Milletimize istedikleri şekli vermek için ilk müracaat ettikleri müessese hangisidir dersiniz? Ya da siz hiç bugüne kadar sahte bir laikle karşılaştınız mı?
Laiklik mevzusunu bir kenara bırakarak ve hatta meseleye hiç dahil etmeyerek konuya yaklaşalım.
Bütün karanlık süreçlerin arkasında hangi kurum, yapı, sistem olursa olsun mutlaka ama mutlaka önde ve göz önünde olanlar bir şekilde İslâmî(!) kimliği, argümanları kullanan insanlardır. Milletimizi yoldan çıkarmanın, milletimize istedikleri şekli vermenin, milletimizi aldatarak kendi kirli emellerini gerçekleştirmenin tek yolu olarak milletimizin imanını ve inancını zedelemeyi, yıkmayı görüyorlar.
28 Şubat sürecini başarıyla yürüten ve tamamlayan güçlerin elindeki maşanın adı, Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz idi ve onlar o günlerde güya Türkiye'deki cemaatleri, tarikatları temsil ediyor idi. Bütün İslâm dışı davranışlarının tek açıklaması vardı, o da işte Müslümanlıkla övünenlerin gerçek yüzünü tanıyın ve derhal Türkiye'de "Elhamdülillal Müslümanım" diyen kim varsa ondan bir an evvel kaçmaya, uzaklaşmaya çalışın, mesajıydı. Elbette topluma verilen bu masum(!) mesajın siyasi boyutu da vardı ve İslâmcı Başbakan Erbakan'ın göz yummasıyla ve nihayet onun iktidarında bu çevreler güçlendiler, dediler. O gün kimsenin bir anlam veremediği ve hiçbir savunulacak taraf bulamadığı anlarda devleti emperyalizmin çarkları arasından çekip alarak maddeten ve ruhen bağımsızlaştıran Erbakan'ı böyle kirli oyunlarla devlet yönetiminden uzaklaştırmayı başardılar.
Neredeyse bütün televizyon kanalları haberlerini Kalkancı-Gündüz ikilisiyle açıyor, bunlarla kapatıyordu. O gün de olduğu gibi bugün de böyle planlar, hesaplar yapılıyor besbelli.
Ancak, 28 Şubat'ı etraflıca çözen, gören milletimiz artık böyle sahteliklere yüz vermeyecektir.
Elbette Türkiye'de İslâm'ı her yönüyle temsil eden ve İslâm adına söz söyleme yetkisi olan tek resmi müessese Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Başkanlık, devletin ve milletin hukukunu, yararını düşünerek bütün sahtelikler, hele hele böyle toplumsal ve siyasi amaçları olan sahtelikler konusunda hiç geç kalmaksızın milletimizi aydınlatmak, İslâm'ın temel ölçülerini milletimize tekrar anlatarak sahteliklerin önünü ve önlemini almakla mükelleftir.
Kimler, hangi güçler İslâm ve Müslümanlar üzerinden böyle tezgâhlara girişiyorsa yine bütün mü'minler derhal bu oyunun iç yüzünü görmekle ve milletimize hakikati anlatarak sahtelikler konusunda bilgi vermekle mükelleftir.
Türkiye, İslâm'ın şerefiyle var olmuş bir devlet, milletimiz de İslâm'dan başka ölçü tanımayan ve taşımayan bir millettir. Tabiatıyla bütün kurumlar üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmeli, milletimiz arasında fitne unsuru olabilecek ve fitne doğurabilecek herkese karşı çok dikkatli olmalıdır.
İslâm'ın ölçülerinin dışına çıkan her kişi veya müessese aynı zamanda milletimizin ölçülerinin de dışına çıkmış demektir.
İslâm'ın ölçülerinin dışında olan kişileri veya müesseseleri destekleyen herkes aynı zamanda milletimizin karşısında yer alıyor demektir.
Türkiye'nin dengesini şaşırtmak, bu millet arasında fitne doğurmak için hemen dine(!) sarılan, dinden(!) medet uman, Türkiye'yi ancak dini(!) istismar ederek karıştırabileceğini düşünen herkes milletimizin sahip olduğu ve temsil ettiği temiz din duyguları karşısında erimeye, yok olmaya mahkumdur.
Medya şovlarıyla desteklenen, tatlı sözlerle milletimizin din duygularını rencide etmeye çalışan sahtelerin daha cümle kuramadan milletimizin temiz din duyguları karşısında erimesi, yok olması gerekir.
Bu ülkede irticanın ilk söylendiği günden bugüne hiç değişmeyen tek bir anlamı vardır; o da, dinimizi istismara yeltenen ve arkalarında birtakım karanlık güçler bulunan sahtekârların kurdukları tezgâhtır.
İşte o tezgâhın müşterisi ne kadar artarsa irtica o kadar yaygınlaşmış oluyor. Milletimiz artık onların ve onlara hizmet eden bütün karanlık unsurların tezgâhından uzak durarak, dininde de, imanında da, vatan ve millet sevgisinde de İslâm'ın ölçülerini yegâne ölçü alarak bu karanlık oyunları bozacaktır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




