milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hitabet tekniği

28 AĞUSTOS 2008
PER 04:23

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sınırlarınız cetvelle çizilmişse, liderleriniz de doğal olarak kartondan olacaktır. Sınırların kurşunla çizildiği vatanlarda liderlerin de o derece ağırlıklarının olması kesinlikle yadırganmamalıdır. Büyük toplumlar içerlerinden kendi büyük liderlerini çıkarırlar. Büyük lider denilince akla kitleleri harekete geçirmesini bildiği kadar, sorumluluk bilincinin gerektirdiği hassasiyetleri de gösterebilen kimseler gelir. Bir anlamda siyasetçi olmak ayrı bir özellik, devlet adamı olmak apayrı bir özelliktir. Dikkat çeken bir husus var ki; bütün büyük devlet adamları aynı zamanda büyük bir hatiptir. İyi birer hatip olmak iddiasında olanların hitabet tekniklerini bilmenin ötesinde bir şeylere de ihtiyacı vardır. Her şeyden önce lafına itibar edilir bir adam olmak lazım gelir. Siyasette adresiniz belli değilse, ne kadar güzel konuşursanız konuşun lafınıza itibar edilmez.

Belli sorunlar karşısında kendi üslubunuzla ve kendi çözüm önerinizle konuşmaktan başka çareniz yoktur. Konuşma esnasında sizi başkalarından ayıran cümleler ve sloganlar kullanabilirsiniz. Konuşmalarınız hayali değil, bu dünya şartlarında ayakları yere basacak kadar gerçekçi olmalıdır. Hitabetten maksat muhatabı etkilemekse az sözlerle çok yüksek düzeyde etki uyandırmanın yollarını bulabilmelisiniz. Her şeyden önce şunu bilmeliyiz ki;  hitabet sanatında takım ruhu yoktur. Futbola değil, boksa benzer hitabet. Önce kendi kendinize torbayla çalışırsınız ringe çıktığınızda size yardımcı olacak olan da sadece kendi yumruklarınızdır.

Kafanızda bir beyin fırtınasının harekete geçtiğini ve heyecan verici ateşli konuşmalar yaptığınızı hayal edersiniz.  Kelimelerin ve fikirlerin üzerinde dans ettiğinize, kafa konforunuzu yıktığınıza ve hayatta imkânsız olan her şeyi yapacağınıza kendiniz bile inanırsınız.  Unutmayalım ki;  güzel konuşmak için tabir-i caizse hitabetin kabadayısı olmak zorundayız. Kitlelere yön tayin etmek ve onların da sizin gibi düşünmesini sağlamak için elinizin altındaki en sağlam malzeme iyi bir hitabet tekniğidir. Toplum içinde etkili olabilmiş insanların en belirgin ortak özelliği hiç kuşkusuz karizmatik birer hatip olmalarıdır. Gelecekte de karizmatik hatipleri aramızdan çıkarmak istiyorsak, geçmiş tecrübemizden alabildiğince faydalanmalıyız. Kuşkusuz geçmişimizdeki parlak aynalar geleceğimizi de aydınlatır.

Hitabet sanatında her şeyden önce kendimize örnek alacağımız rol modellere ihtiyacımız vardır. Türkiye'de pek çok siyasetçi ve aydının üzerinde köklü etkiler bırakmış bir lider olarak Prof. Dr Necmettin Erbakan'ın hitabet tekniğini ciddi bir biçimde ele alınıp incelenmesinin son derece faydalı olacağına inanıyorum. Belki bir kitap olacak kadar geniş bir mevzuu bir sayfaya sığdırmak mümkün değildir. Bunun yanında bazı temel başlıkların altının çizilmesinin de faydalı olacağı inancındayım.

İyi bir konuşmada en önemli husus çarpıcı bir girişle başlamaktır. Vurucu cümlelerle insanların dikkatini bir anda kendi üzerine çekebilen hatipler konuşmaya iyi bir avantaj yakalayarak başlarlar. Bu ya bir fıkra olur, ya bir atasözü ya da çarpıcı bir slogan... O da olmazsa dikkat çekici bir alıntı da olabilir. Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın konuşmalarına baktığımızda görüyoruz ki; bir anda kitlenin kafasında şok etkileri bırakacak şekilde çarpıcı bir giriş yapıyor. İnsanlar ilk anda neye uğradıklarını şaşırır gibi olunca da asıl anlatmak istediği mevzuu yavaş yavaş açmaya başlar ki; hitabet tekniği açısından bu son derece başarılı sonuçlar verir.

Batılı kaynaklarda  ''Humour'' diye geçen olgu Hoca'nın konuşmalarında kendini bariz bir şekilde gösterir. Humour dedikleri şey aslında bizdeki anlamıyla muhatapla hatip arasındaki soğuk duvarları kaldırıp, yerine sıcak ve samimi bir havayı yerleştirmektir. Mesela bir bakarsınız ''Sizi gidi Batı taklitçileri sizi'' diye bir lafla ortalıkta sıcak ve samimi bir hava estirir. Bu şekilde hem vermek istediği mesajı verirken, hem de ortamda tatlı bir tebessümün dolaşmasını sağlar. Başka bir konuşmada ''abooo'” diye bir bağırır ki; insanlar aralarından çıkmış bir insanın kendilerine konuşmuş olmasını son derece sıcak karşılar. Bu türden çıkışlar Anadolu insanı ile arasındaki şifreli bir yakınlaşma parolası gibidir. Belki de aynı şeyleri ciddi ve celalli bir hitabet tarzıyla söylemiş olsaydı kitle üzerinde o kadar olumlu bir etki bırakamazdı. Oysa bizim toplumumuzu yüreğinden yakalamak isteyen herkesin ''onlardan biri'' imajını mutlaka vermelidir. Topluma tepeden bakan kendini çok yükseklerde görüp herkesi aşağılayan hatiplerin bu toplumda gereken sıcak ilgiyi bulması mümkün değildir. Yunus Emre'mizin söylediği gibi ''söz ola kese savaşı'' anlayışındaki bir üslubu benimsediğimizde büyük ve derin tartışmaları hiç başlamadan bitirme şansına da sahip oluruz.

Bir hitabeti askıda bırakan ve toplumla arasındaki bağı koparan en ciddi hata, ayakları yere basmayan laflar etmektir. Hayali bir takım iddialar insanların hayatında belki ilk anda hoş gelse de akl-ı selimle düşündüğünde terse tepkilere sebep olacağı da hiç kuşkusuzdur. İnsanlar daha çok kendi günlük hayatlarında birebir yaşadıkları sorunlar üzerinden düşünürler. Onun için de kendi sorunlarını dinleyip dillendiren insanlara itibar ederler. Bu gerçeği doğru bir biçimde okuyan Erbakan Hoca, insanlara bazen günlük gazetelerden alıntılar yapar, bazen de basit hesaplardan bahseder. Dikkat çekici bir nokta var ki; muhatabı her zaman aramızda yanı başımızda dolaşan ''Sakallı Hüsnü'' gibi insanlardır. Sakallı Hüsnü’ye hitap ediyor olmak ciddi bir hitabet dehasıdır. Ayakları sağlam bir yere basmayan lafları mümkün mertebe kullanmamaya çalışır ki; bakınca hemen göreceğimiz bir şey vardır. O da insanlara geçmişte yapmış olduğu başarılı hizmetleri gelecekteki yapacaklarına referans olarak gösterir. Bu da inandırıcı olması bakımından fevkalâde başarılıdır. İnsan iki kanatlı bir kuş gibidir. Hem duygusal yönü vardır hem akıl yönü. Birinden birini ihmal eden hatibin başarılı olma şansı yoktur. Erbakan Hoca bir yönüyle duyguları ve heyecanları harekete geçirirken, bir yönüyle de akılcı ayakları sağlam bir zemine basan bir metot geliştirir. Tabir-i caizse hem kalbe hem beyne dokunur. Sayıları ekonomik gerçekleri mantıklı bir biçimde izah eder. Bu da onun inandırıcılığına son derece önemli katkılar sağlar.

Erbakan Hoca’nın hitabet teknikleri konusunda dikkat çeken pek çok başlıktan biri de konuşmasını bazı temel başlıklar halinde tasnif etmesidir. Bu metot pek çok İslam âliminin de metodudur. Mesela beş temel başlıkta ele aldığı konuları her birini bir parmağıyla işaretle göstererek teker teker açıklar. Sunucuların tuzak sorularıyla müdahale etmesine rağmen, bir konu bitmeden de asla başka bir konuya geçmez. Hem vücut dilini iyi kullanır, hem de konuşmasına olası müdahalelere asla izin vermez. En ince teferruatına kadar ele aldığı mevzuda konu hakkında uzman bir kafa olduğu izleniminden asla taviz vermez. Bu anlamda açıklanmaya ihtiyaç hisseden bir nokta var ki;  asla ''deplasmanda maç oynamak'' anlamına gelebilecek şekilde uzman olmadığı alanlara fazla girmemeye azami dikkat gösterir. İyi bir hatip kendi uzmanlık alanının dışında fazla kesin konuşmalar yapmamalıdır. Erbakan Hoca iyi bildiği konuları insanların zihnine çaka çaka, belki de fazlasıyla tekrar ede ede anlatır ki bu anlamda başarılı bir hitabet örneği sergiler. Konuşmanın sonunda bütün başlıkları kısaca özetleyip vurucu bir son cümleyle konuşmayı bitirir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki; sadece heyecanları kışkırtan bir hitabetin başarılı olma şansı yoktur. Bu anlamda Hoca, hem bir halk adamı görüntüsü verir, hem de ciddi bir devlet adamı kimliğinden asla taviz vermez. Türkiye siyasetinin sırrını çözmüş bir lider olarak Prof. Dr. Necmettin Erbakan'dan öğrenecek çok şeyimiz var. Öğrenmemiz gereken ilk husus, hem milli derinliği hem devlet tecrübesi olmayan kadroların bu ülkeyi bir yerden bir yere taşıyamayacağıdır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 28.08.2008 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Umut Bulut

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Türk İslamcılığının çıkmazı
    2. Kış güneşi etkisi
    3. Başörtüsü sorun olmaya devam ediyor hâlâ
    4. Gözü gözden çıkaranlar karanlığı göze almalıdır
    5. Soy bir duruş: Neşet Ertaş
    6. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    7. Küresel itiraz
    8. Alayına isyan
    9. At hırsızlığı
    10. Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu
    1. Katre-i Matem kritiği
    2. Türbanlı kızlar ve türbülansa yakalanmış adamlar
    3. Kelimelerin sivil generali: Nihat Genç
    4. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    5. Biz de tarafız...
    6. Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hitabet tekniği
    7. Kış güneşi etkisi
    8. At hırsızlığı
    9. Beraber yürüdük biz bu yollarda...
    10. Üsküdarlı bir marka: Yılmaz Bayat
    1. Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu
    2. Katre-i Matem kritiği
    3. Cülus yolunda iftar çadırı
    4. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    5. Birileri gelir birileri gider
    6. Biz de tarafız...
    7. Türbanlı kızlar ve türbülansa yakalanmış adamlar
    8. At hırsızlığı
    9. Küresel itiraz
    10. Soy bir duruş: Neşet Ertaş
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek