Vatandaşa oy uğruna iane kabilinden dağıtılan kömür, giyecek vb yardımları savunurken "Muhalefet hep eleştiriyor. Sadaka kültürü diye tutturmuşlar gidiyorlar, bizim kültürümüzde sadaka önemlidir" diye esip gürleyen Başbakan'ımız, bize de çok kızacak ama hemen söyleyeyim, devlet sadaka vermez.
Devletin vazifesi, insanlara sadaka dağıtmak değil, sadakaya muhtaç durumdan kurtarmak, adil paylaşımı sağlamak, herkesin refahtan eşit ve adil olarak pay almasını sağlamaktır.
Sosyal devlet, odun, kömür, beyaz eşya, sadaka kabilinden para dağıtan devlet demek değildir.
Sosyal devlet, vatandaşının hakkını, hukukunu, insanlık onurunu yasalarla garanti altına alan ve milli geliri adaletle dağıtan devlet demektir.
Devlet bir takım sosyal düzenlemelerle vatandaşının durumunu iyileştirmeye çalışır.
Ve birçok ileri ülkelerde olduğu gibi, vatandaşına maaş verir ama sadaka vermez, alın teri ile ekmeğini kazanacağı alamadığı hakkını alacağı imkânları oluşturur, iş verir, aş verir.
Devlet halkını namerde muhtaç etmez, elindeki imkânları milletin hayrına kullanarak onları sadaka verecek duruma getirir.
Devlet kömür dağıtmaz, babaların alın teriyle evine kömür götürmesini sağlayacak tedbirleri alır.
Devlet sadaka kabilinden para dağıtmaz. Babaların ailesinin karnını doyurabileceği, onuru ile kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin geçimini ve geleceğe güvenle bakmasını sağlayabileceği imkânları ortaya koyar.
İktidarları döneminde yaklaşık 250 milyar faiz ödeyen bir hükümetin asıl yapması gereken de zaten budur. Bunu gerçekleştirmek de çok zor değildir.
Zira Başbakan'ın çok övündüğü bu türden yardımlar, faize ödenen paraların, yüzde 5'i kadarına ancak tekabül etmektedir. Faiz ödemelerinin yarısını her yıl üretim ve istihdama ayırabilseler insanlarımızın sadakaya ihtiyacı kalmayacaktır, zaten!
Kömür, gıda, beyaz eşya, dizüstü bilgisayarı, para dağıtarak yapılan faaliyetleri sosyal devlet uygulaması olarak kabul etmek mümkün değildir.
İnsanlarımızı bu kadar yoksullaştırıldıktan sonra, halka yapılan kömür ve gıda vb yardımların hiçbir kıymeti yoktur.
Ceplerinden beş kuruş harcamadan devlet imkânları ile yaptıkları bu gibi faaliyetler ise, ancak oy avcılığı kategorisinde değerlendirilebilir.
Sadaka ise, Başbakan, bizden daha iyi bilir ama biz gene de hatırlatalım.
Sadaka, kişiden kişiye verilir ve zenginin fakire verdiğidir. Ayrıca sağ elin verdiğini sol elin bilmemesi gerekir.
Bu şekilde, sadakayı veren riyadan kurtulmuş, sadaka alanın da şeref ve haysiyeti rencide olmaktan korunmuş olacaktır.
Herhangi bir yardım veya iyiliğin sadaka sayılabilmesi için Allah rızası için, fakir ve ihtiyacı olan kişilere ve hiçbir karşılık beklemeden yapılmış olması gerekmektedir.
Aksi uygulamalar ise, insanların çaresizlikleri üzerinden nemalanmak anlamına gelmektedir. Ki, hükümetin yaptığı da budur!
Emeği, ekmeği, onuru, vicdanı ve de sadakayı ayağa düşürerek insanları siyasi gelecekleri uğruna, sadaka kabilinden yardımlara alıştıranlar, insan şahsiyetini yok ederek bu ülkeye aslında en büyük kötülüğü yapmaktadırlar.
Bilmem anlatabildim mi?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




