milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Reklâmlar

05 ŞUBAT 2011
CMT 03:45

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hepimizin yaşadığı ama çoğumuzun üzerinde durmadığı bir konu var; reklâm izlemek! Az zamanda çok boyutlu 'yaşamalara' yoğunlaştıran, bir anlık da olsa insanı sarmalayıp kendi gerçekliğinden uzaklaştıran o 'küçük vurgu'; çağımızdaki bunalımdan sıyrılıp bir nefeslik nefes almalığıdır galiba. Elbette bunun tersi de iddia edilebilir; o kadar çok reklâm var ki günlük yaşantımızı bir ağ gibi sarıp adeta nefes almamızı güçleştiriyor. Reklâm konusunda ne düşünürsünüz bilmem, yalnız, ikna edici en etkili 'yalan' nedir sorusunu sorsak herhalde ilk akla gelen yanıt 'reklâm' olur.

Haşmet Babaoğlu, Reklâma Çıkmak (30.12.2010 Sabah gazetesi) başlıklı yazısında, reklâmdaki gerçekliğin 'sahte'liğine değinerek şu sonuca varıyordu; "Bir kişi bile 'senin programında söylediklerini ciddiye alıyordum, yoksa bu reklâmda olduğu gibi programında da rol mü yapıyordun?' diye aklından geçirdiğinde... Bütün perde yıkılıp viran oluyor! Gerisi kendini kandırmak, gerisi hikâye!"

Ben öteden beri reklâma gerçeğin sahtesi olduğu öne sürümünden yola çıkarak hep uzak durur, reklâma çıkma fikrinden geçin reklâm izlemeyi bile kendime zül sayardım. Fakat itiraf etmek gerekiyor ki son beş yıldır bazı reklâmları birçok filmden veya diziden daha fazla ilgi duyarak izliyorum. Babaoğlu'nun içini acıtan durum elbette reklâma çıkmakla   (görünme biçimini naif bir şekilde eleştiriyor yazar, yazının sonunda istisnaları da vurgulayarak) ilgili, benim burada üzerinde durduğum ise reklâma bakmakla (izlemekle) ilgilidir. Televizyon açık ve ekranda reklâmlar var; bazıları niçin dikkatimizi çeker? Veya da bazıları neden dikkatimizi çekmez?

Baştan söyleyelim; bir reklâmda bir durum sarakaya alınarak verilmişse dikkat çekiyor. Ama 'dalga'nın içinde sosyal yaşantıdan örnekler veriliyorsa bu böyle. İdeolojik reklâmlardan ziyade 'her kesime hitabeden' reklâmlar daha kalıcı gibi. Her kesime derken belli bir kültürden geçmiş olmayı kastediyorum. Halkın kırmızıçizgilerini aşındırsa bile 'perdeyi yırtmadan' gülümseten ve kahkaha attıran yani kısacası zihinde bir nükte bırakan reklâmlar sanıyorum daha fazla ilgi görüyor.

Yaşadığımız dünyanın çetrefilli matematiğinden bunalmış olarak akıp giden yaşantımıza küçük bir gülümseme katan reklâmlarda bu püf nokta nasıl yakalanıyor? Ya da ekrandaki bir reklâm izleyen bir insanın nasıl 'hoşuna gidiyor'?

Bir reklâm filminde 'güldürü ustaları'ndan biri oynuyorsa o reklâm izlenecek bir reklâm oluyor. Güldürü dediğimizde aklımıza ironi de geliyor. Ama reklâmda ironi yapmak sanırım zordur. Çünkü ironinin asıl söylediği yaptığının (fiilin) tersidir. Reklâmda ise yaptığını yaptığı şekilde hatta daha gerçekçi (somut) söylemek esastır. Ana fikir söylenmek istenenin tersi olamaz reklâmda. O zaman o 'hoşa gidecek nokta' nasıl meydana getiriliyor? Reklâmda aynı şeyin tersten gösterimi verilerek yapılıyor bu. Bakın ana fikrin tersi değil; ana fikrin paraleli, talisi veya yönünün değiştirilmesi (iki şeridin birbirinin tersi yöne doğru uzanıyor olması, şeritleri ve üzerindeki araçları değiştirmez) durumu. O zaman her şey normalse biz niye gülüyoruz denilebilir, denilsin. Gündelik hayatta o kadar dalgın yaşıyoruz ki normal olanı göremeyecek durumdayız birçok defa. Örneğin; bir mağaza açılış yapıyor açılışta izdiham yaşanıyor; o anda orada olanlara o izdiham normal görünüyor ama ekrandan izleyince (ki bizzat yaşayana şahit oldum) izdihamı yaşayan kişiye de komik (gülünecek) geliyor. Başka bilinen bir örnek; yolda yürüyen bir insana kimse gülmez. Ama ayağı bir yere takılıp düşerse herkes güler. Hatta ayağı kayıp düşen insan bile, kendi kendisine güler. Bu örnekteki durum her insanın başına gelmiştir. Benim bunu yazarken bile gülesim geliyor.

Hangi isimlerin oynadığı reklâmlar izleyeni güldürebiliyor? Türkiye'nin en önemli güldürü ustası kim ne derse desin Cem Yılmaz'dır. Cem Yılmaz'ın oynadığı ya da seslendirdiği bütün reklâmlar güldürücü niteliktedir. Diğer iki isim ise; Mehmet Ali Alabora ve Şafak Sezer'dir. Başka sanatçıların oynadığı bazı reklâmlar da elbette güldürüyor. Ama bu üç ismin oynadığı hemen hemen bütün reklâmlar insanı güldürüyor, güldürmese bile en azından gülümsetiyor. (Babaoğlu'nun eleştirisine katılmakla birlikte söz konusu ettiğimiz yazısında sözünü ettiği çay reklâmını izlemiş ve çok beğenmiştim, ayrıca.)

Bir reklâmı 'ilgiyle' izlememizin birinci sebebi bir anlık bile olsa bizi yaşadığımız hayat meşgalesinin dışına götürüyor olmasıdır. Sosyal gerçekliği yön değiştirerek vermesidir. Birebir verirse katı gerçek olacağından dikkatimizi çekmeyebilir. Aynı şekilde, aşırı akıl dışı olan veya da reklâmı yapılan ürünü gözümüze sokarcasına gösteren reklâmlar pek ilgimizi çekmiyor.

Bir de; reklâmda küçük bir hikâye (reklâmda öykü tekniği) varsa o reklâm daha çok dikkat çekiyor. Bu küçük hikâye izleyiciyi sanırım televizyonun o aldatıcı dünyasından koparıp 'insani' dünyaya götürüyor. Materyalist bir dünyanın içinden ayrılıp küçücük bir duygu (hoşluk, hüzün, sevinç, neşe vb) helezonunu yaşamak insana daha sıcak geliyor. Daha doğrusu azıcık sağa çekip inmemizi sağlıyor küçücük bir kırıntı.

Sonuç olarak, izlediğimiz bazı reklâmların yüzümüze küçük bir gülümseme yayması, bazı film ve dizilerin sulugöz dünyasıyla içimizi karartmasından daha iyidir.

Mehmet Ali Alabora'nın "neyi eksik" vurgusuyla oynadığı bir banka reklâmı, birçok televizyon kanalında gösterilen dizilerden daha fazla ilgimi çekiyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 05.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: reklam, televizyon, film,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cafer Keklikçi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bizim O Suskun Yoksulluğumuz
    2. 1990 Kuşağı Şairleri
    3. Örgütlü Kötülük
    4. Devrimci ve Muhafazakâr
    5. Şehir Tiyatroları veYılın Esprisi
    6. Türkiye Kültürü
    7. Suriye Meselesi
    8. "Biz kırıldık daha da kırılırız"
    9. Eğitimde Dershanelerin Yeri
    10. 2000 Kuşağı Şairleri
    1. Kitap İsimleri
    2. Bana bir tutam şiir ver
    3. Edebiyatın Değişmezleri
    4. Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı
    5. Ayakkabı Numarası
    6. Fitne
    7. Evet, kibirli şair
    8. Yoksulluğa Zam
    9. 2010'un Kitapları
    10. Hafız Hoca
    1. Yarımca
    2. “Şapkamı kaldırıyorum İstanbul’dan Maraş’a”*
    3. Türkiye İçin Evet
    4. Çılgın Proje
    5. Anlık Değişimler
    6. Yeni bir yolculuk
    7. Vaktin boşlukları
    8. Özgürlük için kitap
    9. Ayak sesleri
    10. Bana bir tutam şiir ver
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Şiirin kalesinde Türk şiiri
    2. Hece dergisinde Kalmak
    3. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    4. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    5. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    6. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
    7. Van Kalesi surları restore ediliyor
    8. Tekkeler niye kapatıldı?
    9. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    10. Zile Kalesi restore ediliyor
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
    10. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek