Sizin de dikkatinizi çektiğini sanıyorum. Son aylarda, Saadet Partisi'nde daha bir hareketlilik ve ilgi odağı olma durumu söz konusu. Milli Görüş kadroları liderlerinin vefatının şokunu atlatmış ve Şubat ayı içinde geniş anma programlarına hazırlanmaktadırlar. Halk, yanlışları ve bir türlü çözülemeyen problemleri gördükçe Milli Görüş'ün iktidar olduğu dönemlerdeki aşk ve heyecanın özlemini çekiyor. Saadet Partisi'ndeki yükselişi, hem görüştüğüm genel başkan yardımcılarındaki azim ve gayretten; hem de genel başkan öncülüğündeki bir ekibin İran ve Suriye ziyaretlerinin halk ve basın üzerinde oluşturduğu olumlu etkiden daha iyi gözlemleyebiliyorum. Şer güçlerin İslam dünyasını birbirine düşürerek sonuca ulaşmak istedikleri bir atmosferde; Suriye'de akan kardeş kanını sona erdirmek ve şer güçlerin planlarını bozmak için birlik ve kardeşliğe davet eden Saadet Partisi'nin uyarıcı çabaları halkın yüreğine su serpiyor. Ayrıca halk, "Önce ahlak ve maneviyat" diyerek yola çıkan Saadet Partisi'ni, her gün daha da artan ifsat ve ahlak tahribatını önleyecek tek parti olarak görüyor.
Saadet Partisi'nin yükseliş trendi devam ederken, menfaatleri ellerinden gidecek olan şer odaklar da boş durmuyor. Yalan haber yayıyor, fısıltı gazetesini harekete geçiriyorlar. Saadet Partisi kadrolarının çalışma aşk ve şevkini kıracak yöntemler kullanıyorlar. Onlar bilmiyorlar ki, Milli Görüş kadroları 43 yıllık geçmişlerinde nice badireler atlattı ve nice çetin imtihanlardan geçtiler. Davaları konusunda yeterli donanım ve direnişe sahip duruma geldiler.
Milli Görüş sağlam prensiplere dayanır
Allahü Teala insanlığa acıdı ve 20. yüzyılda Erbakan Hoca gibi büyük bir lider nasip etti. Deha çapında bir kurmay olan Erbakan Hoca, davasını Milli Görüş ismiyle sistematize etti, temel esaslarını belirledi, planlı ve programlı bir model çalışmaya dönüştürdü. Milli Görüş'ün ölçüleri ve çalışma esaslarını belirledi. İşleyişin ne şekilde olacağı konusunda hiçbir boşluk bırakmadı. Onun için, Milli Görüş çalışma modelinde belirsizlik yoktur. Her şey kural ve prensiplere bağlanmıştır. Bu konuda, İSİLAY (İslami Araştırmalar Vakfı), ESAM (Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi) gibi ilmi araştırmalar yapan kuruluşlardan azami ölçüde faydalanılmıştır.
Milli Görüş Lideri, bu model çalışmayı yürütecek sağlam bir teşkilat oluşturmuştur. Bu teşkilatlar milletini ve ülkesini seven, insani duygularla donanmış; samimi, fedakar ve idealist kadrolar eliyle yürütülegelmiştir. Milli Görüş'ün en önemli özelliği, 43 senedir temel esaslara bağlı kalarak çalışmalarını yürütmesidir. Bu süre içinde temel esaslardan biç bir taviz verilmemiştir. Taviz vererek bir yerlere gelmek ve menfaat elde etmek isteyenler Milli Görüş içinde barınamamışlardır.
Erbakan Hoca'nın kadrolarına öğrettiği en büyük prensiplerden biri de şudur: "Milli Görüş'ün gücü teşkilatının gücüdür; problemler ancak teşkilat içinde çözülür." Saadet Partisi, teşkilat içi problemleri dışta çözmek isteyen bir parti değildir. Hiç kimse Saadet Partisi'ne nasıl hareket edeceği konusunu öğretmeye kalkışmasın. Kurallar bellidir, yetkili organlar görevlerinin başındadır. Rahmetli hocamızın kadrolarına kazandırdığı en büyük meziyet temel esaslara bağlı kalmaları ve teşkilatın işleyiş ölçülerini bozmamalarıdır.
Temel esaslardan vazgeçilemez
Şuna şahit oldum ki, Erbakan Hocam'ın vefatından önceki mesela 5 sene içinde 20 kere sohbetine katılmışsam, bize hep temel esaslar dersini vermiş, bu derslerde ilk günkü heyecanından hiç bir şey kaybetmemiştir. Milli Görüş mensuplarının yaşadığı en çalkantılı dönemlerde "Şimdi bu aktüel olayların iç yüzünü en yetkili ağızdan dinleyeceğiz" diye beklerken bile O, "Temel Esaslar"ı anlatmıştır. Milli Görüş hareketinin vazgeçilmezi "Temel Esaslar"dır. Onlar formül ve pusuladır. En sıkıntılı günlerde, inanılmaz baskı ortamlarında bile bu prensiplerden taviz verilmemiştir.
Milli Görüş'ü anlatan eğitimciler, hareketin ilk yıllarında hangi temel esasları anlatmışlarsa, bugün de aynı muhtevayı anlatıyorlar. Bunlar değişmez kurallar. Onun için Milli Görüş çalışma modelinin "Temel Esaslar"ı ve işleyiş prensipleri zaman ve şahıslara göre değişmez. Sadık ve şuurlu Milli Görüşçüler bu prensipleri içselleştirmiş olanlardır. Onun içindir ki, Erbakan Hoca'nın her fırsatta belirttiği gibi "Milli Görüş'ü tanıyan herkes Milli Görüşçü olur."
Herkes bilmelidir ki, Milli Görüş'ün hedefi ve çalışma esasları bellidir. Milli Görüşçüler bu istikamette yürümekte kararlıdırlar. Çünkü, Türkiye ve insanlığın huzur ve mutluluğu bu prensiplerin uygulanmasına bağlıdır. Türkiye'nin mevcut iktidardan aradığını bulamadığı bir zamanda Milli Görüşçülere düşen görev "Milli Görüş'ün kurtarıcı reçetesi"ni insanlara anlatmaktır. Şer odaklar ne yaparsa yapsınlar, Hocamızın her zaman ifade ettiği gibi, "Çare ve çözüm Milli Görüş'tür. Milli Görüş'ün bir tek partisi vardır, o da Saadet Partisi'dir. Saadet Partisi'nin başarısı milletimizin başarısı ve insanlığın huzur ve mutluluğu demektir. Yazımızı, Erbakan Hocamızın 16. 10. 2009 günü Konya'da yapılan Milli Görüş'ün 40. Yılı kutlamalarında söylediği şu cümlelerle bitirmek istiyorum: "Milli Görüş köleliğe, sömürüye karşı olmak, kula kulluğa karşı çıkmak, hakkı üstün tutmaktır. Milletimizin öz benliğine, kendisine dönmesidir. 'Yeni bir dünya'nın kurulması hareketidir."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



