milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

04 ŞUB 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • CİNAYET ŞEBEKESİ
  • ZİNA SERBESTKEN NASIL DİNDAR NESİL YETİŞTİRİLECEK?
  • ONLAR ALLAH'A GÜVENİYORLARDI
  • KILIÇDAROĞLU, GERÇEKLERİ BİLEREK ÇARPITIYOR
  • 'SINIR' TANIMAYAN DOSTLUK
  • DÜNYADAKİ EN BÜYÜK SORUNU TÜRKLER ÇÖZDÜ!
  • HAKKIN HAKİM OLDUĞU BİR DÜNYA İÇİN DUA EDELİM
  • 'ÖLÜMÜNDE İHMAL VAR'
  • 'ASLINDA BİR YIL ÖNCE ÖLECEKTİ'
  • KÜRECİK-TEL AVİV HATTI

Rehber öğretmenler ne iş yapar?

30 OCAK 2007
SAL 00:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Türkçe- Matematik alanında lise son sınıfı okuyan öğrencilerin çok önemli bir kısmı rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümünde okumak istiyorlar. ‘Sosyoloji ya da felsefe almaz mısınız’ dediğimizde ise yüzlerini şöyle bir ekşitip dudak büküyorlar. Ne bileyim, biz lisedeyken öyle yemek seçer gibi alan seçmezdik. Alan seçiminin mantığını kavrayamadığımızdan mıdır nedir, her derse eyvallah der, öpüp başımız koyardık. Sosyoloji ve felsefe entelektüel yanı en geniş sahalar olduğu halde lise öğrencilerinin tercihleri arasında yer almıyor. Kapsam alanını çok iyi bilmedikleri halde nedense gençler her sene artan bir grafikle “rehberlik danışmanlık” bölümünü tercih ediyorlar?  Bu teveccühün sebebini sorduğumuzda gençlerden aldığımız cevap hep aynı: “Ayrıcalıklı bir dal, hem rahat hem de öyle fazla sorumluluğu yok”. Burada biraz duralım.

Gerçekten de özellikle okullardaki rehber ve psikolojik danışman adıyla, 9.30–15.30 mesaisiyle çalışan öğretmenlerin (gerçi rehber ve danışmanlar öğretmen tanımı içerisine sıkıştırılmayı hiç sevmezler) öğretmen ve öğrencilerden tecrit edilmiş özel bir odayı paylaşmanın dışında ne özellikleri vardır. Öte yandan, rehberlik ve danışmanlık görevlerini yürüten öğretmenler olduğu halde ayrıca bir de her sınıfa bir sınıf öğretmenliği sistemi getirilmesine ne gerek vardır. Rehber ve danışmanların yapmadıklarını zaten fazlasıyla sınıf öğretmenleri pedagojik maharetleriyle yerine getirmekte, üstelik bunun çilesini de çekmektedirler. Öğretmen dersini mi anlatsın, öğrencinin ergenlik sorunlarıyla ya da sıra dışı davranışlarıyla mı ilgilensin? Eğer okullarda bugün artarak devam eden bir şiddet olgusundan bahsediyorsak bunun rehberlik açığının çok büyük rolü vardır.

Geçen gün Zaman gazetesindeki köşesinde aynı konuya değinen Mümtaz Türköne soruyor: “Bugün, özellikle devlet okullarında rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri tamamıyla iptal edilse, bu kadrolar ve görevler kaldırılsa bir eksiklik hissedilir mi?”

Bu soruyu sizin yerinize ben cevaplayayım: Kesinlikle hiçbir eksiklik hissedilmez. Belki de taşlar daha bir yerine oturur. Psikolojik danışmanların fakülte yıllarında ezberledikleri psikolojik kuramlar sadece teorik boşluğu doldurmaya yarıyor. İş tatbikata gelince durum değişiyor ve bu teoriler anında iflas ediyor.

Teorisyenler hep böyledir; hayat karşısında geri çekilmenin, tecrübeye dahil olmamanın rahatlığını yaşarlar. Oysa pratisyenler –uygulamacılar- çoğunlukla sorumlulukları altında ezilen kişilerdirler. Eğer bir rehberlikçi pedagojik bir teoriye gerçekten inanıyorsa o teorinin ilk uygulamacısı da kendisi olmalıdır. Rehber öğretmen haftada belli bir saat kadar mutlaka derse girmeli, öğrenciyi ders doğal ortamında gözlemlemeli ve teorik olanla pratik olanın uzlaşmazlığına tanık olmalıdır.

Okullarda artarak devam eden şiddet ve çözülmenin bir sebebi de disiplin yönetmeliğindeki değişikliklerdir. Cezalandırma yerine anlama ve rehberlik etme esası getirilmiştir. Disiplinsiz davranışı görülen öğrenci psikolojik tetkik ve çözümleme için rehberlik servislerine aktarılacak ve öğrenci davranışları belli bir süre izlendikten sonra eğer bir sonuç alınamazsa disiplin kuruluna sevk edilecektir.

Avrupa Birliği Uyum Yasalarının icbar ettiği koşullar gereği yapılan bu düzenleme ne yazık ki zevahiri kurtarmaktan öteye geçememekte, eğitimin ne rehabilite ayağı ne de disiplin ayağı tutmamaktadır. Mümtaz Tüköne’nin bir başka sorusu da yine üzerinde düşünüp özeleştiri yapmaya değer: “İllerde Rehberlik Araştırma Merkezi adıyla var olan merkezler acaba ne işe yarar?” İsterseniz bunun da cevabını ben vereyim: Rahat ortamları seven, kalabalıktan sıkılan, problem istemeyen uzmanlara dinginlik sağlama ve tabii ki bir de tabela!

17 yaşındaki gençlerin okul duvarlarını aşarak anlamını bile bilmedikleri kavramlar uğruna masum insanların kanını akıtıp öfke soludukları bir ortamda, rehber ve danışmanlara her zamankinden daha çok görev düşüyor. Zira bir gencin okul duvarını aştıktan sonra ardından başka hangi duvarlara toslayabileceğini en iyi onların bilmeleri gerekir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 30.01.2007 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 8 yorum|yorum rssrss

  • çok doğru bir gözlem ama eksik

    Yazarımızın yazdıklarının hepsine bir eğitimci,bir Türkçe öğretmeni olarak katılıyorum.Ben Türkçe öğretmeniyim ama elime sınıf öğretmenliği çalışmalarını tutuşturuveriyor rehber öğretmen yani onun alanını da ben yapmak zorunda kalıyorum.Ben 15 saat maaş karşılığı çalışıyorum.üstelik kutlama tören vb gibi ne kadar yoğun çalışma gerektiren iş varsa hiçbir maddi karşılığı olmadan yapıyorum.Rehber öğretmen hiç derse girmediği halde ful ek dersini de alıyor.Üstelik nöbet görevi de yok.Neden size de bir program yapıp derslere sokmuyorlar.Elinizi vicdanıza koyun

    hakan_br | KatılıyorumKatılmıyorum (3.3/10 puan) | 04 Eylül 2011 20:51

  • gereksiz bir konu..

    Bende bir rehber öğretmenim..Bu ülkede yazarların durumlarını da biliyoruz.. Sahtekarlık yapan doktorlar, suça bulaşmış asker veya polisler vs.. Şimdi bana bu meslekler kaldırılsın diyemezsiniz.. Üç beş kişi çalışmıyor diye bunun suçu mesleğe maledilemez.. Türkiye de bütün branşları kaldırabilirsiniz.. Ama okullarda en fazla öneme sahip branşın rehberlik olduğunu da unutmayalım.. Zaten eğitim öğretimdeki çarpıklığın nedeni doğru yönlendirilmemiş ne amaç için okula geldiğini bilmeyen öğrenciler değil mi? Ve şiddet.. Peki şiddeti kim önleyecek okulda? Polis mi? Asker mi? Öğretmen mi?

    pdr_mer | KatılıyorumKatılmıyorum (9.3/10 puan) | 24 Nisan 2010 02:06

  • fikriniz 2007'den bu yana değişmiştir

    geçen 3 sene içinde yazdıklarınızın tersine inanmanıza sebep olacak kadar bilgiyi edinmiş olduğunuzu umut ediyorum. bu izlenimlerinizi kesin bir dille ifade etmek yerine rehberliğin ne olduğuna dair birşeyler okumuş olsaydınız, bu yazıyı yazmamış olacağınıza inanıyorum, inanmak istiyorum. okullardaki rehberlik servisinin ne kadar doğru işlediği tartışılabilir, ancak bu, "rehber"lerin hatası değil. ben fransızca öğretmeniyim, aldığım pedagoji eğitimine dayanarak PDR'nin gerekliliğinin farkındayım. PDR'nin sizlerin liseden kalma fikirlerinizden kurtulması gerektiğine inanıyorum...

    dilvin | KatılıyorumKatılmıyorum (9.2/10 puan) | 23 Nisan 2010 23:42

  • bir rehber öğretmenin gözlemleri

    1.gerçekten de yan gelip yatan rehber öğretmenler var.ki onlar yüzünden zaman zaman mesleğimi söylemekten utandığım oluyor.

    2. sınıf öğretmenliği sistemi birinci kademede belki daha iyi işliyoe ama 2. kademede hiç bir yararı yok.öğretmenlere angarya olarak geliyor.

    3.rehber öğretmenleri okullardan alsanız ne değişir?tüm angarya işler öğretmene ve idareye kalır,

    4.RAM lar ne iş yapar, rehabilitasyon merkezleriyle anlaşma yapıp önlerine gelene özürlü damgası vururlar, haksız kazanç sağlarlar.asıl kapatılası gereken kurumlardır.yök ten bile beter bi kurum.

    misschuckle | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 23 Nisan 2010 23:35

  • bilgi edinmeden fikir sahibi olmak

    Yukarıdaki başlık yazdığınız yazının içeriği ile tam olarak örtüşüyor.Ben de sizin gereksiz dediğiniz işi yapmakta olan bir MEB çalışanıyım.İzlenim yazmakla birşeyi analiz edip yazmak arasında çok fark vardır.İzlenimleriniz olabilir.Herkesin olabilir.Ancak analizinizin herhangi bir geçerliliği yok.Bu konuyu bu meslek grubundan insanlarla oturup konuşun.Biraz bilgi sahibi olun.Sonra analizlerinizi tekrar gözden geçirin.

    onurozmen | KatılıyorumKatılmıyorum (9.4/10 puan) | 10 Nisan 2010 08:32

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Hüseyin Akın

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bu bir veda yazısıdır: Sel gider, kim kalır?
    2. İçimizdeki kitabı kim susturdu?
    3. Tüfeksiz Hareketler
    4. Ey Türk ihtiyarlığı!
    5. Oyunbozan
    6. Memleket ağzı ve Güneyce-Rize sözlüğü üzerine
    7. Slogan kuşağı
    8. Edebiyatta abicilik ve lobicilik üzerine
    9. Dilekler arası Ramazan
    10. 12 Eylül’de bir yaşıma daha girdim
    1. Rehber öğretmenler ne iş yapar?
    2. İlahiyat Fakültesi Cenab-ı Hak ile ilişkiler bölümü
    3. Hoş geldi İHL Sözlük
    4. Mahalle baskısı değil, sokak kavgası
    5. Çıdam...
    6. Çanakkale’nin Kastamonulu kahramanları
    7. Dünyaya kapı aralığından bakan bir şairin fotoğrafı
    8. Düzgün din dersi...
    9. Bu bir veda yazısıdır: Sel gider, kim kalır?
    10. Başörtülü kızlar kimlerle evlenecek?
    1. Rehber öğretmenler ne iş yapar?
    2. Başörtülü kızlar kimlerle evlenecek?
    3. Ramazan bizim neyimiz olur?
    4. Şef/katsayı
    5. Hayırda yarışmak ve bazı etkisiz etkinlikler
    6. Viyana'da bir önder: Wonder
    7. Akif'in nesli diyordum ya...
    8. Mahalle baskısı değil, sokak kavgası
    9. Dikkate değmez bir yazı
    10. Açılım mı, yoksa saçılım mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Savcılar resmi belgede tahrifat yaptı
    2. Mısır devriminin arkasındaki güç 'Sosyal Medya'
    3. Yetimler sahipsiz kalmayacak
    4. Azı gitti çoğu kaldı
    5. İlahi prensipleri hayatımıza hâkim kılalım
    6. Gençler 1000 Milli Gazete dağıttı
    7. TBMM Başkanı Çiçek, ''Onursal Başkan'' oldu
    8. 'OSTİM patlamaları ihmal değil, cinayet'
    9. Vanlı depremzedelere yardım sürüyor
    10. Cinayet şebekesi
  • Diğer

    1. Vatandaşlığa geçince babamı öldürenleri araştıracağım
    2. "Ulaşılmadık tek bir genç kalmayacak"
    3. Hukukta arabuluculuk, yargılamalardan hızlı olacak
    4. Mevlid Kandili coşkuyla idrak edildi
    5. Siber tehditlere karşı düzenleme şart
    6. Sandık, gurbetçilerin ayağına gidecek
    7. Şehidin ailesine Devlet Övünç Madalyası verildi
    8. Hakkâri'deki patlamaya ilişkin bir kişi tutuklandı
    9. Kılıçdaroğlu, Auster'i Türkiye'ye davet etti
    10. Batman'da çatışma: 3 PKK'lı öldürüldü
  • Çok Okunanlar

    1. 'Sınır' tanımayan dostluk
    2. Dünyadaki en büyük sorunu Türkler çözdü!
    3. 'Sakın dikkat çekmeyin'
    4. PKK, Baas'la kol kola
    5. Kürecik-Tel Aviv hattı
    6. Ömrünü özgürlüğe adadı
    7. 'Aslında bir yıl önce ölecekti'
    8. Başoğlu dualarla uğurlandı
    9. İslam Coğrafyası Sömürge Eğitimi altında
    10. 'Gençlik şiddetin ve şehvetin pençesinde'
  • Çok Yorumlanan

    1. Katledilen Türklerin yakınlarına 10 bin Euro 'sus payı'
    2. 40'ıncı yıl anısına 101 abone
    3. Dünyadaki en büyük sorunu Türkler çözdü!
    4. Hâile-i Osmaniye
    5. 'Gençlik şiddetin ve şehvetin pençesinde'
    6. Suriyeli öğrenciler de kaçtı
    7. Ömrünü özgürlüğe adadı
    8. 'Sakın dikkat çekmeyin'
    9. İYİ-DER 4. Gençlik Şurası
    10. Guguk Kuşu'nun galası
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek