İnsanın kendiyle sınandığı bir dönemi yaşıyoruz. Bir Ağustos ayının en sıcak döneminde, beyinlere kanın hücum ettiği, dillerin, damakların kuruduğu, bedenin sürekli su yitirdiği, insanın kendinden geçtiği, su su diye inlediği bir zamandayız, bir oruç ayındayız.
Zamanın durduğu, saatlerin akmadığı, günün dönmediği bir zamanda.
El suya dokunur, ama su mideye ve iç vücuda değmez. Su bedeni serinletir ruhun su hasretini gidermez. Su, tende akar kana girmez. Su, dış kirleri akıtır, ruhun bedenine dokunmaz. Su, dış bedeni rahatlatır, ama içe hükmetmez.
Her şey susar, nefes kesilir, insan bedenen mayışır.
Gözler etrafa bakar, dünya nimetlerini can çeker, ama onlar orada olduğu gibi dururlar. Aralarına bir perde çekilidir. Bu perde madden aşılabilir, ama manen asla aşılmaz. Gizli bir el insanı tutar, olduğu yerde bekletir. Kendisini kendisiyle sınandırır.
Sabır meleği kanatlarını oruçlu insanın üstüne yayar, onu sevgiyle kuşatır. Bu gizli el onu güçlü ve sabırlı bir insan hâline getirir. Birbirine ait olan eşlerin arasına perdeler çekilir.
Her şey bir zamana ayarlıdır. Bu zaman onlar için bir sınanma dönemidir.
İnsan elini ve ruhunu ve eteğini her şeyden çeker.
Açlık bir yirmi saat çok da önemli değil. Açlığa bir süre daha direnebildiği, ama hissedildiği bir zaman yaşanır.
Oruç ayı, tıkınma ayı değildir. Ruhun açlığı gibi bedenin açlığı ve sınanmasıdır. Bedendeki ve ruhtaki fazlalıkları atmak ve arınmaktır.
Zengin sofralarında değil fakir sofralarında bulunmak. Fakirlerin hallerini ve ruh hâlini yaşamak.
Ruhun güzelliklere açlığını arttırmak, güzelliklere âşık olma halini yaşatmak.
Sevgilinin ruhunu sevgiyle taşımak.
Oruç, sadece yiyip içmemek değil.
Oruç dile, öfkeye ve duyguya da gem vurmaktır.
Oruç; sese, söze, bakışa da hükmeder.
İnsanı bir bütün olarak kuşatır.
Bir gün Sevgili'nin huzurunda bir densiz Hazreti Ebu Bekir'e sayıp dökmedeydi. Sevgili, orada sabırla ve sessiz beklemekteydi. Zaman ilerledi, adam sayıp dökmeyi sürdürdü. Ebu Bekir efendimiz dayanamadı, karşılık verdi. Sevgili kalktı, orayı terk etti. Ebu Bekir efendimiz de Sevgilinin peşinden seğirtti. Kapıya çıktı.
Ebu Bekir: "Bu adam bana sayıp döktü, ses çıkarmadın. Ben karşılık verince meclisi terk ettin." Dedi.
Sevgili: "O adam sana sayıp döktüğünde aranıza bir melek girmişti. Onun bütün sayıp dökmeleri adama dönüyordu. Ne zamanki sen karşılık verdin o zaman şeytan belirdi. Şeytanın olduğu yerde ben duramazdım." Dedi.
Oruç ayındayız, sevgiyi, duyguyu öfkeye çevirmemek gerekir. Oruç ayında sevgiye ve duyguya da oruç tutturmalı.
Sabır meleği her olumsuzluğun üstesinden gelir. İnsana güç katar, insanı öfkeden, kirlerden arındırır.
Sevgi sabırla büyür ve insana karşılığını verir. Duygu sabırla güç kazanır.
Sevgi ve duygu birlikte güçlükleri aşar. Dağları yerinden oynatır. İnsanın yüreğine kök salar.
Sevgi ve duygu rahmet kapılarını aralar, insana ufuk kazandırır.
Sevgi sevgiyle beslenirse ve sevgiye duygu yüklenirse, bunlar sabırla sınanırsa insanı bambaşka biri hâline çevirir.
Oruç ayındayız. Sabır ayındayız. Meleklerin rahmet ağdığı bir zamanda. Sevgiyle daha çok yaklaşma dönemindeyiz. Biz bizle sınanıyoruz.
Büyük dağa yaslanmak güzel. Büyük dağa sahip olmak bir lütuf. Dağın yanında bulunmak bir ayrı güzellik.
Dağımızı oruç ayında güzelliklere hârelendirmeliyiz.
Orucumuzu sabırla güçlendirmeli, gücümüzü sabırla belirlemeliyiz.
Oruç ayındayız. Gönülleri kırma zamanı değil.
Kırılan gönüller bir daha toparlanamaz. Toparlansa bile yaralı olur. Yaralı gönüllerden bir hayır beklenemez.
Oruç ayındayız. Sabır ve güzellik meleklerinin kanatlarının altına sığınmalıyız.
Oruç ayındayız, sevgilinin yolunda yürümeye bakmalıyız.
Sevgilinin dostlarıyla ve âşıklarıyla birlikte yol almaya bakmalıyız.
Sevgili'nin mihengine kendimizi ayarlamalıyız.
Sabırla, sevgiyle, sadakatle, aşkla yol yürümeliyiz.
Sadıklarla yol almak güzel. Ama edeple, sabırla daha da güçlenerek.
Dostluklar ebedidir.
Oruç ayı her yıl bizi yokluyor, bizi bizle sınıyor. Yenilgilerimizi, yorgunluklarımızı, öfkelerimizi törpülüyor. Sevgiliyle ve sevgiyle ve sabırla.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




