Rusya, yüzyıllardır üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştığı ve bugün türlü çatışmaların yaşandığı Kafkasya bölgesi ile ilgili olarak gerek Çarlık döneminde gerekse Sovyetler Birliği döneminde çeşitli bölgesel düzenleme planları uygulamış, kuvvet yoluyla değiştiremediği konuları siyasi yollarla değiştirmeyi başarabilmiştir. Anadolu ve İran'a giden kilit yol olan Güney Kafkasya'yı idare etmek için Çarlık döneminde türlü politikalarla Kuzey Kafkasya'daki konumunu sağlamlaştıran Rusya'nın bugün izlediği siyaset de bölgeyi içinde bulunduğu kargaşadan, Rusya'yı da içine girdiği çıkmazdan kurtarmayı hedeflemektedir. Sovyetler Birliği'nin kuruluşundan sonra aynen güneyde olduğu gibi Kuzey Kafkasya'da da çeşitli etnik gruplar siyasal yönetim mekanizmaları yoluyla birbirinden ayrılmış, bir kısmı Josef Stalin devrinde Alman işbirlikçiliği suçlamasıyla sürgüne gönderilmiş ve boşalan yerlere farklı azınlıklar yerleştirilmiştir. Farklı unsurların kendi arasında sorun çıkarmasına yol açan bu girişimler, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra siyasal konumdan sıyrılıp tamamen sıcak çatışmalarla kendisini göstermiştir. Rusya'nın Kafkasya halkları için tasarladığı yaklaşımlar, Kafkasya'daki çoğu yerel yönetim veya silahlı gruplar tarafından da Rusya'ya karşı düşünülmekte, Rusya'yı Kafkasya'da sıkıştırmak için faaliyetler gösterilmektedir.
Birinci ve İkinci Çeçenistan Savaşı, rehine krizleri, saldırılar ve Çeçenistan'dan Dağıstan ve İnguşetya'ya sıçrayan silahlı mücadeleler Rusya'nın bölgedeki etkinliğini olumsuz yönde etkilemiş, Kafkasya'daki tarihi figürü Gürcistan'a karşı dahi saldırgan bir tutum benimsemesine yol açmıştır. Kuzey ile güney arasındaki sorunlar birbiriyle tarihi ve siyasi şekilde bağlantılı olmakla beraber, Rusya'nın bölgedeki hegemonya planı da iki tarafın uygun siyasi adımlarla dize getirilmesi sonucunda hedefine ulaşacaktır. 08.08.2008 tarihli Gürcistan müdahalesi ve 2009'da Rusya'nın siyasi manevra şeklinde tek taraflı olarak bitirdiğini ilan ettiği Çeçenistan savaşı, Rusya'nın bu konuda ne kadar istekli olduğunun ve bölgede kendi aleyhine sonuç doğuracak herhangi çatışma istemediğinin göstergesidir. Batılı devletlerin böl ve yönet mantığı Rusya için zaman zaman birleştir-yönet taktiği ile de vuku bulmuştur. Nitekim bugün Güney Rusya İdari Bölgesi'ni, yeni düzenlemelerle Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi olarak değiştiren Rusya, Kafkasya'daki yirmi yıllık yıkımın ve yerleşmiş yolsuzluk sisteminin en kısa zamanda bitirilmesi gerektiğini belirtmektedir.
İdari sistemde değişikliğe giden Rusya, 2010 itibariyle içerisinde Dağıstan, İnguşetya, Karaçay-Çerkes, Kabardey-Balkar, Çeçenistan, Kuzey Osetya, ve Stavropol vilayetinin bulunduğu Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi'ni kurmuştur. Bölgenin başkenti, Stavropol içerisinde yer alan Pyatigorsk kentidir. Çerkesler'in yaşadığı Adigey bölgesinin yer almadığı yeni düzenleme, Rusya'ya muhalif olan ve bölgede kendi etkin gücünü sürdüren etnik grupların sesinin kısılmasını ve bölgede tamamen Kremlin yönlü siyasetin oluşturulmasını hedeflemektedir. Bölge yöneticiliğine, daha evvelden Krasnoyarsk Bölgesi valiliğini yapmış olan Aleksandr Hloponin getirilmiştir. Hloponin, Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'in temsilcisi ve Başbakan Vladimir Putin'in yardımcısı sıfatıyla bu göreve gelerek Rusya'nın "yeni Kafkasya projesi"nin yürütücüsü olmuştur. Rusya'nın bu yeni yapılanma kararına etki eden bir unsur da, Rusya'nın sonradan terörist grup olarak nitelendirdiği Kafkasya Emirliği'nin kurulmasıdır. Dağıstan'dan Karaçay-Çerkes'e kadarki bölgede yaptığı eylemleri ve ideolojik yapılanmalarıyla dikkat çeken, eski Çeçen-İçkerya Lideri Doku Umarov'un kurduğu bu sistem, bugünkü kurulan federal bölgenin tüm sınırlarını kendi etki alanı olarak ilan etmişti.
Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi projesinin, Kuzey Kafkasya'da yaşayan halkları etnik kimlikten ziyade farklı ortak paydalarda bir araya getirmek, çoğunluk oluşturan etnik unsurları idari ve siyasi olarak birbirinden ayırmak, katı Rus bürokrasisi olan sloviki üzerinde düzenlemeler yapmak, yolsuzluk, rüşvet, insan hakları ihlalleri ve kaçakçılık gibi suçların önünü kesmek amacında olduğu Rus yetkililer tarafından belirtilmektedir. Rusya'yı bu plana iten başlıca sebepler, Çeçen mücadelesinin Rusya'ya verdiği her türlü zayiat ve bu mücadelenin farklı şekillerde bölgeye yayılmasından kaynaklanmaktadır.
(Devam edecek)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



