milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Rasim Özdenören'den Üstat Sezai Karakoç'a mektuplar

18 OCAK 2011
SAL 01:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hece dergisi, Ocak 2011, 169. sayıyı Rasim Özdenören Özel Sayısı olarak çıktı. Bu sayıda elbette önemli yazıların bulunuyor olması sevindirici ve takdirle anılması gerekir. Bu sayılar kalıcıdır. Bir yazarın Edebiyat ve düşünce tarihindeki yerini hem gözler önüne seriyor, hem de hayatta olan bir yazar için yapılmış bir güzellik olarak kalıyor.

Özel sayının ayrıntıları üzerinde duracak değilim.

Maraş'ta bir araya gelmiş genç yeteneklerin; öykü, şiir, deneme gibi alanlarda belirmeleri bir şans. Bu grup Maraş'ta iken çıkmakta olan hemen bütün edebiyat dergilerini izlemekte, hatta sol dergilerde ürünleri yayımlanmakta. Muhafazakâr bir kentte bulunmalarına karşın, edebiyat dünyasına hâkim bir sol düşünce var

Bu gençler İstanbul'a geldiklerinde de nereye ait olduklarını pek bilmiyorlar. Üstat Sezai Karakoç ile tanıştıklarında, Üstat önde, Özdenören kardeşler ve Zarifoğlu arkada Galata köprüsünden geçerlerken, Üstat durup dönüyor: "Gençler biz Müslüman'ız" diyor. Alâeddin Özdenören'in aktardığına göre ise: "Biz Müslüman olmalıyız." Bu çıkış, gençleri şok ediyor. Onlar o andan itibaren kendilerini bir Üstat Sezai Karakoç'un dairesinde ve çevresindedirler. Dünyaları da burada hızla şekilleniyor.

Sonradan Mavera grubu diye tanımlanan gençlerin bu dönemleri çok fazla da bilinmiyor. Geçen zaman içinde yaşananlar kimi şeylerin üstünü örtüyor. Rasim Özdenören'in Hece Özel Sayısı'nda Üstad'a yazdığı mektuplardan bir çok ip ucu ve önemli durumları yakalıyoruz. Bunlar kapalı kalmamalıydı.

Üstat ile Rasim bey arasındaki mektuplaşmalar biliniyordu. Üstat, belli nedenlerden ötürü Rasim Özdenören'a yazdığı mektupları geri istemiş ve almıştı. Belli bir tarihten sonra da onlarla olan bağlar kopmuştu. Tabiî bunun önemli nedenleri var. Bu dostluğun büyük bir kırgınlığın nedeni ne olabilir? Edebiyat tarihçileri bunu zamanla çözecekler. Biz de bir başka yazımızda kısaca bunun üzerinde durmuştuk. Artık bu mektuplar yayımlandıktan sonra bazı durumları daha rahat konuşabiliriz. Konuşmamız de gerekir. Çünkü taraflardan biri bu sırları, birlikteliği, sevgi ve bağlılığı ifşâ etmiş durumda.

Üstat ile Rasim Özdenören arasındaki dostluk tanımlanamaz bir düzeyde. Hatta Rasim Özdenören'in âdeta bir derviş bağlılığı var. Bu sevgi elbette karşılıklıdır. Öyle olmasa bu içten mektuplar yazılamazdı. İslâmî düşünce geleneğindeki sanat ve düşüncenin bir dönüm noktasını da anlatıyor bu mektuplar. Tabiî ki ayrılıkların da arka planı giderek beliriyor.

Dergide yer alan mektuplar dergi sayfasıyla kırk beş. Bunları, bulunduğum şartlarda ağır ağır okuyorum. Bu yazı belki de bir giriş özelliğinde olacak.

Rasim Özdenören'in bağlılık derecesi bazan öyle taşkın bir hâl alıyor ki, bir vecd halinde kendinden geçiyor. Her mektuptan sonra Rasim Özdenören kendinden geçiyor, o mektupların etkisinden kurtulamıyor. Şems Mevlâna bağlılığını andırır özellikte. Karşılıklı yazılan bu mektuplar öylesine bir çekiciliğe sahip ki, Rasim Özdenören'in zihni bu mektuplarla dolu. Her mektup onun için bir ders niteliğinde.

Üstat, Rasim Özdenören arasında bir ağabey kardeş gibi değil iki yaşıt, iki akran gibidirler. Bu Rasim Özdenören'e öyle bir rahatlık sağlıyor ki hitabında bile aşırı bir serbestlik içinde oluyor. Bazan Üstad'a "kardeşim" diye hitap ediyor. Mektuplarında "Sevgili Ağabeyim" hitabının ardından mektupların içeriği bambaşka bir hâl alıyor.

Üstat Sezai Karakoç'un kendisine yazdığı mektupların kimi bölümlerini az da olsa ayrıntılandırıyor. "Bu, Rasim'in kendine dönüşüne, evrenin katılışından başka bir şey değil! Evet gece yerine geliyor demektir. Sonra düşler düzelecek. Sonra şuur içten aydınlanacak. Sonra Rasim'in o güçlü kalemi harekete geçecek (zaten geçmiştir harekete)" (Hece dergisi, s. 410.) bu ifadeler Rasim Özdenören için müthiş ateşleyici.

Bir gün Şark Kahvesi'nde oturuyorlarken aralarında geçen şu diyalog da önemli bir ipucu. "Şark Kahvesi'nde siz, ben, bir de Cemal Süreyya oturuyorduk. Yazılardan bahis açıldı. O, yazılarınızın kendisininkinin taklidi olduğunu söyledi, siz itiraz ettiniz. Bunun üzerine Süreyya tasrih etti.; "kaligrafiyi demek istiyorum." Dedi. Onu da kabul etmediniz. "y" veya "g" harfini misal gösterdi ve ilâve etti: "Yazı yazmayı dersen ben onu senden öğrendim." dedi. Aslında yazı yazmayı senden öğrenmen yalnız. C. S. Değil,, eğer bir şey yazabiliyorsam, ben de bunu size borçluyum. Size daha neler borçluyum?.. Listesi uzun sürer." (s. 409)

Mektuplarda kimi öykülerin arka planları yer alıyor. Fakat asıl önemli olan Üstat Sezai Karakoç ile Rasim Özdenören arasında kopan bağların nedeni?

Artık şunu da söylemeden geçemiyoruz. Sanat ve düşüncede Mavera grubu yazarların üzerinde hiçbir etkisi olmayan, sadece onları Üstat Sezai Bey'in çevresinden koparıp Ankara bürokrasisi içine iten, belki de onları yazıdan uzaklaştırmaya çalışan Fethi Gemuhluoğlu'nun bu kadar öne çıkarılmasının üzerinde iyi düşünülmeli. Üstat Sezai Karakoç'tan koparılan bu gençlerin aralarındaki kırgınlığın nedeni bu olmasın mı?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 18.01.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: rasim özdenören, sezai karakoç, edebiyat,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ali Haydar Haksal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Malkara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde Bir Gece
    2. Uludere katliamı ve sorumluluk duygusu
    3. Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
    4. Birazcık Vefa Duygusu Sayın Mengüşoğlu
    5. Müslümanların dünyevileştirilmesi,ardından da hıristiyanlaştırması...
    6. Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine'ye kamikaze temrinleri...
    7. Samimiyet ve Dürüstlük
    8. Uzun yolculuk
    9. Teşekkürler Yılmaz Erdoğan...
    10. Hayata Müslüman'ca Bakmak
    1. Sosyal adalet kavramı Müslümanlara ait olmaktan çıkıyor
    2. Murat Bardakçı ve Masonluk
    3. Ergenekon’da 28 Şubat niye yok?
    4. Saadet Partililer, sakın konuşmayın!
    5. İçimizdeki Gizli Hıristiyanlar
    6. Cumhurbaşkanı belli: Kim neyi tartışıyor
    7. Irak işgal ittifakı tek yürek II
    8. Barzani’nin Dayısı Kim?
    9. Filistin duyarlığı: Yedi İklim dergisi
    10. Maraş’ın Özgünlüğü -IV-
    1. Sosyal adalet kavramı Müslümanlara ait olmaktan çıkıyor
    2. Saadet Partililer, sakın konuşmayın!
    3. Ergenekon’u algılamak
    4. Ey zalimlerle beraber olanlar!
    5. Gazze'de insanlık öldü
    6. Gazze'den Davos'a
    7. Filistin duyarlığı: Yedi İklim dergisi
    8. Seçim Analizleri II
    9. Amerikancı Türkiyeliler
    10. Anadolu Gençlik bilinci
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
    10. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek