etmeyeyim diye, dış kapının eşiğine başını koyan Paşa’nın üzerini kar kapatıyor. Sabahleyin kapıyı açan Valide Hanım, Paşa’yı içeri alıyor... Böyle sayılamayacak kadar çok ve değişik muhabbet ve teslimiyet örnekleri ile uzun ömrü dopdolu... Anlatmak ve yazmakla bitmez...” (Salih Baba Divanı, önsöz, 1979).

Ben de bunların bitmeyeceğini biliyorum, çünkü Ekrem Ocaklı anlata anlata bitiremezdi. Günler ve geceler boyunca anlatıla anlatıla bitirilemeyen menkıbelerden bir kısmını derleyerek bir kitap hazırlaması istenmişti Fehmi Kuyumcu’dan, o da Abdürrahim Efendi’nin izin verdiği hususların bir kısmını yazmıştı, ama Tasavvuf Sohbetleri adını taşıyan bu kitap özeldir yaygınlaştırılamadı.

Özetle, Fehmi Kuyumcu’nun yayına hazırladığı Salih Baba Divanı ile Tasavvuf Sohbetleri, Nakşibendi tarikatının Piri Sami ile başlayan Erzincan kolunu ve onların halka malolan kültür birikimlerini ortaya koymaktadır. Daha sonra, Gülden Bülbüllere adıyla yayına hazırlanan üç ciltlik kitaplar, 25 yıllık irşadıyla geniş bir mürid toplayan Abdürrahim Efendi’nin sohbetlerinden derlendi.

Bu sohbetler, çok farklı bir üslupla, kitap ve sünnete bağlı bir tasavvuf kültürü ortaya koymaktadır. Dede Paşa’nın sohbetlerinde olduğu gibi Salih Baba’nın şiirleriyle söze başlanmaktadır. Bunlardan haberdar bir akademisyen olan Ahmet Doğan, Müştak Baba gibi Salih Baba’nın şiirlerinden seçmelerle bilinen hayat hikayesini anlatarak, belli çevreler dışında da bu kültürün ifadesini ortaya koymuştu (Akçağ Yayınları).

Evet, Salih Baba gibi Piri Sami ile Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi’nin söz ve sohbetleri de hep Rabbani ilhamladır. Bunların bilinen hayat hikayelerini Erzincanlı bir gazeteci olan Ünal Tuygur birer kitapta toplamış; şimdi artık kayda alınan sohbetlerinin kitap haline getirilmesi gerekiyor.

Özellikle 12 Ocak 1998’de Hakkın rahmetine kavuşan Abdürrahim Efendi’nin bir vasiyeti andıran sohbetlerinin dinimizi, şeriat ve tarikat bütünlüğü içinde, kitap-sünnet ve evliya hikmetleriyle anlatırken kullandığı o cana yakın ve müşfik üslubun, Piri Sami’den bu yana gelen kol ile bir kitap bütünlüğüne kavuşturulması çok önemli bir kültür hizmeti olacaktır. Sevenleri bunu hasretle bekliyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 14.01.2007 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa Miyasoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ölüm yıldönümünde Üstad N.Fazıl:M.Miyasoğlu / Necip Fazıl Muhabbeti
    2. Gaziantep'te geçen gün ve bu şehrin kültürü
    3. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    4. Şehir Tiyatroları Nereye Gidiyor?
    5. Antakya'da bir gün
    6. Şehir Tiyatroları devrimi
    7. Klasiklerin yayınlanması ve okunması
    8. Kur'an Öğretimi ve Din Eğitimi
    9. Demokratik basamaklar ve siyaset gündemi
    10. Ömer Seyfeddin dünya dillerinde
    1. Golyat’a atılan taş Gargat ağacı
    2. Hüseyin Rahmi ve Şıpsevdi Romanı
    3. Salih Baba, Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi
    4. Dünyayı değiştiren liderler
    5. Çağdaş Türk romanı seminerleri
    6. Konya Kitap Dünyası kitapları
    7. Zaferlerimiz ve Destan Edebiyatımız
    8. Edebiyat geleneği üzerine
    9. “Fatih’in Şiirleri” ve “Şiirin Sultanları”
    10. Kıbrıs’ta Çanakkale Şehitleri ve Gençlerimiz
    1. Naipaul rezaleti ve Türkiye öğretmenliği
    2. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    3. Sultan Vahdettin üzerinden siyaset yapmak...
    4. Numan Kurtulmuş ve Türkiye’nin Gündemi
    5. Mesut Uçakan’ın sinema hayatı
    6. Bu bizim hayatımız
    7. Hanefi fıkhı ve sünnetin yüceltilmesi
    8. İki rahmetli aydının sorumluluğu
    9. Zaferlerimizi çalanlar
    10. Enderun Teravihleri ve Cumhur Müezzinliği
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek