Bayramları nasıl ihya edebiliriz?" sorusunun cevabını, önümüzü aydınlatan mahiyette olması için, iki merhalede verebiliriz.
Birincisi, Peygamber (SAV) Efendimizin Ramazan ayı ile ilgili sünnetleri. Efendimiz (SAV) Ramazan ayını nasıl karşılar, nasıl yaşar ve nasıl uğurlarlardı?
Bu üç merhaleyi çok iyi bilmemiz lazım. Ramazan ayından kazançlı çıkmamızın yolu budur/bu olmuştur.
İkincisi, Peygamberimiz Efendimiz (SAV)'in Ramazan Bayramı'nı nasıl karşıladığı, nasıl ve neler yaşadığı, sonrasında bu bayramı nasıl uğurladığı hususudur. İşte başlıktaki soruya sağlıklı cevap, bu zaviyeden meselenin ele alınmasıyla verilebilir.
Muhterem Müslümanlar!
Peygamberimiz (SAV) bilhassa Ramazan ayının son on gününde çok yoğun bir ibadet hayatı yaşıyordu. Aile efradını da bu yoğunluğuna katıyordu. Hem kendileri hem de aile efradı gece ibadetlerinde müteyakkız oluyorlardı. Bu on günün sonunda bayram yapmanın kazancını elde etmiş oluyorlardı.
Ramazan ayının bitiminde nasıl bir bayram yapıyorlardı? Şimdi buna bakalım:
• Bayram günü oruç tutmazlardı. Oruç tutmayı da yasaklamışlardı. (Müslim, Sıyam: 139-143)
• Bayram günü her zamankinden daha önce kalkılır.
• Namazdan önce gusledilir (yıkanılır)
• Güzel koku sürünülür.
• Temiz elbise giyinilir.
• Sabah namazı camide kılınır.
• Bayram namazından önce tatlı bir şey (varsa hurma) yenilir.
• Bayram namazına bir yoldan gidilip dönüşü başka yoldan olmak üzere eve dönülür.
• Sevinçli olunulur.
• Bu mutluluğu yaşatan Rabbımıza hamdedilir.
• Cemaatle bayram namazı kılınır.
• Namazdan sonra büyüklerle ve küçüklerle bayramlaşılır/tebrikleşilir.
• Küs olanlar barışır ve barıştırılır.
• Eve dönülür ve aile efradıyla bayramlaşılır (tebrikleşilir)
• Hediyeleşilir.
• Çocuklar sevindirilir.
• İhtiyaçlı olanların ihtiyacı giderilir.
• Aile efradıyla birlikte neş'e ve sevinç içinde sabah kahvaltısı yapılır. Evde mutluluk rüzgarları estirilir.
• Avrupalılar Noel günlerine bunca hassasiyet gösterip hayatlarına renk ve çizgi katarken, bizler kendi bayramımıza çok daha fazla özenle sarılmamız gerekir. Çünkü biz hak dinin mensuplarıyız.
Muhterem Müslümanlar!
• Ramazan Bayramı'na "şeker bayramı" diyenler var. Bu sözü şiddetle reddediyoruz.
Ramazan Bayramı, İslâm Şeriatına ait bir bayramdır. Mütevatir sünnetle sabit olmuştur. Bundan dolayı "şeker bayramı" değil şükür bayramıdır. Şükrü şekere çevirenler var. Bunu yapanlar bayramamıza iftira atıyorlar.
Bir kimse bile bile Ramazan Bayramı'na "şeker bayramı" derse İslâm'dan çıkar.
Allah'ın verdiği ismi değiştiremezsiniz. Değiştirmeye kalkışanlar (şeker bayramı diyenler) bayramımızı beşerî şekle sokuyorlar. Ramazan Bayram'ı ilâhidir, "şeker bayramı" derseniz beşeri olur. İnsanların uydurduğu bir şey olur. Buna kimsenin selahiyeti yoktur.
Müslümanlar!
• Bayramlarımızın asıl sebep ve gereklerini ihmal etmeyelim...
• Değerlerimize sahip çıkalım...
• Bayramlardan uzaklaşmayalım...
• Ele alınış itibariyle diğer tatil günleri anlayışına çevirmeyelim...
• Bu bayramlar bizim; bunların kazandıracağı bütün güzellikleri yaşayalım...
• Bayram günlerinde biraz daha fazla çevremize dikkat edelim;
• Kenarda bucakta boynu bükük bir yetim kalmasın...
• Ziyaret edilmeyen büyük kalmasın...
• Sevindirilmeyen küçük kalmasın...
• Gönlü hoş edilmeyen hasta kalmasın...
• Hatırı sorulmayan yaralı kalmasın...
• Ve Fatihalarla ruhuna ziyafet verilmeyen mevta kalmasın.
Bayramınız mübarek, ömrünüz bereketli olsun...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




