Adına alışveriş merkezi denilen, banka denilen, süper market denilen yerlerde büyük tapınma ayinleri gerçekleştirilmekte... Kendini vitrinlere bakmaktan alıkoyamayan herkes bu ayinlerin içersindedir. Bir şekilde kapitalist tapınmaların içersine girmiş demektir. Modern insan, her ne kadar heykelini dikmese de, putlara tapınmaktan imtina etmiyor: Her yer put: Otomobil, cep telefonu, lüks daireler, villalar, cipler... Her yerdeler! Hayat felç!
Sevgili okur! Daha doğal ve daha insanî bir yaşam için ödevlerin var: Suyun mermeri aşındırdığı gibi aşındıracaksın kararan kalplerin duvarlarını. Çekiç darbeleri sürekli aynı yere gelecek: Nefsin bitip tükenmek bilmeyen arzularını yok edeceksin. Gecenin sabırla sabahı beklediği gibi bekleyeceksin vahyin aydınlatışını. Bakışların taşraya değil, içe yönelecek. İşini yapacaksın! Başkalarının yaptıklarıyla değil kendi yaptıklarınla meşgul olacaksın. Başarılamayan işlerin de bir ehemmiyeti vardır evet. Bu yüzden zafere değil sefere odaklanacaksın! Bütün samimiyetini kuşanarak koyulacaksın yola... "İçinde şimşekler çaktırarak" yürüyeceksin! Yürüyüşün İbrahimî bir yürüyüş olacak. Put üstüne put koymak demek olan modernitenin de eceli bir gün gelecek elbet. Böylesi kutsal bir ödevle yatıp kalkacaksın. Tanrının kurallarının egemenliğini canından aziz bileceksin. Zira varoluş, ilahî buyrukların hayat bulabilmesine bağlı. Yeryüzü bir yangın yerini anımsatırken; insanlar içki, kumar, fuhuş, kan akıtma gibi çirkinliklerde yarış ederken sen ne yapıyorsun? Sen hayırda yarışması gereken... Sen! Yüce yaratıcının yeryüzündeki halifesi... Ey insan! Sen ne yapıyorsun! Ne ile meşgulsün?
Büyük aldanışlar sana yakışmaz. Küçük sevdalar sana yaraşmaz. Davaya sahip çık! Put yapıcılar; her yeri işgal etti, bütün değerlere ve bütün kutsallara tecavüz etti. Şehirler bombalandı. Anlamlar kirletildi. "Her şey iyiye gidiyor" numarası çekmekten vazgeç. Kendinle hesaplaş! Yüreğini vahyin nuruna aç! Mücadele için kılıç yap! Hazırlıklarını tamamla. Vuruşma çetin olacak. Düşmandan korkma! Kendin ile ettiğin harpte muvaffak olduktan sonra düşmandan korkma!
"Ateşten sudan geçer gibi geçen" yiğit adam! Bu senin kara sevdan: Diriliş için yapılan mücadele senin kara sevdan. "Yürüyüşün bir ırmak inadıdır" evet. Bu irade karşısında hiçbir güç duramaz. Yürekleri sarıp sarmalayan hakikat heyecanının önünde kimse duramaz. Hiçbir güç buna cesaret edemez. Sen daha azimli, daha kararlı ve daha heyecanlı olduktan sonra... Bize kim söz geçirebilir? Sonsuz hikmet sahibi tanrıyı arkamıza aldıktan sonra kim bizimle boy ölçüşebilir?
Oyun ve eğlenceden ibaret olan dünya meşguliyetlerinden başını kaldırabildiğin vakit aydınlık yürüyüşünü başlatmış olacaksın. En kımıltısız kalplerin bile beklediği bir başkaldırıştır bu. Unutma! Yeryüzünün ifsadına engel olmak istiyorsan, nefsinin arzularına gem vurabilmek zorundasın. Zira yüce bir gaye uğrunda fedakârlık yapabilmek için, nefis tezkiyesi şarttır. Hakikate hizmet için, bedenin arzularına direnebilmek zorundasın. Ruhun dirilişi savaşımında, yüreğin sürekli bir tazyikin, ilahî tazyikin tesirinde olmalıdır. Bu tazyikin şiddeti, dağları bile devirebilir!
Bir infial sevgili okur! Bir infial! Yeryüzünü daha yaşanılabilir kılmak için daha fazla gayret, daha fazla uğraşı. Daha fazla kavga, daha fazla sancı... Omuzlardaki yükün ağırlığıyla tutuşulan coşkun dağ türküsü asaletindeki eylemler... Dağları şehre çağıran ve hazan çiçeklerini büyüten türkülerin vardı hani senin? Ona kulak ver! Bir cihat marşının huzurunu kuşan ve atını sür meydanlara...
Kalbini modern tanrıların bombardımanından koru. Otomobillere hayranlıkla bakma, alışveriş merkezlerinden uzak dur. Vitrinlere bakma (gözünün nurunu, yüzünün ferini alır), bankaların önünden geçerken adımlarını hızlandır, parayı sol elinle tut, sevmediğin insanların adını ağzına alma... Kapitalizmin hiçbir buyruğunu yerine getirme. Ruhunu beslemeyen hiçbir mekâna girme, hiçbir mekânda bulunma, hiçbir eyleme girişme!
Sabah namazına kalk! Kuş seslerini dinle! Kutlu eylemlerin müdavimi ol!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



