Geçtiğimiz hafta yazdığımız "Reyting Operasyonu" başlıklı yazımızda, "Medya, insanları doğruya, güzele, hakka, hukuka, adalete ulaştırır. Medya, insanları bilgilendirir, sağlam ve geçici olmayan bilgi harmanlarıyla, bilgi atmosferleriyle donatır.
İnşallah, yapılan bu reyting operasyonu, insanlarımızın algılarını doğruya ve hakka ayarlayacak bir boyutu hayatımıza taşır.
Bunun nasıl yapılabileceği konusunda ise "Reyting ölçüm şirketinin" koyacağı sağlam kriterler çok önemli. Bu konuyu da inşallah bir başka yazımızda yazarız" demiştik.
Medyanın temel işlevi konusunda, özel televizyonların hayatımıza girmesinden sonra müthiş bir dönüşüm operasyonu ve kirli bir algı değişikliği oluştu. Medya, en temel kriteri ve felsefesi olan "Bilgilendirme nosyonunu" kaybetti. Çok üst perdeden ve göreceli bir şekilde "eğlendirme nosyonuna" dönüştü. Diziler, yarışma programları, eğlence programları, izdivaçlar, sabah kuşakları, öğlen kuşakları insanların zamanlarının öldürüldüğü, boşa vakit geçirildiği, zihinlerimizi boşaltan, ekran karşısında boş boş oturduğumuz zaman dilimlerine dönüştürüldü. Bir televizyon kanalında tutan ve reyting getiren bir program ya da bir dizinin farklı bir versiyonu veya tıpatıp benzeri diğer bir kanalda karşımıza getirildi. Reyting listesini eline alan yapımcılar ve programcılar, insanların beğeni çıtalarını, zihinsel performanslarını, dünya görüşlerini ve algılarını değiştirecek hakkaniyetli yapımlar ortaya koymak yerine, taklit ve kof programlar üreterek ekranları silme doldurdular, algılarımızı bambaşka bir boyuta taşıdılar.Ortaya konulan bu sürecin tetikleyicisi elbette bizim kesinlikle inanmadığımız, değerlerinin danışıklı dövüşlerle ayarlandığı reyting listeleri oldu. Yapımcılar ellerine aldıkları listelerin, halkımızın genel taleplerini, istek ve arzularını yansıttığı formasyonundan hareketle bu kurguyu yönlendirmeye çalıştılar. Yapılması gereken, ta başından doğru kurgulanmayan reyting sisteminin yeniden şekillendirilmesi ve ortaya adil, güzel ve televizyonculuk mantalitemizi doğruya yönlendiren bir boyutu ortaya koyabilmek olmalıydı.
Bildiğimiz kadarıyla şu anda verileri iptal edilen reyting şirketinin tüm Türkiye genelinde sistemin içinde değerlendirdiği denek sayısı 2 bin veya 2 bin 500 kadardır. Her zaman söylediğimiz gibi, bu denek sayısı, gerçekleri ortaya koymaktan uzak, Türk halkının beğenilerini gerçek normlarda yansıtmayan ve ortaya konulacak veriler açısından yanıltıcı bilgiler içeren bir ölçüm mekanizmasını yansıtmaktadır.
Öncelikle Türkiye'nin nüfus potansiyeli ele alınıp, bu potansiyelin il ve ilçeler nezdinde dağılımı göz önünde bulundurularak bir ölçüm mekanizması ortaya konulmalıdır. Türkiye'nin 81 vilayeti ve 800 küsur ilçesi vardır. Tüm bu ilçelerin de sistemin içinde yeralmasının sağlanması, listenin adaletli ve doğru şekilde oluşması bağlamında çok önemlidir. Büyükşehirlerin nüfus potansiyeli, bu potansiyelin deneklerin ekonomik ve sosyal statülerine göre eşit şekilde paylaştırılması, her ilçenin bu listenin içinde kendisine yer bulabilmesi ve hepsinden önemlisi, en az 10 bin denekli bir reyting sisteminin kurgulanması, inandırıcılık ve güvenirlik açısından en doğru yöntemi beraberinde getirecektir.
Biz yaptık, böyle oldu.... Biz yaptık, böyle bir sonuç çıktı... Yeni dönemde, eski dönemin arkaik kalıntılarıyla boğuşmak ve bize hakkaniyeti getirmeyen, ahlak üretmeyen bir sistemle yüzleşmek istemiyoruz. Yeni sistem, konuşmayan, üretmeyen, analiz etmeyen, materyalist, hedonist, egoist insan prototipleri üretmesin. Değerleri olan, dünyayı algılayış biçimi "kapitalist normlar" olmayan zihinleri pırıl pırıl insanlar olsun.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



