Çocukluğumdan kalma tek aşkım Ramazan'dır benim. Büyük iştah ve özenle büyüklerle aynı sofrada bağdaş kurarak iftar açmak gurur verirdi bana. Hele teravih namazlarından önce dağıtılan lokumlardan yiyip şerbetlerden içmek için birbirimizle yarıştığımızı çok iyi hatırlıyorum. Bir ay boyunca tüm Ramazan akşamları bizim için bir bayram havasında geçerdi. En büyük zevkimiz teravih namazını kılmaktı. Otuz Ramazan boyunca her gün yarışma olurdu camiimizde. Müezzinlik kapma yarışı... Kim camiye erken gelip sünneti kıldıktan sonra, hızlı davranıp ayağa fırlayarak önce kamet getirmeye başladıysa, müezzinlik onun olurdu. Çocukluğumuzda kalan eski ramazanların tadını şimdilerde bulmak mümkün değil. Şimdilerde her şey sanallaştı. Sanal olanlarsa gerçekleşti. Hatimler bile sanal ortamda yapılmaya başlandı. Eski Ramazan'larda doyasıya helal gıdalarla beslenip samimiyet ve ihlâsla ibadetler yapılırdı. Yeni Ramazan'larda ise çılgınca eğlenmek için oluşturulmuş mekânlarda haram gıdalarla beslenen matruş yüzlerin gösteriş dolu eylemlerine tanık oluyoruz. Ya da kurulan çadırlarda beleşten karnını doyurmak için oruçsuz ve de alt sınıf vatandaşların sıra kapma yarışı yaptığı iftarlara tanıklık ediyoruz. Siyasilerin sahne alan sanatçılar edasıyla riya ve kibir içinde, gösteriş yüklü yürüyüşleriyle gelip yukardan hava basma yarışmalarına tanıklık ediyoruz. Lüks ve israf Ramazan'la birlikte artmaya başlıyor. Çocukluğumdan kalma tek aşkım olan Ramazanı kirletme yarışması yapılıyor.
Ramazan ayı içerisinde sınırsız eğlence sloganıyla Birinci Samsun Ramazan Etkinlikleri adıyla bir programın reklamı yapılıyor. İçeriğinde ne var, diye merak edip baktığımda Ramazanla ilgisi olmayan bir takım eğlence programlarının olduğuna üzülerek tanık oldum. Segâh Müzik adında bir firma tarafından organize edilen programa Samsun Büyükşehir Belediyesi, İlkadım ve Atakum ilçe belediyelerinin katkılarıyla yapıldığı görülmektedir. Bir Ramazan programı böyle mi olmalıdır ya da bir Ramazan programı nasıl olmalıdır, diye düşündüm.
Tamamen bir zevk ve eğlence kültürüyle, ticari maksatla yapıldığı anlaşılan program Ramazan ayının özüne aykırı, ruhuna ters bir takım etkinliklerle dolu olduğu görülmektedir. Ramazan ayı kutsal bir ibadet ayıdır. Bereket ve huzurun sembolü, kullara bahşedilmiş kutsal bir zaman dilimidir. Allah'a yaklaşabilmek, manevi yönden yükselebilmek için yapılan ibadetlerin kaynağıdır. Eğlence ayı değil tam tersine nefis muhasebesinin yapılacağı bir aydır. Ramazan etkinlikleri deyip zevk ve eğlenceye dalmak Ramazan'da yapılan ibadetlere saygısızlıktır. Şimdi soruyorum ben; şarkı ve türküleriyle insanları maddi zevklerin doruğuna çıkarmaya çalışan, çalgılı, oynak ve de kıvırtmalı havalarıyla insanları kendinden geçiren Lara'nın, Cimilli İbo'nun, Havanur'un, Sebahat'ın ya da ne bileyin Dilan'nın, Rüya'nın ve de yarışmalardan hatırladığımız Enemy One grubunun daha birçok sanatçının Ramazan'la ne ilgisi olabilir? Lara, Ramazan'la ilgili hangi parçayı söyleyecek acaba, merak ediyorum? Ya da Rüya, hangi ilahisini seslendirecek diye merak ediyorum? Bunlar tamamen Ramazan'a saygısızlıktır. Bazı insanlar bizim eğlenme hakkımız yok mu, diye sorabilirler. Eğlenme hakkınız olabilir, ancak bunu Ramazan ayında Ramazan adıyla yapma hakkınız olamaz. Eğlenecekseniz başka bir zamanda eğlenin. Ramazan ayı gibi kutsal bir ayı eğlencelerinize alet etmeye hakkınız olamaz. Bu kutsal demleri kirletmeyin lütfen. Para kazanacaksınız başka şeylerden para kazanın. Dini duyguları sömürerek, hele Ramazan ayının adını kullanarak, kutsal zamanları fırsat bilerek para kazanma hakkınız olamaz.
Segâh Müzik firmasının bir eğlence programı için ibadet ayı olan Ramazan ayını seçmesi kesinlikle bir talihsizliktir. Ramazan'ı manasından, aslından uzaklaştırma gayesine matuftur. Ramazan adını kullanarak eğlence düzenleyen organizatör ve destekçilerin bir an düşünüp ben ne yapıyorum, diyerek kararlarını gözden geçirmeleri gerektiğine inanıyorum.
Hiç kimsenin dini duyguları, kutsal zamanları kullanarak, sömürerek para kazanma hakkı olamaz. Bir ibadet ayı olan Ramazanı ticaret ve eğlence mantığı ile ele alan böyle bir anlayışı şiddetle kınıyorum. Birinci Samsun Ramazan etkinlikleri başlamadan bitmelidir. Ramazan'a saygısızlık olarak değerlendirilmesi gereken bu eğlencelerin derhal iptal edilmesi, bu eğlencelere destek veren kamu kurum ve kuruluşların desteklerini geri çekerek bu rezaletin derhal sona erdirilmesine yardımcı olmaları gerekir, diye düşünüyorum.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



