Grip hastalığının pençesinde kıvranıp durduğum bir zamanda dilimindeyim. Bir arkadaşımın bana gönderdiği bir mesajda elma sirkesinin birçok hastalığa şifa olduğuna dair bilgiler vardı. Ayak sağlığından tutun da yüzümüzdeki kırışıklıklara kadar pek çok faydasının olduğunu anlatan bir yazıydı. Çinli bir doktorun bu yöndeki tavsiye ve tariflerini anlatıyordu. Bunlardan bir tanesi şuydu: Sabahları aç karnına bir bardak ılık suya bir tatlı kaşığı elma sirkesi ekleyin, için. Elma sirkesi içimizdeki kirleri tıpkı metal eşyalar üzerindeki pası erittiği gibi eritiyor. Sonrada suyla birlikte dışarı atıyor. Ben de bu tavsiyelere uyup bir hafta boyunca her gün bir bardak ılık suya bir tatlı kaşığı elma sirkesi ekleyip içtim. Gerçekten de bana ilaç gibi geldi. Çok faydasını gördüm. Çok şükür hızla grip hastalığının pençesinden kurtuldum.
Evlerimizde ya da iş yerlerimizde günlük temizlikleri zamanında yapmadığımızda biriken, kalıcı hale gelen kirleri çıkarabilmek için normal temizlik maddelerini değil de daha etkili olan, kökünden temizleyen tuz ruhunu kullanırız. Bunun nedeni nedir? Elbette biriken kirleri zamanında temizleseydik tuz ruhunu kullanmaya gerek kalamayacaktı. Yani bunun için titiz olmak ve her şeyi zamanında yapmak lazımdı. İşte insan ruhu da böyledir, işte insanın kalbi de böyledir. Kirlenen ruhumuzu zamanında temizlemezsek, orada biriken kirler zamanla kalıcı hale gelir ve izler bırakır. Kalbimizi siyahlaştırıp karartır. Bunun önüne geçmek için şuurlu olmak lazım. Şuurlu olan insan nasıl ki evini, elbiselerini, etrafını zamanında temizliyorsa, bir yanlış yaptığında, bir kötülük yaptığında hemen ruhunu temizlemek için de tövbe eder. Bunu sonraya bırakmaz. Bu temizliği ertelerse bilir ki onu temizlemek için daha kuvvetli şeyler kullanmak lazım. Tuz ruhu kadar etkili bir şeyler kullanmak lazım. Tuz ruhuyla denk bir etkiye sahip ruh temizleyici bir şey var mı? Bu bazen tövbe olabilir, bazen bedel ödemek olabilir. Bazen ibadetlere daha sıkı sarılmak olabilir. Bazen kefaret olabilir vs. Ama şunu kesin olarak biliniyor ki; insan ruhu ya da kalbi de bazı eylem ve söylemleri sonucunda kirleniyor. Bunların da temizlenmeye ihtiyacı vardır.
Bütün bunlardan sonra, ister istemez bu konu üzerinde derin derin düşünmeye başladım. İçimizdeki ya da vücudumuzdaki kirleri temizlemek için doktorlar elma sirkesi kullanmayı tavsiye ediyorlar ve bunun nasıl olacağına dair tarifleri de veriyorlar. Uzmanların tarifi olmadan herkes kafasına estiği gibi elma sirkesini kullansa arzu edilen faydayı görebilir mi? Elbette hayır. Peki, maddi kirlerimizden bu tavsiyelere uyarak kurtuluyoruz da manevi kirlerimizden nasıl kurtulabiliriz. Acaba manevi hastalıklardan nasıl kurtulabiliriz? İşte bunun yolunu da bize peygamberimiz gösteriyor. Bir hadisinde şöyle buyuruyor: "Kim günde beş defa namaz kılar, ondan sonra da 33 defa Subhanellah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahuekber diye bitirirse, arkasından gelen diğer duaları da yaparsa, denizköpüğü kadar günahı olsa da affedilir." Yani manevi kirlerinden temizlenmiş olur. Tıpkı elma sirkesinin içimizdeki kirleri eritip dışarı atması gibi bir etki yapar. Yine bir hadiste şöyle buyruluyor; kimin evinin önünde bir ırmak geçer de o da o ırmaktan günde beş defa yıkanıp temizlenirse hiç üzerinde kir kalır mı? İşte abdest almak da onun gibidir, günde beş vakit abdest alan adam tüm kirlerinden arınmış olur. Yine hadislerde anlatıldığına göre kim günahlarından dolayı tövbe eder de bir daha o günahlara dönmezse, o günahları hiç işlememiş gibi kabul edilir. Elma sirkesi gibi ruhumuzu tüm kirlerinden arındırıp temizliyor. Mutlu olmanın formülü Rabbimizin bizim için çizdiği yolda yürümektir. Onun emir ve yasaklarına uymaktır. Rabbimizin emir ve yasaklarına uymadan dünya ve ahiret mutluluğunu bir arada görmek mümkün değil. Belki insan para, değerli eşya, makam, mevki, eğlence vb. dünyalık menfaatlerin sonunda geçici bir mutluluğu yakalayabilir ama o mutluluk ömürle birlikte biter. Asıl önemli olan dünya mutluluğu ile birlikte sonsuz olan ahiret mutluluğunu da yakalamaktır. Bunun yolu da ancak ve ancak İslam'ı yaşamaktan geçer. Oysaki bu gün toplum olarak neredeyse topyekûn manevi bir hastalığın pençesinde kıvranıp duruyoruz da tedavi olmak için çare aramıyoruz.
Maddi temizlikte tuzruhunun ve diğer temizleyici kimyasalların etkisi ne ise ruh temizliğinde de tövbe-i nasuh, istiğfar, ibadet ve taatın etkisi de aynı şeydir ve elzemdir. Elma sirkesiyle ilgili olan yazı bütün bunları düşünmeme neden oldu. Dimağımda bir beyin fırtınası estirdi. Şimdi bu sonuca ulaştığım için kendimi çok bahtiyar hissediyorum. Bir anda ruhumun uçtuğunu, bedenimim hafiflediğini hissettim. Abdülkadir Geylani'ye ait olan "Amelin tasdikinden geçmeyen kalp temizliği boş ümitten ibarettir" sözü de ibadetle desteklenmeyen kalp temizliğinin tek başına bir şeye yaramayacağını bize hatırlatıyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



