2006 yılında Hamas tarafında kaçırılan İsrailli asker Gilad Şalid, beş yıl sonra anne-babasına kavuşuyor.
Ülkemize çakaralmaz, bakar görmez Heronlar'ı satarken toprağın altındaki karayılanı bile görür diyerek satan, biz aldıktan sonra kör olduğu ortaya çıkınca tamir için geri alıp da bize geri göndermeyen İsrail'in de foyası meydana çıkmış oldu.
22/03/2004 Pazartesi günü sabah namazını camide kıldıktan sonra 05.30 sıralarında Filistin'in Gazze kentinin Sabra Mahallesi'nde İsrail askeri helikopterinin attığı üç füze ile şehit edilen Hamas lideri Şeyh Ahmet Yasin'i şehit ettiklerinde teknolojilerinin üstünlüğüyle hava atmışlardı.
Hava atmaya, teknolojik üstünlüğe gerek yoktu orada.
Şeyh Ahmet Yasin'in her gün sabah namazına camiye gittiği ve cemaatle namaz kıldı herkes tarafından bilinirdi.
Namaz vakitleri de, namazdan dönme saati de, dönüş yolu da biliniyordu.
Madem kendini övdüğün kadar yerin altındaki karayılanı görüyordun da bugüne kadar kaçırılan asker Gilad Şalid'i neden bulamadın?
İsrail tarafı "Bizim bir askerimiz bin Filistinliye bedeldir. Bir askerimize karşı kaçırdığımız 1027 Filistinliyi serbest bırakırız" diyebilir.
Filistin tarafı "Biz işte böyle yaparız, bir verir bin alırız" diyebilir.
Benim gönlüm ise Şalid'in Şakir olarak dönmesini ister.
Gencecik ömrü çocuk kolu kırmakla, yaşlı genç, kadın erkek demeden masum insanları öldürmekle geçen ve bundan sonra da kan emerek yaşamaya devam etmektense Müslüman olup ekmek sıkıntısı çekerek, katiller sürüsünün arasında öldüren değil de mazlumlar arasında ölen olarak yaşamak daha onurlu ve ahiret açısından daha faydalı olur.
Kendisine güç yetiremeyeceğim bir zorba bana "Şu çocuğun kolunu kıracaksın, yoksa ben senin kolunu kıracağım" dese şu andaki ruh halimle kolumun kırılmasını tercih ederim.
Bir müddet acır ve iki ay sonra geçer ama kırdığı kolun vicdandaki acısı bir ömür boyu geçmediği gibi ahirette de cezasını çektirirler.
İşte bu nedenlerden dolayı Şalid'in Şakir olarak dönmesini temenni ediyorum.
Olmaz olmaz demeyin.
Sunday Express gazetesinin muhabiri olarak gizlice Afganistan'a giren ve Taliban tarafından yakalandıktan sonra ellerinde 31 gün esir olarak kalan Yvonne Ridley 10 Ekim 2001 tarihinde serbest bırakılıp İngiltere'ye dönünce Müslüman olduğunu bütün dünyaya ilan etmişti.
Ben, şunu istiyorum, İsrail askeri Gilad Şalid ile İsrail zindanlarında esir tutulan Filistinli mücahitlerden herhangi biri alınsın ve ikisinin de esirken gördükleri muameleler bütün dünyanın önüne serilsin.
Bunun benzerini Bosna harbinde Birleşmiş Milletler heyeti gördü.
Dağın kuzeyinde Hıristiyan Sırpların elindeki esirler hayvanlara bile layık olmayacak yerlerde tutulmuş açlığa terk edilmişler.
Dağın güneyinde aslı Sırp olduğu halde Müslüman olduktan sonra Boşnak denilenlerin elindeki esrilere insanca muamele edilmiş.
Peki, aynı ırktan olduğu halde esirine ayrı muamele eden bu adamları ayıran nedir?
Boşnak Müslüman'ın gönlündeki Kur'an, "Çok sevdikleri yemeklerini fakire, yetime ve esire yedirirler." buyurur. (İnsan süresi ayet 8)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



