milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Rakamlarla yalan söylemek !..

21 ARALIK 2011
ÇAR 04:40

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hemen belirteyim ki bu yazımın hedefi ekonomik göstergeleri açıklayanları yalancılıkla suçlamak değil. Yapılan resmi açıklamaya dayanarak dünkü gazetelerin hemen hepsinde yer alan bir hususa dikkat çekmek istiyorum.

Haberin özü şu; Geçen sene en zenginlerin oluşturduğu yüzde 20'lik dilim ile en fakirlerin oluşturduğu yüzde 20'lik dilim arasındaki fark sadece 8 katmış. Güler misin ağlar mısın diye sormayı bile abesle iştigal olarak görüyorum.

Bir defa bu yüzde 20'lik dilimleri kim neye göre belirlemiş? İkincisi bu yüzde 20'lik dilimlere girenlerin gelirlerini kimler hangi ölçülere göre belirliyor? Yani demek istediğim o ki en zenginler ile en fakirlerin arısında 8 katlık bir fark olduğunu söyleyenlerin önce bu soruların cevabını açıklamaları gerekiyor. Çünkü bende diyorum ki en zenginler ile en fakirler arasındaki farkı belirlemek için tek haneli rakamlar yetmez. Bu ülkede bir tarafta parasının, daha doğrusu mal varlığının hesabını bilmeyenler varken öbür tarafta insanlar çocuk çocuğunun ihtiyaçlarına cevap verebilmek için banka kartlarına yükleniyorlar. Bir süre sonrada batağa saplanıyorlar.

Bu arada eğer bazı devlet kurumaları ile sendikaların yayınladıkları aylık açlık ve yoksulluk sınırını gösteren rakamlar doğru ise bu ülkede toplumun büyük bir kesimi açlık sınırının, geriye kalanların büyük bir bölümü de yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu bakımdan öncelikli olarak açıklanan bu açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarının yeniden gözden geçirilmesi ve revize edilmesi gerekiyor. Açıklanan bu rakamların yanlışlığı topluma izah edilmeden en zenginler ile en fakirlerin mukayesesini yapmanın ciddiye alınması mümkün olmaz.

Çünkü, bir yanda asgari ücretin bin liraya çıkartılması talebine "Böyle bir durum iş adamlarının iflasına sebep olur" cevabı veren Maliye Bakanı, öbür yanda en zenginler ile en fakirler arısındaki farkın 8 kat olduğu iddiasının bir arada olması mümkün değildir. Kaldı ki bugün eline ne kadar para geçiyor olursa olsun en az 15 yıllık uzman bir doktor emekli olduğunda eline 2 bin lira civarında emekli aylığı geçmek durumundaysa, göreve yeni başlayan memurların, buna öğretmen ve polisler dahil ellerine geçen çıplak maaşları ortadayken bu ülkede en zenginler ile en fakirleri yan yana getirmek bile normal değildir.

Elbette ülkemizde açlıktan ölen yoktur. En azından kamuoyuna yansıyan bir durum yoktur. Bunun çeşitli sebepleri vardır. Başta, aile fertleri arasındaki dayanışma böyle bir durumu engelliyor. İkincisi insanlar arasındaki yardımlaşma geliyor. Bu arada devletin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği aracılığı ile muhtaçlara yaptığı yadımlar ile belediyelerin bölgelerindeki yardım faaliyetleri açlıktan ölümleri engelliyor. Ancak, bu durumun sağlıklı olduğunu söylemek mümkün değildir. İnsanlar daha ne kadar yardıma muhtaç hayatlarını sürdürecekler, ne zaman alan el olmaktan kurtularak veren el haline gelecekler? Esas olan alan değil veren el olabilmek değil mi? Çünkü bizim inancımızda alan değil veren el övülüyor. Elbette alan el aşağılanmıyor, kötülenmiyor. Zaten insanları alan el olmaya mahkum eden genellikle sistem ya da kötü yönetimlerdir.

Sıkça kişisel kusurları gündeme getirmekten çok sistemi yargılamamız, tartışmamız gerektiğine dikkat çekiyorum. Bu ülkeye uzun yıllardan beri dayatılan sistem aslında tüm aksaklıkların ve hastalıkların sebebidir. İktidarda bulunanları eleştirmek, yanlışlarını hatırlatmak gereklidir ama toplumun dikkatini sisteme çekmeden, sisteme karşı toplumu uyandırmadan iktidara kim gelirse gelsin sonuç değişmeyecektir. Bu bakımdan yapılanları eleştirirken eleştirenlerin sisteme dönük bir teklifleri var mı ona bakmak gerekiyor. Sistemi kabul edip, aynı sistem içinde ülkeyi yönetmeye çalışanları eleştirmek bu ülkeyi yanlışlardan kurtarmaz. Bir takım rakamsal hokkabazlıklarla günlerimizi geçirir gideriz.

Bu bakımdan insanımızı gelir seviyesine göre 5 eşit dilime ayırarak bu dilimlerin gelir seviyelerini mukayese etmek soruna çözüm bulmaz. Sadece sorunların üzerini örtmeye yarar. Ayrıca dilimlere dahil ettiklerimizin gelir seviyelerini neye göre belirliyoruz? Söz gelimi en zengin ilk yüzde 20 içine  katrilyon geliri olanlar ile 200 bin lira  geliri olanlar dahil edilmiş ise buna bakarak en zenginler ile en fakirler arkasındaki farkı bulmak mümkün olabilir mi? Bu arada en az geliri olan son yüzde 20'lik dilim içine kimler giriyor? Bunu kimler neye göre belirliyor? Ayrıca hiçbir geliri olmayan sadece aile içi ve bir takım kuruluşların yardımları ile geçinenler bu dilimlerden hangisine dahildirler? Eğer bunlar en az gelire sahip olanlar içine konulmuş ise bilinmelidir ki en zenginler ile en fakirler arasındaki farkı tek haneli rakamlarla ifade etmek kesinlikle mümkün olmaz.

Bu bakımdan artık şu Batıcılık hastalığından kendimizi kurtararak kendi medeniyet ölçülerimiz içinde hayatımızın her alanını yeniden şekillendirelim ve özellikle de insanları yardımlarla hayatta kalmaya alıştırmak gibi bir çirkinlikten kurtaralım.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 21.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: rakamlarla, yalan, söylemek !..,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Barışı, barış örgütleri engelliyor !..
    2. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    3. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    4. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    5. Eylem değil eylemsi
    6. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    7. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    8. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    9. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    10. Sağlık çalışanlarının sorunları
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
    10. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek