Rusya'nın sistemini oturtmaya çalıştığı Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi projesi, yakın tarihte ve bugün türlü sorunlar yaşayan ve Rusya'yı büyük güç konumunda olmasına rağmen zor durumda bırakan Kafkasya'yı dizginlemek yolunda Rusya için atılmış önemli bir adımdır. Çeçenistan merkezli direnişin Grozni'den siyasi yollarla bastırılması büyük etki oluşturmamış, direnişin diğer bölgelere kaymasına sebep olmuştur. Bugün bütün Kuzey Kafkasya'da varlığı devam eden çatışma, yolsuzluk, fakirlik, rüşvet ve kaçakçılık faaliyetleri acilen önlenmesi gereken durum halini almışlardır. Rusya'nın bu projesiyle hedeflediklerini ve karşısına çıkabilecek engelleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.
Rusya bu idari yapıyı bölgedeki yolsuzluk, yoksulluk, gayri kanuni işlerin engellenmesi ve fakir bölgelerin ıslahının kolaylaştırılması amacıyla oluşturduğunu belirtmektedir. Bölge temsilciliğine getirilen Aleksandr Hloponin, Dimitri Medvedev tarafından özel görevle gönderilmiştir ve ayrıca Başbakan Vladimir Putin'in yardımcısı olarak görevini sürdürmektedir. Bu durumda, Putin'in bölgeyle ilgili yaklaşımları ağırlık kazanacak ve federal sisteme bağlı yöneticiler eskiden olduğu gibi artık doğrudan Putin ile değil, yeni temsilci ile irtibat sağlayacaklardır. Bu da kendi otoritelerinin aslında güçlü olmadığının farkına varmalarını ve o yönde politikalar izlemelerini sağlayacaktır. Moskova elini güçlendirecektir.
Sovyetler Birliği döneminde özerk bölge statüsüyle Krasnodar Kray'a bağlı olan, 1991 sonrası özerk cumhuriyet statüsüne kavuşan Adigey ile ilgili yaklaşım, akıllarda soru işareti bırakmaktadır. Halkı aslen Çerkes olan Adigey ile ilgili, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes menşeli Çerkes birliği düşünceleri idari bölünmeyle sekteye uğramış görünmektedir. Adigey'in refah açısından diğer bölgelere göre üstün olduğu yaklaşımı inandırıcı olmasa da, bunun bahsettiğimiz ilk noktaya ilave olarak 2014 Soçi Olimpiyatları'yla da ilgisi olduğu düşünülmektedir. Bölgede huzurun sağlanması amacıyla Adigey'in diğer bölgelerle bir araya gelmemesi istenmiş olabilir. Bu konuda daha da ileri gidecek politikalar sonucunda, Adigey 2014'u takiben farklı bir statüye de sahip olabilir.
Çeçenistan'da Ramzan Kadirov eliyle mücadeleyi durduran Rusya, buna karşı oluşturulan Kafkasya Emirliği'nin etki sahasını bertaraf etmek amacındadır. Yeni federal sistem ile birlikte tam kontrol sağlanıp bölge genelindeki silahlı gruplar etkisiz hale getirilebilir. Nitekim federal sistemin içine aldığı bölgeler, Kafkasya Emirliği'nin yıllar önce "hareket sahası" ve "vilayet" olarak adlandırdığı yerlerdir.
Moskova'daki metro saldırılarından da anlaşılacağı gibi, bu bölgedeki direnişçi ve ayrılıkçı grupların varlığı idari ve siyasi yeniden yapılanmalarla sona erdirilmek istenecektir. Eğer bu gruplar güçlenirse Rusya Kafkasya'da tıkanacak ve sistem için mutlak bir zayıflamaya yol açacaktır. Projenin en büyük engeli buradaki ayrılıkçı unsurlardır. Bunun sonucunda Güney Kafkasya'daki dengeler Batı lehine değişecektir.
Rusya, bu bölgedeki Müslümanları genel siyaset mantığı çerçevesinde çeşitli alanlarda bir araya getirmeye çalışmakta ve İslam Konferansı Örgütü bünyesindeki konumunu güçlendirmektedir. Bu da, gerek Kafkasya Emirliği'ne tabi olanların sayısını azaltmak, gerekse Rusya'nın Müslüman halklarla olan bağını güçlendirme amacındadır. Bu siyaset de dolaylı olarak projeye destek vermektedir. Proje yakın gelecekte istenen verimi sağlarsa, Güney Osetya ve Abhazya meseleleri Rusya lehine değişecek ve Güney Kafkasya'daki etnik/bölgesel sorunlar farklı boyutlar kazanacaktır. Buna ek olarak enerji ve ticaret projeleri Rusya tarafından yönlendirilebilecektir. Bunun ilk işareti 2010 yılı Nisan ayı sonunda Güney ve Kuzey Osetya hükümet yetkililerinin Şinvali'de iki bölge arasında çeşitli konularda işbirliğinin sağlanması ve entegrasyon sürecinin hızlandırılması konusunu ele aldıkları buluşmadır.
Bölgede etnik azınlıklar arasında uzlaşmanın sağlanması amacıyla Nisan 2010'da Karaçay-Çerkes hükümeti istifa etmiştir. Aleksandr Hloponin'in bölgede Çerkes bir liderin olması gerektiğini belirtmesi sonrasında hükümetin istifa etmesi, yeni idari yapılanmanın doğurduğu ilk sonuç olma özelliğindedir. Yunan asıllı Vladimir Kayşev'in yerine Çerkes bir yöneticinin gelmesi durumunda, bölgede etnik gruplar arasında birlik öngörülmektedir.
Projenin başarıya ulaşmasında bir diğer önemli unsur da, Ramzan Kadirov'un iktidarda daha uzun yıllar kalacak olmasıdır. Dikkat edilirse, projeyi oluşturan temel etken Çeçen direnişinin tarihçesidir. Kadirov aynı politikalara devam ederse istenen verim sağlanacaktır. Eğer kendisi bölgede slovikilerle olan ilişkilerinde farklı siyaset izler ve konumunu Rusya aleyhine güçlendirirse, ileride Rusya'nın yeni bir Çeçenya politikası oluşturacağı kesindir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



