2012 arifesinde dünya büyük bir çalkalanma içinde. Arap Baharı denilen baharın tanımı kişiden kişiye değişse de küresellik arz etmektedir. The Wall Street'i işgal denemesinden sonra Rusya'yı da çalkalamaya devam ediyor. Domino etkisi gösterdiği kesin. Bundan dolayı birçok yorumcu Rus Baharının da Arap Baharından mülhem olduğu inancını ve görüşünü taşıyor (Arab Spring inspires Russians/ http://www.tehrantimes.com /opinion/93862-arab-spring-inspires-russians ). Rus demokrasisi esasında hiç güven vermiyor. Bir yönüyle Hüsnü Mübarek tarzı bir anlayışı temsil ederken diğer taraftan da Suriye rejimine paralellik arz ediyor. Suriye'de cumhuriyet idaresi altında iktidar babadan oğula geçerken Rusya da tek farkla ikili bir dönüşüm yaşanıyor. Halbuki, demokrasilerde Rus modelindeki gibi ikili değil imkan nispetinde çoklu dönüşüm söz konusudur. Rusya'da Putin ile Medvedev arasında hem ikili bir dönüşüm modeli uygulanıyor hem de seçimlere hile karıştırılıyor. En azından şeffaflık yok. Bu çalkantı içinde herkes herkesi iktidarı bırakmaya ve çekilmeye davet ediyor. Sarkozy ve Hillary Clinton Beşşar'dan çekilmesini istemesi gibi Rusya'da da Komunist Parti Lideri Gennady Zyuganov seçim sonuçlarının iptal edilmesini isterken bununla yetinmeyen Sovyetler Birliği'nin son lideri Gorbaçov, Putin'den iktidardan çekilmesini ve iktidarı derhal bırakmasını istedi. Binaenaleyh Putin yönetimi hem Beşşar rejiminin hem de Mübarek yönetiminin arazlarını bünyesine devşirmiş durumdadır. Bütün arkaik rejimlerin olumsuzluklarını üzerinde taşıyor. Artık Sovyetler Birliği'nde kapalı ve otoriter demokrasi gizlenemez hale gelmiştir. Bu nedenle, Putin demokrasisi sokak gösterileri altında çatırdıyor. Bunun iddia edildiği gibi renkli devrimlerle bir alakası da bulunmuyor. Bu idare tarzı SSCB'den sonra yeni dönemin siyaseten cılız yapılandırıldığını gösteriyor.
Putinizm Arap Baharıyla birlikte yeni bir kırılma aşamasına girdi. The Economist dergisinin 10 yıldan beri İtalyan halkını Berlusconi konusunda uyarmasına rağmen İtalyan halkı kulağının üzerine yatmayı yeğlemişti.
Bu durum Putin için de geçerli, Son yıllarda Putinizm deyimi iştihar etti. Batı uyardı ve Ruslar da kaygıyla izledi. Lakin Putin Batı karşısında sert/haşin adam görüntüsünden dolayı bir nevi kollandı. Hatta kutsandı. Bununla birlikte, Putin'in bütün günahlarını Batı askılığına asarak günahlarını aklamak sonunda nedamet ve pişmanlık getirir. Elbette tehditler arasında denge ve muvazene gözetmek ve kurmak iktiza eder. Lakin bu birisine körlemesine bir biçimde ismet sıfatı veya halesi giydirmeyi gerektirmez. Aksine düşman kampların birbiriyle zayıflatılması tedafuu (birbiriyle dengeleme ve bertaraf) kanunu gereğidir. Bundan dolayı kantarın topuzunu kaçırmamak lazımdır. Putin kendi halkı için de dünya için de tehlikeli bir adamdır. Her şeyden önce Arap rejimleri gibi yalancı ve düzenbazdır. Dalgıç elbiseleriyle denizlerin diplerinden batık tarihi çanak çömlek çıkarması tertip ve düzmece çıkmıştır. Batı basınına göre Putin'in liderliği defoludur. Batı basınına göre kadın düşkünü (ziru'n nisa/ philanderer) bir adamdır. Bundan dolayı yani eyyamcılığından mütevellit Hayyam hayranıdır. Onun ötesinde eşine karşı eli sopalı bir kişilik sergilemektedir.
Putin üç dönemdir iktidarda bulunmaktadır ve bunu demokrasi hilelerine borçludur. Bu da Rus halkını bıktırmıştır. Yeltsin'in dirayetsizliğinden ve Bush'un petrol bölgelerini işgal ederek fiyatlarını artırmasından yararlanarak bir dönem Rus halkının gönlüne giren Putin artık halkı bıktırmıştır. Birleşik Rusya partisini paravan olarak kullanarak çekirge gibi bir iki defa zıplasa da artık Rus halkının gözünden de gönlünden de düşmüştür. İlkelere değil şahsiyete dayalı bir idare tarzı geliştirmiştir. Bu şahsiyete dayalı idare tarzı otoriterliğe dayanmaktadır. Hindistan'da Nehru ailesi veya Latin Amerika'daki Peronizm tarzı bir idareyi akla getirmektedir. Sovyetler Birliği'nden kurtulduktan sonra Rusya sağa kaymış ve Salazar tarzı bir siyasi yapının içine yuvarlanmıştır. Putin'in temsil ettiği demokrasinin çoğulcu demokrasiyle münasebeti yoktur. Otoriter ve nev-i şahsına münhasır bir demokrasi anlayışıdır. Gitme vakti gelmiştir. Bu noktada kalması mümkün değildir. Ya tam demokrasiye geçecek ya da daha otoriterleşecektir. Artık Rus halkı Putin'in otoriter eğilimlerini görmezlikten gelme dönemini aşmıştır. Riyakarlık veya hayranlık ve yüceltme dönemi sona ermiştir. Kadirizm gibi Putinizm de sanat alanıyla sınırlı kalsa Rusların fazla bir şey diyeceği olamaz. Lakin Kadirizmin hilafına Putinizm yediden yetmişe Rusların geleceğini ilgilendirmektedir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



