milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Sade bir Press hali

13 MART 2011
PAZ 01:50

[-] Normal [+]
  • Haber
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Acı acı çalan zil... Acıtan, aslında sesin yüksekliği ya da çeşidi değil, beklentileriniz. Her an bir 'acı' bekliyorsunuz. Haberini değil, kendisini. Acı gelecek ve haberini siz yapacaksınız.

Böyle bir gazetecilik... Mümkün mü?

Press, bunu anlatıyor. Sedat Yılmaz'ın yazıp yönettiği filmde, gazetecilerin bu ülkede ne şartlarda çalıştığını göremeyeceksiniz. Çünkü memleketimde bu işin merkezi İstanbul ve Ankara'dır. 10 yıldır bu mesleği yapan biri olarak da Press'teki gazetecilik şartlarının bu merkezlerle kıyaslanmasının bile abes olacağını söyleyebilirim.

1990'ların ilk yarısında, bir avuç gazeteci Diyarbakır'da yaşanan insan hakları ihlallerini dünyaya duyurmaya çalışmaktadır. 18 yaşındaki Nazım her gün gazete bürosunu açar, ortalığı temizler, gazete dağıtımıyla uğraşır. Hafız, beş köylünün kaybolması olayını araştırırken bir çetenin izlerine rastlar. Gazete bir yandan teknik olanaksızlarla uğraşmakta, bir yandan da yaptığı cesur haberler yüzünden çeşitli engelleme girişimleriyle karşılaşmaktadır. Tehditlerin ve saldırıların artmasının ardından geceleri büroda kalıp nöbet tutmaya gönüllü olan Nazım, gündüzleri de gazeteciliği öğrenmeye çalışmaktadır. Gazetenin Diyarbakır'da bayilere dağıtılmasının da engellenmesi üzerine, gazete ekibinin okurlara ulaşmak işin yepyeni yöntemler bulması gerekecektir. Bulacaklardır. Ama hemen herşeye pratik çözümler bulmalarına rağmen, hayatlarını kurtarmak için bir yola rastlayamayacaklardır. 'Kaçmak' bir seçenek değildir. Hikayenin ana karakterlerinin bazıları birer kurşun ile öleceklerdir. Bazıları götürülecek ve haber alınamayacaktır. Nazım ise 'ofisboy' olarak başladığı işinde gazeteciliği öğrenecektir. İlk önemli işi de gazeteciliği öğrendiği abilerinden birinin kafasına sıkılmış halde yerde yatar halini fotoğraflamak olacaktır.

Film, Özgür Gündem gazetesinin Diyarbakır'da, 1990'lı yılların başında, türlü baskılara rağmen inatla çıkmaya devam etmesinin öyküsünü anlatıyor. Sadece gazete bürosundan olayları görüyorsunuz. Yönetmen, yalnızca gazetecilik açısından meseleyi ele almak istediği için böyle yaptığını söylüyor:

"Press'te yapmaya çalıştığımız şey hem olayları içeriden anlatmak, hem de onlara dışarıdan bir gözle bakabilmek."

Röportajlarında, kendisini 'devrimci' olarak nitelendiren yönetmen, maksadını filme yansıtabilmiş diyebiliriz. Birkaç 'halkı anlayalım' söylemi dışında tamamen 'devrimci' güzellemesi olan filme ben de daha çok gazetecilik açısından baktım.

Görüşlerini benimsemeseniz de bir gazeteye böyle baskı uygulayamazsınız. Yasal olarak izni olan bir neşriyata -filmde anlatılanlar çerçevesinde- yapılanları haklı gösterecek bir şey yok. Zaten senaryo, derin yapılanma ve çetelere dikkat çekiyor. Doğrudan devleti suçlamak değil ama devlet içinde çöreklenen çetelere dikkat çekmek gibi bir gaye seziliyor. Örgütün (PKK) baskıları veya bölgedeki hakimiyeti ile ilgili de filmde hiçbir gönderme olmaması dikkat çekici.

Yönetmen Sedat Yılmaz'ın şu cümleleri manidar:

"2008'de bu filme başlarken, filmin yasaklanması ihtimali üzerine epey konuştuk kendi aramızda. Fakat 2008'den 2010'a geldiğimizde, memleketteki siyasi ve psikolojik atmosfer bambaşka bir hale geldi."

Evet, Türkiye'de çok şey değişti ve değişiyor. Bu tür filmlerin yapılıyor olması bunun göstergesi. Bu minvalde değişimin devam etmesi de temennimiz.

Filmin diline gelecek olursak...

Yönetmen, "Filmi çekerken ölçütlerimden bir tanesi şuydu: Bu filmi babam ya da annem izlediğinde sıkılmasın" ifadeleriyle maksadını anlatıyor. Ancak bunu başarabildiğini söylemek zor. Zira hiç müzik kullanılmayan, kameranın büyük oranda hareket etmediği, ajite etmemek adına sadeliğin tercih edildiği bir filmde anne babamız da sıkılır, genç kardeşimiz de. Ben sıkıldığımı söyleyemeyeceğim. Öyle filmler izledim ki, bundan olsa gerek.

Filmin durağanlığını gidermek için bazı kamera hareketleri ve kurgu teknikleri kullanılmış. Mükemmel olduğunu söyleyemesek de işe yaramış diyebiliriz.

Yer yer didaktik diyaloglar kulağa çarpıyor:

"Bizi koruyacak olan silah değil."

"Gerçeğe kurşun işlemez."

Gerçi devrimci bir gazeteden bahsederken bunların duyulması da pek anormal sayılmaz.

Filmi izlerken İstanbul'daki gazetecilik şartlarını düşündüm. 2007'lerde bir ulusal gazetede çalışırken, arkadaşlarla aramızda 'boş duracağına telefonla iki görüş al' şeklinde bir 'geyik' hali vardı. Emin olun bu kadarını dahi yapmadan (telefon açmadan) gazetecilik yapanlar var. 'Masabaşı' gazetecilik dediğimiz olay bu.

Gerçi 'tehdit' her yerde tehdit ama Diyarbakır'da, 1990'lı yıllarda gazetecilik yapmak cesaret isteyen bir işti. Her görüşte gazeteci için bu geçerliydi. Bir yanda devlet ya da devleti temsil ettiğini söyleyen çeteler, diğer yanda ise örgüt. Bu şartlarda gazetecilik gerçekten cesaret işi. Bu konuya eğilmek 'artık' cesaret işi sayılmaz. Fakat gazetecilerin sorunlarına dikkat çekmesi açısında takdire şayan, Press. Kaldı ki, piyasadaki birçok 'çok izlenen' filme nazaran fazlasıyla kıymetli bir eser diyebilirim.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Haber bölümü’nde 13.03.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: abdülhamit, güler, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülhamit Güler

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Merhaba, başlıyoruz...
    2. Sizin sahneniz size, benim sahnem bana
    3. Kürt Sineması; bir yabancı film furyası!
    4. Hepimiz kötüyüz, çünkü hepimiz iyiyiz
    5. Sade bir Press hali
    6. "Herhangi bir yer Oscar'ı" ile...
    7. Benim bildiğim aşk, bu filmi evire çevire döver
    8. Ben güzele 'Biutiful' demem...
    9. Hür Adam, KV-Filistin ve propagandist dil
    10. Sinemamız üzerine bir tutam Filistin toprağı serpildi
    1. Merhaba, başlıyoruz...
    2. Sinema nedir?
    3. Kürt Sineması; bir yabancı film furyası!
    4. Gölgesizlerin hikayesi: Av Mevsimi
    5. Film tavsiyesi bekleyenlere...
    6. Siyaset-Sanat ilişkisi
    7. Türkiye'de 'genel izleyici' ve sinema
    8. Sinema; zamanı kullanan şiirsel bir ayna...
    9. En büyük beyaz perde ve en eski sinema kuramcısı
    10. Benim bildiğim aşk, bu filmi evire çevire döver
    1. Hür Adam, KV-Filistin ve propagandist dil
    2. Mavi Marmara yakında sinemalarda!
    3. Sinema ile tanıştıramadıklarımızdan mısınız?
    4. En büyük beyaz perde ve en eski sinema kuramcısı
    5. Türkiye'de 'genel izleyici' ve sinema
    6. Filistin'den önce filmlerine gidin!
    7. Tahran'da bir film ve anlattıkları...
    8. Her öykü başta kısadır
    9. Ölmeyi tercihe edenlere rüya davetiyesi
    10. Film tavsiyesi bekleyenlere...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Haber

    1. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    2. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    3. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    4. Ayasofya önünde namazlı eylem
    5. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    6. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
    7. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    8. 10 tane görevim var
    9. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    10. Birden fazla sınav dönemi
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    5. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    6. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    7. 'El bombası attılar'
    8. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    9. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    10. "Öğretmenine sahip çık"
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek